Matematikciler.COM

Matematik ve Geometri adına aradığınız herşey.

Share |

'8. Sınıf Matematik' kategorisi

Matematik nedir ?

Yazan: admin | Kategori:: 8. Sınıf Matematik, Geometri Konuları

MATEMATİK NEDİR ?

Matematik Terimleri Sözlüğü’nde Matematik; “biçim, sayı ve çoklukların yapılarını, özelliklerini ve aralarındaki ilişkilerini akıl bilim yoluyla inceleyen ve sayı bilgisi, cebir, uzay bilim gibi dallara ayrılan bilim” olarak tanımlanmaktadır. Ancak ” Matematik nedir ? ” sorusunu tek bir tanımla tam olarak yanıtlamak oldukça güçtür. 
Matematiğin ne olduğunu, onun özelliklerini ve elemanlarını belirterek daha iyi açıklamak mümkündür. 
Matematiğin öğeleri ise, mantık, sezgi, çözümleme, yapı kurma, genellik, bireysellik ve estetikten oluşur. Bu özellik ve öğelere dayalı olarak şunu belirtebiliriz. Matematik, yeni bilgilerin elde edilmesi, elde edilen bilgilerin açıklanması, denetlenmesi ve sonraki kuşaklara aktarılmasında yer ve zamana bağlı olmayan güvenilir bir araçtır. 
İnsanlar arasındaki bir takım gereksinmelerden matematik doğmuştur. Bir düşünce biçimi ve evrensel bir dil olan matematik günümüzün gelişen dünyasında birey, toplum, bilim ve teknoloji için vazgeçilmez bir alandır. Günlük yaşamda, iş ve meslekte gerekli olan çözümleyebilme, savurabilme, iletişim kurabilme, genelleştirme yapabilme, yaratıcı ve bağımsız düşünebilme gibi üst düzey davranışları geliştiren bir alan olarak matematiğin öğrenilmesi kaçınılmazdır. Günümüz toplumunun, sorunların üstesinden gelebilecek, problem çözebilecek bireylere gereksinmesi vardır. Matematik öğretiminin her aşamasında matematik öğretiminin amaçları ve öğretimde kullanılacak genel ilkeler göz önünde bulundurulmalıdır. Matematik her biri üzerine kurularak gelişen bir alan olduğundan, ön öğrenmelerin önemi büyüktür. Bu durum her zaman hatırlanmalı ve her aşamada ölçme ve değerlendirme yapılmalıdır. Ayrıca, matematik öğretiminde duyuşsal özellikler dikkate alınmalı ve öğrencilerin matematiğe ve matematik dersine karşı olumlu tutumlar geliştirmelerine yardımcı olunmalıdır. Planlı öğretimin tüm ilkelerine matematik öğretiminde de uyulmalıdır.
Matematiğin Özellikleri ; 
• Matematik bir disiplindir. 
• Matematik bir bilgi alanıdır. 
• Matematik, bir iletişim aracıdır. Çünkü kendine özgü bir dili vardır. 
• Matematik, ardışık ve yığmalıdır, birbiri üzerine kurulur. 
• Matematik, varlıkların kendileriyle değil, aralarındaki ilişkilerle ilgilenir. 
• Matematik, bir çok bilim dalının kullandığı bir araçtır. 
• Matematik, insan yapısı ve insan beyninin yarattığı bir soyutlamadır. 
• Matematik, bir düşünce biçimidir. 
• Matematik, mantıksal bir sistemdir. 
• Matematik, matematikçilerin oynadığı bir oyundur. 
• Matematik, bir cevizdir. Nasıl cevizi yemek için kırmak gerekiyorsa, matematiği anlamak için de içine girmek gerekir.

 

 

• Matematik, bir anahtardır. 

• Matematik, bir değerdir. 
• Matematik; dil, ırk, din ve ülke tanımadan uygarlıklara zenginleşerek geçen sağlam, kullanışlı evrensel bir dil, bir ekindir. Birey için, toplum için, bilim için, teknoloji için vazgeçilmez değerdedir. Yayılma alanına ve derinliğine sınır konamayan bir bilimdir, bir sanattır. 
• Matematik, insan aklının yarattığı en büyük ortak değerdir. Evrenselliği onun gücüdür. Çağları aşarak bize ulaşmıştır. Çağları aşarak, yeni kuşaklara ulaşacaktır. Büyüyerek, gelişerek, insanlığa hizmet edecek; her zaman taptaze ve doğru kalacaktır. 
• Matematik, insanın düşünce sistemini düzenler. 
• Matematik, insanin doğru düşünmesini, analiz ve sentez yapabilmesini sağlar. 
• Matematik, doğruyu, gerçeği görmek, iyi düşünmek, sonuca giderek kazanmak, yani rahat bir hayat geçirmek demektir ve hayatımızda devamlı olarak mevcuttur. 
Mustafa Kemal Atatürk matematiği dilimizde daha anlaşılır bir biçime getirmiştir. Bizzat kendisi matematikte kullanılan terimlerin adlarını bizim anlayabileceğimiz (Maksumunaleyh-bölen , Kabiliyet-i Taksim-bölünebilme… ) günlük konuşma dilimize çevirmiştir. İleriyi gören bakışları sayesinde bizi uygarlık seviyesinin üstüne çıkarmıştır. Bugün bilimin her dalında araştırma yapıp dünyaya kendini kanıtlamış bilim adamlarımız vardır.


