Matematikciler.COM

Matematik ve Geometri adına aradığınız herşey.

Share |

Şubat 2009 icin arsiv

Matematikte neden başarılı olamıyoruz

Yazan: erdem | Kategori:: Haberler

Matematikte neden başarılı olamıyoruz

Toplum olarak matematik notumuz kırık. Yapılan araştırmalar ise matematik öğrenememenin de bir hastalık olduğunu gözler önünü seriyor. Peki, nedir bu hastalık ve tedavisi ne?

Söz konusu hastalığın adı Dyscalculia; matematik öğrenme bozukluğu. Beyingücü Dergisi, bu konuyu gündeme getiren popüler eğitim ve bilim yayınlarından biri olarak dikkat çekiyor. Daha önceki sayılarında Dyscalculia`nın ne olduğuna dair yazılara yer veren dergi son sayısında Dyscalculia`nın üzerinde çalışmalar yapılan güncel bir olduğu hatırlatılıyor. Dergi bu sayısındadyscalculia`nın belirtilerini hatırladıktan sonra tedavi yöntemlerine de değiniyor.

Dyscalculia`nın Belirtileri

Sayılarla çalışmada zorluk Matematiksel sembollerin kafa karıştırması Basit bilgileri uygulamada zorluk (toplama, çıkarma, çarpma, bölme) Mantık açısından matematikte zorlanma Zamanı anlatmada zorluk Yönlerle ilgili zorlanma Matematikteki genel kavramları anlayamama ve hatırlayamama Stratejik planlamada beceri eksikliği (örn: satranç oynarken) Sayıların geçtiği öğrenmelerde hafıza zayıflığı Dyscalculia Nasıl Teşhis Edilir? Öğretmen veya anne-baba çocukta yukarıdaki semptomları fark ettiyse çocuğun bu bozukluğa sahip olup olmadığını kolayca aydınlatabilir. İlk adım olarak aile doktorunuza danışabilirsiniz. Muhtemelen sizi bir uzmana yönlendirecektir. Uzman birtakım testler yaparak bu bozukluğun var olup olmadığını saptayabilir.

Dyscalculia`sı olan bir çocuk ortalama yahut ortalamanın üstünde bir zekâya sahiptir. Fakat matematik alanında bu başarısını açığa çıkaramaz. Bu noktaya dikkat etmek gerekir.

Dyscalculia Nasıl Tedavi Edilir?


YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Matematikle Allahın varlığını ispatladı

Yazan: erdem | Kategori:: Haberler

Matematikle Allah`ın varlığını ispatladı

Polonyalı bilim adamı, matematik ile Allah`ın varlığını ispatladı. Heller, bu ispatı ile dünyanın en pahalı ödülünü BM`de bir törenle aldı. Polonyalı Katolik rahip ve aynı zamanda usta bir m

Polonyalı bilim adamı, matematik ile Allah`ın varlığını ispatladı. Heller, bu ispatı ile dünyanın en pahalı ödülünü BM`de bir törenle aldı. Polonyalı Katolik rahip ve aynı zamanda usta bir matematikçi olan Prof. Dr. Michael Heller, dünyanın en yüksek miktarlı akademik ödülünü Allah`ın varlığını Matematikle ispatladığından dolay kazandı.


YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Enteresan bilgiler

Yazan: erdem | Kategori:: Bilimsel Bilgiler

BİLİYOR MUYDUNUZ ?
-Fareler Kusamaz.
-Zürafalar yüzemez.
-Yılanlar duyamaz.
-Karıncalar uyuyamaz.
-Kirpiler suda batmaz.
-Kutup ayıları solaktır.
-Sineklerin 5 tane gözü vardır.
-Zürafanın ses telleri yoktur.
-Yunuslar bir gözlü açık uyurlar.
-Develerin 3 tane kaşı vardır.
-Bir sineğin hızı saatte 8 km.dir.
-Zürafanın dili 35 cm. kadardır.
-Istakozların kanı mavi renktedir.
-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.
-Fil zıplayamayan tek memelidir.
-Sığırların 4 tane midesi vardır.
-Kangurular geri-geri yürüyemezler.
-Kediler şeker tadını ayırt edemezler.
-Atlar 1 ay kadar ayakta kalabilirler.
-Fare, bir deveden bile daha uzun süre susuz kalabilir.
-Timsahlar dilini dışarı çıkaramazlar.
-Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.
-Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur.
-2600 kadar kurbağa cinsi var.
-Yetişkin bir ayı at kadar hızlı koşabilir.
-Sadece domuzlar güneşten yanabilir.
-Deniz kobrası dünyanın en zehirli yılanıdır.
-Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.
-Hayvanların en büyüğü mavi balinadır. (uzunluğu 33 m., ağırlığı 190 t.)
-Sadece dişi sivrisinekler ısırır.
-Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
-Deve deniz suyu içebileceği gibi bir defada 250 litre su da içebilir.
-Bir insanın su ve yemek olmadan yaşayabildiği en uzun süre 18 gündür.
-Karınca kendi ağırlığının 50 katını taşıyabilir.
-Çekirgenin kulağı dizindedir.
-Yeryüzünün en sıcak yeri Afrika’da El-Ezize bölgesidir. (Gölgede 58 derece)
-Yeryüzünün en soğuk yeri Antarktika’da Vostok (Rusya) bölgesidir. (- 88.3 derece)
-Uzaya ilk defa 12.04.1961 tarihinde Yuri Gagarin uçtu.
-İlk defa aya 21.07.1969 tarihinde Neil Armstrong ayak bastı.
-Eski Roma’da şişeden hazırlanmış kaplar altın ve gümüşden daha değerli sayılırlardı.
-Dünyada en eski üniversitesi 989 yılındaki Mısır’ın El-Ezher üniversitesidir.
-Dünyanın en genç üniversite öğrencisi 11,5 yaşındaki Ganesh Sittampalam’dır.
-İlk yeraltı tünel 1 km. uzunluğunda olmuş ve bundan 4 bin yıl önce Irak’ta Fırat nehrinin altından geçmişdir.
-Paraguay dünyanın en yağışlı bölgesidir. Bölgede yağmur neredeyse ara vermez.
-Dünyada 2000 e yakın halk ve 3000 e yakın dil var.
-Tarih boyu yapılmış savaşların en uzunu İngiltere ile Fransa arasında olmuştur. Bu savaş 115 sene(1338-1453) sürmüştür.
-İnsanın saçında 102 bine yakın, derisinde ise 20 bine yakın kıl olur. Kıllar her gün 0.35-0.40 mm. uzar.
-İngiltereli Thomas Korne 207 sene yaşamıştır.
-Dünyanın en uzun ömürlü insanı Çin’de 253 sene yaşamıştır. (1680-1933)
-Güneş dünyadan 330,330 kat daha büyüktür.
-Bir köstebek sadece bir gecede 90 m. tünel kazabilir.
- Bir hamam böceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden 9 gün yasayabilir.


YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Yıldız kayması - meteor yağmuru

Yazan: erdem | Kategori:: Bilimsel Bilgiler

Yıldız Kayması

Geceleyin açık bir Havada gökyüzünü seyrederken, çeşitli renk ve parlaklıktaki yıldızların oluşturduğu o inanılmaz ve muhteşem manzaranın içinden bir yıldızın parlak bir çizgi çizerek kayıp gittiğini muhakkak görmüşsünüzdür.

Bu sırada içinizden bir dilek tutup, bu dileğin gerçekleşmesi için de gördüğünüzden kimseye bahsetmemişsinizdir herhalde. Çünkü insanlar arasında, bir yıldız kaydığında, o yıldızın öleceği ve ölmeden önce dilek dileyenin arzusunu yerine getireceği inanışı yaygındır.

