Matematikciler.COM

Matematik ve Geometri adına aradığınız herşey.

Share |

Ocak 2008 icin arsiv

Paylaşım Sayfaları

Yazan: erdem | Kategori:: Haberler


Matematik öğretmenleri , öğrencileri ve tüm matematik sevenlerinin
buluşabileceği, tartışabileceği, aynı zamanda dosya paylaşabileceği bir
ortam. sizde bu sayfalardaki yerinizi hemen alın
[Tıklayın]


Hafızayı diri tutmanın 15 yolu

Yazan: erdem | Kategori:: Haberler

Günlük yaşamınızda sizden yaşça çok büyük insanların güçlü hafızaları sizi şaşırtıyor mu? Yaşlanınca hafızanızın da zayıflamasından mı korkuyorsunuz? Basit önlemler sayesinde uzun yıllar zihnen sağlıklı ve genç kalmak mümkün.
“RBeynin fonksiyonlarının zayıflamasının, beyin hücrelerinin azalması ile fazla ilgisi olmadığı, hücreler arasındaki bağlantının iyi çalışmasının önemli olduğu kabul edilmektedir. Monoton bir yaşantı insan beyninin en büyük düşmanıdır. Sürekli yeni şeyler öğrenme gayreti ve değişik konularla uğraşma, beyin fonksiyonlarının sağlığı ve sürekliliği açısından son derece önemlidir. Bu şekilde davranan insanlar daha geç yaşlanır. Beyni sağlıklı tutmak için hücreler arasındaki iletişimi devamlı canlı tutmak, başka bir ifade ile beyni çalıştırmak gereklidir. Genç yaşta beyin sporları ile uğraşan kişiler yaşlandıklarında da bu yeteneklerini daha uzun süre koruyabilmektedirler. Hemen hemen her yaşta yapılabilecek pek çok beyin sporu vardır. İşte size hafızanızı güçlendirmeniz için 15 öneri.

1- Meraklı olun
Çevrenizdeki olayları sorgulayarak zekanızı geliştirmeye çalışın. Yani meraklı olun, bir olayın niçin ve nasıl olduğunu öğrenmeye çalışın.
2 – Zeka oyunları oynayın
Gazete ve dergilerdeki zekâ oyunlarını oynamak için fırsat oluştırun.
3 – Numaraları ezberleyin
Yakınlarınızın telefon numaralarını ezberleyin.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Köpekler matematiksel analiz yapabilir mi

Yazan: erdem | Kategori:: Bilgi Küpü

Bitkiler hangi sayı dizisini kodluyor? Atlas’ın görüştüğü ünlü matematik profesörü Keith Devlin ve diğer uzmanlar doğadaki matematiğe ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı.

Kısa bir süre önce Kaliforniya Üniversitesi’nden gökbilimciler, galaksimizin çok detaylı bir haritasını çıkardı. Science dergisinde yayımlanan çalışmalara göre Samanyolu’nun spiral kolları sanıldığından çok daha uzun. Bilim insanları, çekim kuvvetinin galaksinin spiral yapısını oluşturduğuna inanıyor. Ancak araştırma ekibinden Leo Blitz, çekim kuvvetinin çok zayıf olduğunu sandıkları yerlerde bile spiral yapı gördüklerini belirtiyor. Yeni harita, galaksi kollarının logaritmik spiraller şeklinde olduğunu da gösteriyor. Logaritmik spiralin özelliği, sabit eğim açısı olması ve halkaları arasındaki uzaklığın geometrik dizi oluşturacak şekilde artması. Aslına bakarsanız, bu ilginç matematiksel eğriye birbirleriyle ilgisiz gibi görünen birçok olguda rastlanıyor. Galaksilerde, kasırgalarda, birçok deniz kabuğunda, fosillerde, boynuzlarda, tırnakta, ayçiçeğinin tohumlarının dizilişinde…


YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Modern Matematik Bir Zorunluluktur

Yazan: erdem | Kategori:: Bilgi Küpü

Nokta, doğru, çember, , 1, 2, 3 gibi kavramların doğada bulunduğuna inanan, ancak modern matematiğin doğada bulunduğuna inanmayanlar olabilir. Bu düşünceyi de paylaşmıyorum. Bu bölümde modern matematiğin bir zorunluluk olduğunu savunacağım.
Modern matematik matematik tarihinden soyutlanarak ele alınırsa, modern matematiğin yapay bir bilim olduğu kanısına varılabilir. Günümüzün soyut matematiğinin bir zorunluluk olduğunu anlamak için matematik tarihini incelemeliyiz. Çünkü matematiğin her kavramı daha önce tanımlanmış başka kavramlardan kaynaklanır ve bulunan her yeni kavram başka kavramların bulunmasına neden olur. Matematiğin her kavramının bir temeli, bir geçmişi, varoluşunun bir gerekçesi vardır. Hiçbir matematikçi durup dururken yeni bir kavram üretmez. Matematikçilerin tanımladıkları her kavram bir gereksinim sonucudur.


YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Matematik ve Teknoloji

Yazan: erdem | Kategori:: Bilgi Küpü

Günümüzün ileri teknolojisine matematik sayesinde eriştiğimiz gözönüne alınınca, matematiğin büsbütün doğadan bağımsız olmadığı da belli oluyor zaten. Matematiğin çok soyut kavramları bile zamanla uygulama alanı bulabiliyor. Bu da, elbette, matematiğin doğayı üç aşağı beş yukarı kavrayabildiğini, betimleyebildiğini, doğanın yasalarını gerçeğe oldukça sadık kalarak kâğıda dökebildiğini gösterir. Demek ki matematik, bir ölçüde bile olsa, doğayı anlamamızı sağlıyor. Doğada “bir” olsun veya olmasın, matematikteki “bir” kavramıyla tansıklar yaratılıyor: uzaya gidiliyor, gökdelenler dikiliyor, uydular aracılığıyla dünyanın bir köşesiyle öbür köşesi arasında ses ve görüntü bağlantısı kuruluyor… Matematik doğanın yasalarını ve mantığını anlamaya çalışan ve bunda da çok başarılı olan bir bilim dalı ve bir uğraştır.
Bu teknolojik gelişmelerin soyut matematikle değil, fizikle, kimyayla, mühendislikle ve uygulamalı matematikle gerçekleştiği ileri sürülebilir. Bu sav hem doğrudur hem yanlış. Bir yandan kuramsal ve soyut matematik en beklenmedik anda uygulama alanı bulabilmektedir, öte yandan gelecekte bile nasıl uygulanacağı bilinmeyen matematiksel araştırmalar yapılmaktadır. Aynı ikilem kuramsal fizik için de geçerlidir. Kaldı ki, teknolojiye uygulanan fizik, kimya ve mühendislik de ilk önce kâğıt üzerinde yapılıyor, uygulamaya sonra geçiliyor.
Matematiğin yararlarından bir başka yazımda sözedeceğimden bu konuyu kısa kesiyorum. Şimdilik şunu aklımızda tutalım: 1) Uygulanan matematik vardır, 2) Bugün uygulama alanı bilinmeyen soyut matematik vardır ve yapılmaktadır, 3) Bugün soyut sanılan matematik gelecekte doğrudan ya da dolaylı olarak uygulama alanı bulabilir (bulamayabilir de.)


Ilan Gir - Okulluyuz - Online Sınav -Online Çeviri - ÖSS Hazırlık - Ödev Deposu - İlan Ver