Matematik korkusu

MATEMATİK KORKUSUNDA ÖĞRETMEN ROLÜ


 

Matematik öğretmenlerinin bu dersi sevdirmeye olumlu katkısı aşağıdaki öykülerde açıkça görülmektedir.Bazı öğrenciler matematikle ilgili bir sorun yaşamadıklarını bu nedenle olumlu yada olumsuz öğretmen davranışlarını hatırlamadıklarını belirtmişlerdir.İnsan hafızasında en olumlu ve en olumsuzların uzun süre silinmediği gerçeği burada da görülmektedir. 

 


İ.Kıran; İlkokul 3.sınıfa kadar matematiği sevmiyordum, bunu gözlemleyen öğretmenim benimle özel olarak ilgilendi.Derslerden sonra konuları bana tekrar anlattı,derslerde problemleri çoğunlukla bana çözdürdü, matematiği sevmemi sağladı.
M.A.Özbek; Matematik benim en çok sevdiğim derstir.Matematiği sınıf öğretmenim sevdirdi.Nasıl öğreteceğini çok iyi biliyordu,problemin bir değil birçok çözüm yolu olduğunu gösterirdi,herkesin derse aktif katılımını sağlardı,derslerimiz yarış halinde geçerdi,önce çözen tahtada nasıl çözdüğünü anlatırdı.Öğretmenimiz öğretirken eğlendiren,eğlendirirken düşündüren bir çok yöntemle ders işlerdi.

İ.E.Karşı; Çok basit! Bir öğrencinin dersi sevmesi için yaşı kaç olursa olsun öğretmeni de sevmesi gerektiğini düşünüyorum,Bu düşünceye matematik dersinde ulaştım,Lise 1.sınıfa kadar matematikle ilgili bir düşüncem yoktu,o yıl matematik öğretmenim bana matematiği sevdirdi,yaptığı iş çok basitti,sınavda kolay sorular sordu ve ben 80 aldım.Gerisi geldi,notumu düşürmemek için çalıştım öğretmenin olumlu tutumu benim başarımı destekledi.Matematiğin temelini kendim için o yıl atmış oldum.

U.Yolcu; Lise 1.sınıftaki bir öğretmenimi unutamıyorum. Tanımadığım için sevmediğim, tanıdıkça ona sevgiyle bağlanan yada örümcek ağlarında çırpındıkça daha sıkı bir şekilde yakalanan bir av gibi daha sonra ondan kopamadım. her zaman yanlış yapan arkadaşlarımızı uyaran, boş zamanlarında gönüllü olarak matematik etütleri yapan,daha da önemlisi benim ve arkadaşlarım için katılma fırsatı sağlayan,kendimize olan güven ve başarma duygusu kazandıran Matematik öğretmenime teşekkür etmeyi borç bilirim.Kendisini sevdiren bir öğretmen hemen hemen tüm derslerde öğrencinin olumlu tutum geliştirmesine yardımcı olur.

C.Cankay; Matematik korkum olmadı,bu dersi hep sevdim.Başarılı olduğum içinde öğretmenim benimle daha fazla ilgileniyordu.Matematik kolay bir derstir.Öğrenilemeyecek kadar karmaşık ve korkutucu değildir.Bu kanıyı öğrencinin zihninde canlandırmakta öğretmenin elindedir.Öğretmen çocuklara özgüven kazandırmalıdır.

Ö.Koç; Matematiği üniversite öğrencisi bir arkadaşımdan öğrendim.Bana temelden anlattı.Şimdi artık matematiği anlıyor , seviyor ve kendime güveniyorum.Başarının yolu kendine güvenden geçer.

C.Çelebi; Derste gösterdiğim aktifliği sınavlarda gösteremiyordum.Normalde zayıf geleceği halde bu dersten geçtim.Öğretmenim sözlü notumu yüksek vermiş.Öğretmenimin bana olan güveni matematikte hep daha iyi olmamın başlangıcı oldu.

Ç.Kocadağ; Daha önceki öğrenim yaşantımda başarılı,başarısız,girişken,sessiz öğrencilere farklı davranılıyordu,ayrımcılık yapılmasının ezikliğini yaşadım hep ama dershane öğretmenimiz farklıydı,herkesle ilgilenirdi, derste espriler yapardı,bir önceki derste nerde kaldığımıza her zaman bir başkasının defterinden bakardı,bu etki ile matematiğe karşı sempati duymaya başladım.Öğretmen adayı olarak artık öğrencilerime nasıl davranmam gerektiğinin bilincindeyim.
H:Atmaca; Matematikle ilgili olumlu anım çok az,sadece dershane öğretmenimi hatırlıyorum,matematiği zorlaştırmadan anlatırdı,örnekleri kolaydan zora doğru çözer,farklı soruları bizimle çözer,bize zaman verir sonra kendisi çözerdi,herkese kendini kontrol etme fırsatı vermiş olurdu.

Ö.Eğri; Lise 1 deki öğretmenim bize tatlı diliyle hoşgörülü yaklaşır,ders sırasında küçük sohbetler yapardı.Kendini sevdirerek dersi sevmemizi sağlamıştı.

Ş.Şahin; Orta okula kadar matematiği sevmezdim,bana bir arkadaşım sevdirdi,bana formülle çözmeyi öğretti,yeni formüller öğrendikçe matematikten zevk aldım ve matematik hayatımın bir parçası oldu.Bugün üniversitede oluşumu matematik sevgime bağlıyorum.