Halk arasında yıldız kayması diye tanımlanan bu olayın aslında yıldızlarla hiç bir ilgisi yoktur. Yıldızlar dünyadan milyarlarca kilometre ötedeki uzak güneşlerdir. Güneş Sistemimizin içinde Güneş ve gezegenlerin çekim kuvvetleri arasında bir oraya bir buraya gezinen sayısız göktaşı vardır.

Bunlardan Dünya’nın yakınından geçerken çekim alanına girenler, hızla Atmosfere dalarlar. Sürtünmeden dolayı ısınırlar, yanarlar ve arkalarında parlak, çizgi gibi bir iz bırakırlar. Sonunda tamamına yakını, düşüşün son anında görülen parlamayı takiben yok olurlar.

Yer atmosferine her yıl toplamı 15 bin ton olan 200 bin kadar göktaşı düştüğü kabul ediliyor. Bu hesaba göre yerin kütlesi 4,5 milyar yıllık ömrü içinde gelen göktaşları sayesinde epeyce artmış olması gerekiyor. Dünya’ya düşen göktaşlarının incelenmeleri sonucu içlerinde dünyada var olmayan yeni bir Elemente rastlanmamıştır.

Atmosfere girdiklerinde yanan ve çoğunlukla yok olan göktaşlarına “meteor” denilirken bunlardan yere ulaşmayı başaranlara da “meteorit” deniliyor. Dünyamızın büyük bir kısmı Okyanuslarla kaplı olduğundan yere ulaşabilen göktaşlarının çoğu da buralara düşerler. Ancak Dünya’nın bir çok yerinde de karalar üzerinde meteoritlerin yol açtığı izler ve çukurlar vardır.

Ülkemizde rastlanan en büyük göktaşı 25 kilogram olup Domaniç yaylasında bulunmuştur. Dünyada bilinen göktaşlarının en büyüğü ise güneybatı Afrika’da Grootfentein’de bulunan göktaşıdır ve kütlesi 80 ton kadardır.

Bugüne kadar dünyada 20 civarında insanın göktaşı isabeti nedeniyle yaralandığı tespit edilmiştir. Yani uzayda, binlerce yıl oyunca, milyarlarca kilometre yol alan bir taş, atmosfere çok uygun bir açıdan girsin, yanmadan yere kadar ulaşarak gelsin, kafanıza düşsün. İşte kısmet diye buna denilir!


Uzayda yaşam belirtileri

Yazan: erdem | Kategori:: Bilimsel Bilgiler

Uzayda Yaşam Belirtisi

Gökbilimciler uzak yıldızlarda hayatın oluşumu için gerekli temel Maddelerden olan bileşik karbon molekülleri ve Su buldu. Bilim adamları Submillimeter Wawe Astronomi Uydusu ve Kızılötesi Uzay Gözlemevi’nden alınan verilere dayanarak Amerikan Bilim Gelişimi Derneği’nin toplantısında yaptıkları açıklamada genç ve yaşlı yıldızların çevresindeki uzayı araştıran yörüngedeki gözlemevlerinin yıldızlarda organik kimyada temel rol oynayacak büyük dalgalar halinde su buharı ve karbon molekülleri izleri bulduklarını kaydetti.

Avrupa Uzay Ajansı’ndan bilim adamı Martin F. Kessler bu buluşun başka yerlerde hayat oluşumu olasılığını güçlendirdiğini söyledi. Bunun ayrıca bileşik karbon kimyasının yalnızca Dünya’ya özel olmadığını belirten Kessler “Benzer kimyayı şimdi evrenin başka yerinde de görüyoruz” dedi.

Cornell Üniversitesi’nden gökbilimci Martin Harwit de buluşun Dünya’nın ötesinde yaşamın varolduğunu kanıtlamadığını ifade etti. Harwit ancak bunun hayatın oluşumuna ve Güneş Sistemi’ne yönelik şartların birçok yerde varolduğunu kanıtladığını söyledi


Ilan Gir - Okulluyuz - Online Sınav -Online Çeviri - ÖSS Hazırlık - Ödev Deposu - İlan Ver