 

 


Öğrenci öykülerinde öncelikle dikkati çeken olumlu öğretmen davranışlarının matematik derslerini sevdirmeye katkısıdır. Bazı öğrenciler bu sevginin tüm eğitim yaşantılarını olumlu etkilediğini belirtmektedirler. Matematikte özel ilgiye ihtiyaç duyan çocuklar öğretmenden ilgi gördüğünde dersi sevmeye başlamakta, özgüven kazanmaktadırlar. Etkinliklere tüm öğrencilerin aktif katılımını sağlayan, öğretirken eğlendiren, düşündüren,tatlı bir yarışa sokan öğretmen bu dersi sevdirmekte, öğretmeni sevme de dersin sevilme nedeni olabilmektedir.Sevilen öğretmene mahcup olmamak,aldığı notu düşürmemeye çalışmakta başarıyı arttırmaktadır.Öğretmenin esprili olması,tüm öğrencilerle ilgilenmesi,matematiği olduğundan fazla zorlaştırmadan somut örnekler vererek işlemesi,ders arasında küçük sohbetleri yapması derse ilgiyi arttırmaktadır.

Olumsuz örneklerin herkesin yaşadığı yada duyduğu öykülere benzediği görülmektedir. Olumsuz örnekler bir şekilde olumluya dönüştüğünde başarı artmakta bazıları ise unutulmaz bir iz bırakmaktadır.

 

 


İ.Kıran; Hiç unutmadığım öğretmenlerimden birisi de Lise 3 teki matematik öğretmenimdi.Bizim sınıfı ilk geldiği günden beri sevmedi,devamlı olumsuz şeyler söyledi,en çok ta Boş yere dershanelere para vermeyin,nasıl olsa kazanamayacaksınız! derdi.Sınıfı geçemedik. Sınıfın yarısı 0,yarısı 1 aldı.Ben 1 aldım ve çok sevindim.Bu öğretmeni hiç unutmadık ve hakkında hiçte iyi düşünmedik.

M.A.Özbek; Orta okul matematik öğretmenimiz sert bir yapıya sahipti,bir gün problemi sınıfta çözerken sıra arkadaşım problemle ilgili bir şey sordu,cevaplarken sesim yüksek çıkmıştı.Öğretmenim sessiz olmamı aksi halde dışarı çıkmamı söyledi,savunmaya geçince de ya öylemi?çok bilmiş kalk tahtaya bize de anlat o zaman dedi,ben tahtada anlatarak çözerken öğretmenimiz devamlı aklımı karıştırmak için beni eleştiriyordu,yazımın çirkin olduğunu söylüyordu,çözemeyeceğimi sandığı halde alnımın akıyla çözerek bitirdim.

İ.İris; Matematik okul döneminde korkulan ve öğrencilere sorun çıkarmaktan başka bir işi yaramayan bir ders olarak görülmüştür.İlk okul dönemlerinde matematik aşığı iken lise döneminde bu dersten soğudum.matematik benim için bir kambur olmuş,nefret etmeye başlamıştım.Hocamız değişene kadar.

F.Çavuşoğlu; Üniversitedeki matematik öğretmenimiz bizi matematikten soğuttu,doğru düzgün tahtayı kullanmıyor,kendi sorduğu soruları bile bilmiyordu,bizleri dinlemiyor,başka çözüm yollarını kabul etmiyordu.

H:Atmaca; Öğretmenim kendi hazırladığı defterle ders anlatırdı , anlamadığınız yer var mı diye sorar,ya işlemi nasıl yaptığını anlatır yada anlamayacak ne var diye kızardı.Bir diğer öğretmenimde dersi hızlı ve sessiz anlatırdı.dersi yetiştirmesi gerektiğini ve sınıfın gürültülü olduğunu söyler,dümdüz,tonlamasız ,kısık sesle ders anlatmaya devam ederdi.

Ö.Eğri; Lisedeki öğretmenim dersi ağır bir şekilde, ara vermeden,soyut kavramların dışına çıkıp örneklemeden,düz ve sıkıcı bir şekilde anlatırdı.Benimle birlikte tüm sınıf dersi sevmiyor ve gözümüzde büyütüyorduk.Sevdiğim bu dersten bu şekilde soğudum.

 

 


Olumsuz örnekler incelediğinde bazı yanlış öğretmen davranışlarının öğrenciyi olumsuz yönde etkilediği ve matematik dersinden soğuttuğu görülmektedir.

Öğrenciyi notla korkutmak, en düşük notu vermek, moral bozmak, aşağılamak, alay etmek, başarısızlığı vurgulamak, başarıyı küçümsemek öğrencide derse karşı olumsuz tutum geliştirmesine neden olmaktadır.

Ders sırasında tahtayı iyi kullanmayan, değişik çözüm yollarını kabul etmeyen,dersi sıkıcı ve monoton işleyen,öğrenciyi dinlemeyen,sorduğu soruların çözümünü öğrenciyle paylaşmayan, hızlı ve açıklamaya yer vermeden problem çözen,ses tonunu iyi kullanmayan,soyut kavramları yeterince örneklemeyen,somut kavramlara öncelik vermeyen,konunun anlaşılmasından çok proğramın yetişmesine öncelik veren öğretmenler öğrencinin anlamasını daha da zorlaştırmakta ,anlamayan öğrenci başarısız olmakta, başarısızlık matematik korkusunu arttırmaktadır.
Öğrenci hatasında sözlü yada fiziksel şiddet uygulayan ve korkutan öğretmenler sadece proğramı yetiştirmekte yada ben anlatıyorum onlar anlamıyor düşüncesiyle kendilerini haklı görmektedirler.Bu öğretmenler öğrencilerin sadece matematikten değil eğitim hayatının tamamında başarısız olmalarına neden olmaktadır.



 

 


Genel olarak kendini sevdiren,hoşgörülü, esprili,tüm öğrencilerle ilgilenip onların özgüven kazanmasını sağlayan , başarıyı tattıran, dersi somut ve eğlenceli bir şekilde işleyen öğretmen ,öğrencilere matematiği sevdirmektedir.Olumlu örneği yaşamış öğrenciler öğretmen olduklarında böyle öğretmenleri örnek alacaklarını belirtmişlerdir.
Matematik korkusunun ardında olumsuz bir öğretmen davranışı da mutlaka yer almaktadır. Matematik korkusunu okul dışında hissetmiş çocuklar başarılı bir öğretmenle korkuyu yenmiş, matematik korkusu öğretmenden kaynaklanan bazı çocuklar bu korkuyu yine bir öğretmen yardımı ile yenmişlerdir. Matematikten başarılı olmuş, korkmamış yada sonradan sevmiş öğrenciler eğitim hayatındaki başarılarının çoğunu matematik öğretmenine ve matematik sevgisine borçlu olduklarını açıklamaktadırlar.Olumsuz örnekleri yaşamış öğrenciler bu tip öğretmen davranışının ne kadar yanlış olduğunun bilincindedir.Bu çalışma ile matematikle ilgili olumlu yada olumsuz yaşantı geçirmemiş öğrencilerinde duyarlılık kazanmaları sağlanmış olacaktır.


ÖNERİLER
1-Her çocuğun kapasitesi ölçüsünde matematik öğrenebileceği unutulmamalıdır.
2-Matematik derslerinde başarılı öğrenci kadar başarısızlarla da ilgilenilmelidir.
3-Öğretmenler matematik derslerinde korkulan öğretmen rolü oynamamalı, notları silah olarak kullanmamalı olumsuz tutum sergilenmemelidir.
4.Matematik derslerinde çoklu zekaya yer verilmeli müzik, resim, drama da kullanmalıdır.
5-Günlük hayatta kullanılan problemlere yer verilmeli,uzun ,sıkıcı alıştırma çözme ağırlıklı ödevler yerine araştırmaya,düşünceye sevk eden eğlenceli ilginç bilmece,bulmaca ve zeka oyunları gibi ödevler verilmelidir.
6- Öğrenciler matematiğin eğlendirici, dinlendirici yanı, öğrencilere tanıtılmalı, matematik öğretiminde oyunlaştırılmış satranç v.b etkinliklere yer verilmeli.
7-İşlem kavramları ve bu işlemlerin teknikleri öğretilirken, ezber yerine, bunların anlamları üzerinde durulmalı, işlemlerin tekniklerini açıklayıcı ders materyali, kavram ve algoritmalar, pekişinceye kadar öğrencilerin görebilecekleri mekanlarda bulundurulmalıdır.
8-Öğretmen, matematikte aynı sonuca ulaşan yöntemlerin çokluğunu sezdirmeli ve öğrencilerin bulduğu farklı çözümleri değerli bulmalı, hatta bu çözümleri özendirilmelidir
9-Öğrenciler gerek işlem ve çizim yaparken, gerek problem çözerken, yeterli zaman kullanabilmeli, yetiştirmeme kaygısı içinde bırakılmamalıdır. Ayrıca öğrencilerin problem çözme ve işlem yapma sırasında düştükleri hatalar hoşgörü ile karşılanmalı bu hataları giderici, onarıcı ve yol gösterici çalışmalar yapılmalıdır.
10-Matematik etkinlikler sırasında öğrencilerin kendi düşüncelerini açıklamaları için fırsatlar verilmeli, daha iyi durumda olanların hızlı çözümlerinin yavaş olan öğrencileri bloke etmesi önlenmelidir. Her öğrencinin derse katımının sağlanması için öğretmen gerekli çabayı göstermelidir.
11- Öğrencileri matematikten korkutan, soğutan ve sinirini bozan unsurlardan biri de kullanılan terimler ve öğretmenin dersi işleyiş şeklidir. Bu nedenle öğrencilerle daha anlaşılır bir dille iletişim kurulmalı, ders monoton ve düz anlatımdan kurtarılmalı, sevgiyle yaklaşılmalıdır.
12-Matematik seven öğretmenlerin matematiği de sevdireceği, sevilen öğretmenin dersinin de sevildiği unutulmamalıdır.

 

 

Öğrencilerim Matematiği Nasıl Öğrenmek İsterler?
Daha önce çalıştığım bir özel okulda her öğretim yılı başında ilk dersimizi matematik öğretmenleri olarak bir konuya ayırıyorduk. 1996–1997 öğretim yılında da Nazif Tepedelenlioğlu’nun kitabından esinlenerek “Kim Korkar Matematikten” dedik.

Konunun sonunda mini bir anket uyguladık.
1. Matematiği seviyor musunuz?

2. Matematik dersini nasıl çalışıyorsunuz?
3. Matematiği nasıl öğrenmek istersiniz?

Orta 1. Sınıftan lise 3. sınıfa dek 800 öğrenciye sorduk bu soruları. Öğrenciler isminizi yazmayın dediğimiz halde isimlerini yazmışlar ve çok içten yanıtlar vermişti.
Matematiği seviyor musunuz? Sorusuna verdikleri yanıtlar sevmeme nedenleri olarak görülüyordu.
1. Başarısız olduğum için matematiği sevmiyorum.
2. Matematik dersi çok zor.
3. Tüm eğitim yaşamımda matematik dersim hep zayıf oldu.
4. Temelim yok.
5. Matematik dersi çok ayrıntılı onun için sezmiyorum
6. Matematiğe karşı ilgim yok.
7. Matematiği sevmeyi denedim ama sevmek için de çok emek harcamadım.
8. Geometriyi seviyorum, matematik çekici gelmiyor.
9. Konular ilerledikçe ağırlaşıyor, zorlaşıyor.
10. Çok sıkıcı bir ders.
11. Geometriden nefret ediyorum.
12. Matematik dersini ciddiye almıyorum.
13. Zorlandığım zaman sevmiyorum
14. Soruları çözemezsem sevmiyorum
15. İngilizce olduğu için sevmiyorum. İlkokuldayken seviyordum.
16. Öğretmen iyi anlatmıyorsa, anlamıyorum ve sevmiyorum.
17. Sekiz yıldır uğraşıyorum ama bir türlü sevemiyorum.
18. Sevip sevmemenin nedeni biraz da öğretmene bağlı, öğretmeni sevdiğim zaman dersi de seviyorum.
19. Yaşamın bir parçası olduğunu biliyorum, bu beni rahatsız ediyor. Başarmak zorunda olduğumun da farkındayım. Bu gibi nedenlerden dolayı korkuyorum.
20. Seviyorum ama sıkıcı geliyor. Bazen öğretmen mi anlatamıyor, yoksa ben mi anlamıyorum diye düşünüyorum.

Matematik Dersini Nasıl Çalışıyorlar
1. Defterden çalışırım.
2. Çözülmüş örnekleri kontrol ederim, sorunun yanıtına bakmadan çözerim, sonucu bulursa başka örnekler çözerim. 

3. Günü gününe çalışarak gözden geçiririm.
4. Sadece verilen ödevleri yaparım.
5. Okulda öğrendiğimle kalıyorum, evde çalışmıyorum.
6. Anlayamadığım içim matematik dersine hiç çalışmıyorum.
7. Derste öğrendiklerimi tekrarlıyorum. Sonucunu bildiğim soruları daha rahat çözüyorum.
8. Dersi derste öğrenmeye çalışıyorum. Boş zamanlarımda göz gezdiriyorum
9. Soru çözmeyi seviyorum. Çözemezsem bunalıma düşüyorum.
10. Matematik dersini çalışırken ciddiye almıyorum.
11. Sadece ilgimi çeken konuları çalışıyorum.
12. Yazarak çalışıyorum.
13. Çalışmadığım için unutuyorum.
14. Matematik dersini çalışmayı sevmiyorum.

Matematik Dersini Nasıl Öğrenmek İstiyorlar?
1. Derslerin daha eğlenceli hale getirilmesini istiyorum.
2. Bulmaca çözer gibi sıkılmadan öğrenmek isterim.

3. Soru, cevap şeklinde öğrenmek isterim.
4. Temelden öğrenerek kendi kendime soru çözme yeteneğine ulaşmak isterim.
5. Genel kültüre yetecek kadar, basite indirgeyerek öğrenmek isterim.
6. Öğretmeni seversem, dersi iyi dinlerim, çalışırım.
7. Dersi beynime yerleştirmelerini isterim.
8. Öğretmenin dersi zevkli hale getirmesini isterim.
9. Matematiği her ortamda öğrenirim.
10. Birisinin yardımcı olması gerekir. Kendi başıma çalışamıyorum.
11. Yeter ki öğreneyim, her şeye razıyım.
12. En kolay ve en anlaşılır yollardan öğrenmek isterim.
13. Not sistemi olmasaydı daha iyi olurdu.
14. Matematiği öğrenmek istemiyorum.
15. Yavaş ve açıklayıcı bir biçimde öğrenmek isterim.
16. Tümünü öğrenememektense bir kısmını iyi öğrenmeliyim.
17. Soru çözmenin mantığını daha doğrusu öğrenmeyi öğrenmek istiyorum.
18. Bol soru çözerek.
19. Ortaokuldan başlayarak iyi bir temel vererek öğrenmek isterim.

Anket sonucuna göre öğrencilerimizin öğrenmek istediklerini açıkça gördük. Ona göre programlarımızı hazırladık. Değerli öğretmen arkadaşlar sizlerin de mutlaka bu şekilde özgün çalışmalarınız vardır. Matematik öğretimi ve eğitimi ile ilgili yapılacak olan çalışmalarda yardımcı olacağını düşünüyorum.

İkinci bir anketimizi de 1997–1998 öğretim yılında uyguladık. Onun sonuçlarını sınıflara göre ayırdım. Yine sizlerin görüşleri için hazırlıyorum.

Matematik Eğitimi ve Öğretimi Nasıl Olmalıdır?
Tüm matematik öğretmenleri bir konuya başlarken “Ben bu konuyu öğrenciye nasıl aktarmalıyım ki daha iyi bir öğrenme sağlayayım .” biçiminde düşünür. Bunu gerçekleştirebilmek için öğrencilerimizin öğrenme biçimlerini bilmek zorundayız. Çünkü öğrenim biçimlerini fark edemediğimiz zaman öğrencilerin öğrenmediklerini düşünerek onlar hakkında yanlış yargılar oluşturuyoruz. Bu da bizi suçlamaya itiyor. Oysa suçlama hiçbir yarar sağlamaz. Suçlama bizim sorumluluk almamızı ve öğrenme güçlüğünün nedenlerini araştırmamızı engeller. Öğrenci öğrenmesi büyük ölçüde sınıf ortamı içinde iyileştirilir. Kaçımız öğrenme stratejilerinde yapılacak değişikliklerle gerçekten iyi bir öğrenmenin sağlanabileceğini bilmekteyiz. Bu yıl ki öğrencilerimizin geçen yıldakinden daha iyi öğrendiklerini belgeleyebilir miyiz? Öğrenciler ve veliler eğitimin iyileştirildiğini kendi kendilerine görebilirler mi, yoksa eğitimin yapıldığı yerde başka birilerine mi gereksinim var? Bütün bu sorular kendini eğitimin iyileştirilmesine adayan eğiticilerin aradığı konuları işaret etmektedir.


Öğretmenler bunun için sınıflarında öğrenme keyfi yaratmalıdır.

Öğretmenler kendilerini bir futbol takımını elemanları gibi görürler. Sınıflarına girerler, nasıl uygun görürlerse öyle öğretirler ve öğrencilerinin sınav notlarını toplarlar. Ne zaman öğretmenler, öğrencileri ile ortak bir amaç için çalışan bir takım olmanın gücünü anlarlar, o zaman eğitimin iyileştirilmesi için uğraşmaya başlarlar. Öğretmenler bir orkestranın üyesi gibi davranmalıdır. Doğru sazlar, doğru notaları çalmalıdır.

Sadece ünite sonlarında ve hafta sonlarında yapılan sınav sonuçları ile bir not koleksiyonu oluşturulur. Dolayısıyla öğretimi iyileştirmek için hiçbir şey yapılmamış olur. Japon mucizesini yaratıcısı Dr.Deming eğitimin iyileştirilmesi ile ilgili genel amacını şöyle ifade etmektedir. “Pozitifleri artırmak, negatifleri ise azaltmak, böylece öğrencilerin öğrenme heyecan ve isteklerini korumak şeklindedir. Anaokulu öğrencilerinde rastlanan öğrencilerdeki okuma ve öğrenme heyecanı korunursa bu çocukların okullarda da başarılı olacağına inanılmaktadır. Sistemin amacı hangi pozitiflerin öğrencilerin öğrenme keyfinin korunmasına yardımcı olduğunu belirlemek ve bu pozitifleri tüm sınıfa yaymak olmalıdır.”

Bizim konumuz ise matematik eğitimi ve öğretimini sınıf içinde nasıl iyileştirebiliriz?

Bunun için gerekli yapıyı kurarken, temele oturtulması gereken üç yapıtaşı;
1.Suçlamaları kesmek için istek ve destek, 
2.Açık ve net amaçlar, 
3.İyileşme tanımında hem fikir, olmaktır. Okul sistemi uzun bir süreçtir.

Anaokulundan başladığını düşünürsek 12 yıllık bir zaman dilimini kapsar. Okul sistemi yedi temel öğeyi içerir. Bu yedi öğe genelde organizasyon şemalarında görünmezler.
1.Eğitimin müşterileri vardır. Öğrencilerdir. 
2.Eğitimin bir amacı olmalıdır. 
3.Eğitim kendi gelişim kaynağını iyileştirebilir. 
4.Süreç: Sınıf düzeyleri birbirine bağlı olmalıdır. 
5.Eğitimin çıktısı vardır. 
6.Eğitimde kalite ölçümü gereklidir.
7.Eğitimin girdileri vardır.

Eğitimi bir gemi olarak düşünürsek, eğitim gemisini tasarlayanlar yasa yapıcılardır. Bir gemini okyanusu geçerken kontrolü ne kaptanın ne de makine dairesinin şefinin veya dümencinin elindedir. Gemi tasarımcının kontrolündedir. Bu durumda biz sınıflarımızda matematik eğitimini, yasa yapıcılarının bize izin verdiği kadarını gerçekleştiriyoruz. Öğrencilerimiz için sürekli şu soruyu sormalıyız. “Neyi biliyorlar, ne yapabilirler?” Oysa eğitimin iyileştirilmesinin iki sözcüğü: Enformasyon (Ham bilgi), Bilgi (İşlenmiş ve edinilmiş bilgi veya beceri) yi kullanmaktır.

Konu Enformasyon Bilgi
Matematik Kavramlar Problem Çözme
Eğitim, asla kazanan kaybeden stratejisi üzerine kurulmuş bir oyun değildir. Eğitimde milyonlarca kazanana gereksinim vardır. Eğitimciler de olabildiğince fazla kazanana sahip olmanın eğitimin temel amacı olduğunu biliyorlar. Bilgileri öğrenmenin ölçülmesinin ilk ve önemli aşaması öğrencilerin hangi bilgileri, ne kadarlık bir süre içinde öğreneceklerini açık ve net biçimde hem kendilerine hem de velilerine söylenmesidir. Öğrenmenin iyileştirilmesi için:
Öğrencilere dersin amacını açıklayın. 
Öğrencilere her hafta öğrenilen bilgileri kapsayan küçük sınavlar yapın. 
İki adet sınıf grafiği hazırlayın. Bunlardan birisi sınıf çalışma şeması, diğeri ise serpinti grafiğidir. 
İlişki diyagramı hazırlayın.

Bu yapılan çalışmalar eğitimin kalitesini artırmak için bir başlangıçtır. Sınıfları,”Sevsen de sevmesen de öğreneceksin” veya “ister öğren, ister öğrenme” tutumuna sahip öğretmenlerle doldurmak kolaydır. Okulları bütün öğrencilerin öğrenmelerini geliştiren ve öğrenme isteklerini koruyan bir ortam haline getirmek muhteşem bir meydan okumadır. Bunun sorumluluğu eğitimcilerdedir. Öğrenmeyi artırırken öğrencideki öğrenme isteği ve heyecanını korumak ve artırmak amacını kabul etmek zorundayız.

Matematiği Öğretme Yolları
Bir matematik öğretmeni olarak, öğrencinin yaşamın içindeki matematiği keşfetmesini sağlamak zorundayız. Bunun İçin aşağıdaki yolları kullanmalıyız.
Bir gün hiçbir şeye cevap vermeyin. Öğrencinin, kendisinin bulması veya kendi yaptığının doğru olup olmadığını açığa çıkarması için yardımcı olacak yollar bulun.  Bir gün için sorularınıza yoğunlaşın. Mümkün olduğu kadar açık uçlu sorular olsun. Araştırmalar sonucunda geleneksel sınıf öğretmeni, birbirine karşı ve muhalif sorulara kıyasla, daha çok olaylara dayanan, birbirine yaklaşan sorular sorun.  Çocuğun düşüncesini sorularınızla yönlendirmekten vazgeçin. Nasıl düşündüklerini araştırın ve kendi fikirlerini denemeleri için destek olun.  Bir kitaptan bir etkinlik örneği alın. Çocukların düzenlemesine fırsat verin. Örneğin, istediği sayıları seçsin.  Bir araştırmayı veya problemi, iki kişilik gruplar halinde inceletin. Öğrencilerin kendi fikirlerini keşfetmelerine yardımcı olun. Düzeyi zayıf olan öğrencileri de bu çalışmanın içine sokmaktan çekinmeyin.  Matematiği zayıf bulunan öğrencilerin, araştırma yapmadaki başarısı birçok öğretmeni şaşırtır.  Matematiğin bölümlerine-örneğin problem çözme için karar verme-yoğunlaşın. Öğrenciler gün boyunca yaptıkları etkinliklerde buna uygun çalışmaları fark etsinler. (Gün boyunca zaman zaman neye dikkat etmeleri gerektiğini anımsatın.) Birlikte oynayan iki çocuğu gözlemleyin. Gözlemlediğiniz matematiksel düşünmeyi kaydedin. (Karar verme, hayal kurma, mantık yürütme, tahmin etme, planlama, yeni yollar deneme, kaydetme)  Sınıfla veya grupla beyin fırtınası saati düzenleyin. Herkes bir toplantı, bir konu, bir gösteri, bir gezi v.b. hakkında birçok fikir üretsin. Veya sınıflarında ki bir problem için çözüm önerileri oluştursunlar. Bazı öğrencilerin fikirlerini kullanın. Öğretmen arkadaşlarınızla bir araya gelerek bir problemi, bir oyunu sınıflarınızda birlikte uygulayın. Sonuçlarını tartışın.  Bazı öğrencilere başka matematik öğretmeniyle çalışmasını önerin ve bunu sağlayın. Bu matematik öğretmeniyle bir plan yapın ve sonra sonuçlarını tartışın.  Gün boyunca öğrencilerden gelen soruları kaydedin. Sonra soru çeşitlerini açıklayın. Bağımsız öğrenme için en iyi ve en kötü sorulara yoğunlaşın.  Günlük hayatta matematiği kullandırın. Konularınızın her evresinde öğrettiklerinizi yaşamın içine taşımalarına yardımcı olun. Örnek: Alışveriş, bir amaçla anket düzenleme… Sonra bütün matematik deneyimlerini çalışma programlarında planlayın, belirtin.


Geride durma, gözlemleme, dinleme, değerlendirme, yansıtma, eğlenme, dinlenme için zaman ayırın. Matematik daha iyi öğrenilebilir duruma gelecektir. Çünkü öğrenciler eskisi gibi size bağımlı değildir.  Her etkinlikte belirli şeyler öğretildiği zaman sıkıntı yaşanmaz.

Matematik Müfredatını Kullanmak İçin 10 Temel Kural
1.Öğretmen açık uçlu sorular sorar. Böylece öğrenciler kendi fikirlerini ortaya koyarlar ve kendi kararlarını verirler. 
2.Matematik etkinliklerine katılım açıktır. 

3.Matematik çocuğun deneyimleri ile (hayal ya da gerçek) bağlantılıdır. 
4.Çocuklar çeşitli ortamları kullanırlar. Örneğin: matematik araçları, her gün kullanılan nesneler, hayali canlandırmalar, sınıf içi ve
bahçe ortamı, çocukların kendi bilgisayarları, programlanabilen oyuncaklar. 
5.Çocuklar kendi yaptıkları çalışmaları kaydederler. 
6.Matematik tartışmaları (Çocuklar arasında- çocuk öğretmen arasında) artar. 
7.Hatalar, problemler, karışıklıklar, tartışma alanları, yansıtmalar, kendini değerlendirme, yeni düşünceleri araştırma ve doğrulama araçları olarak görülür ve kabul edilir. 
8.Problem çözme ve araştırma etkinlikleri, matematiksel düşünme ve çalışma yılları amaçlarıyla yapılır. Kesin sonuçlar önemli değildir. 
9.Matematik etkinlikleri çocuğun belirleyebileceği, bileceği bir amaç için yapılır. 
10.Çocuklar: yıldız verme, aferin,… gibi ödüllerden değil; etkinlik ve matematikten etkilenir. İlgi duyar. Örneğin: değişik bir çözüm bulan öğrencinin bu çözümünü arkadaşlarıyla paylaşması onun için en büyük ödüldür.

Matematik öğretimini yönlendiricilerle aktif hale getirmeye çalışalım.

Peki, matematik yönlendiricileri nedir?

Yeni bir kente gittiniz diyelim. İlk anda bu kentin yolları size karışık ve alışılmadık biçimde görülür. Yanınızda harita bile olsa kendinizi yabancı hissedersiniz. Birkaç gün sonra ise biraz daha tanıdık gelir. Ara sıra yolunuzu kaybetseniz bile birkaç tanıdık işaret koyarak yolunuzu bulmaya çalışırsınız. Gereken araştırmayla artık yolunuzu bulmaya başlarsınız. Aynı yöntemi matematik öğrenmede kullanılan yöntemler için de söyleyebiliriz. Matematiğin birçok alanı vardır; sayılar, diziler, ölçüler, geometrik şekiller, istatistik, olasılık ve daha birçokları. Öğrencilere bunlar anlaşılmaz, yabancı ve karışık gelebilir. İşte yönlendiriciler burada, bu yabancı yollarda gezinirken nasıl bağlantı kuracaklarına ve unuttukları bir kuralı ya da formülü nasıl anımsayabileceklerine ilişkin ipuçlarını verir. Yönlendiricilerin kullanılması için geçerli 5 nedenimiz vardır.

1.Yönlendiriciler teorik bilgilerin kullanılır duruma gelmesine yardımcı olur. 
Bir resim binlerce kelimeye bedel olabilir. Ancak sadece resimlerin görülmesi o konu hakkında bilgi sahibi olunmasını sağlamaz. Bazen filimler bile yeterli olmayabilir. Bu durumda ilk elden bilgi edinmek gerekir. Matematikte yönlendiriciler öğrencilere teorik bilgilerin gerçek yerine oturtulmalarını sağlar. 
2.Yönlendiriciler matematiği ders kitapları dışına taşırlar. 
Öğrencilerin matematik dilini anlamalarında rahat ve kazançlı olmalarını isteriz. Sözcükler ve simgeler sadece fikirleri gösterir. Fikirler öğrencinin beyninde belirir ve yönlendiriciler anlaşılır ve kalıcı olmasını sağlar. Sözcüklerin matematiksel simgelerle birbirine bağlanmasına yardımcı olur.
3.Yönlendiriciler sorgulamayı test etme ve kontrol etme fırsatı verdiği için öğrencinin güvenini geliştirir. 
Bizim bir amacımızda öğrencinin güveninin geliştirmektir. Eğer öğrencilerin düşüncelerinin nasıl işlediğine dair bir kanıtları olursa, anlamaları daha güçlü olacaktır.
4.Yönlendiriciler problem çözmede çok kullanışlı araçlardır. 
Mimarlar, mühendisler tasarımlarında çözüm ararken maketler, modeller ve prototipler oluştururlar. Doktorlar tıbbi değerlendirmelerini son zamanlarda bilgisayarlarla yapmaktadırlar. Matematikçilerde problem çözdürürken aynı şekilde yönlendirici materyallerle maket modeller oluştururlar. 
5.Yönlendiriciler matematik öğrenmeyi daha ilginç ve eğlenceli hale getirirler.
Öğrenciye problemi kâğıt üzerinde ya da renkli, şekilli bloklarla veya küçük plastik çiçek ya da hayvan figürleriyle çözme seçeneği verelim. Hiçbir kargaşa olmadığını göreceksiniz. Yönlendiriciler öğrencilerin öğrenmesine yardım ettiği gibi onları motive eder.

Yönlendiriciler yavaş öğrenen öğrencilere yardımcı olduğu gibi matematiği çok iyi olan öğrencilerin de gelişmesini sağlar. Her konu ile ilgili değişik aktiviteler hazırlayabilirsiniz. Ünite planlarında her konu için değişik aktiviteler önerilecektir. Siz de farklı yönlendiriciler bulabilirsiniz. Bu çalışmaların çoğu öğrenciyi düşünmeye, sorgulamaya ve problem çözmeye yönelttiği sürece kullanılırsa yararlı olur. Bir yönlendirici materyal dersin anahtarı olacaksa kullanılmalıdır.

Eğer kullandığınız ders kitabı yönlendiricilere yeterli yer vermemişse, öğrencilerin bu konuyla ilgili nelere gereksinim duyabileceklerini sorun. Genellikle öğrenciler kendilerine bu konuda yardımcı olan yönlendiricilerin başak konularda da kullanılabileceğini fark etmezler. Fark etmelerini sağlayın. Çünkü öğrencilerin kesirleri sadece fasulye taneleri ile ilgili olduğunu düşünmesini istemeyiz. 
Yönlendirici olarak yaşamın içindeki her şeyi kullanabiliriz. Yönlendiriciler pahalı araçlar değillerdir. Geometrik şekilleri açıklamak için kâğıtlardan yararlanabilirsiniz. Ölçüleri kurdele parçaları ile öğretebilirsiniz. Yönlendiriciler öğrenciyi matematiksel ilişkileri ve aralarındaki bağlantıyı keşfetmeye yöneltir.

Matematikçi Ta, öğrencilerine çok düzensiz bir şekil çizdi ve onlara bu şeklin alanını hesaplamayı ödev olarak verdi. Öğrenciler şekli üçgenlere, dörtgenlere, dairelere ve alanı hesaplanabilir başka şekillere böldüler ama içlerinden hiç biri düzensiz şeklin alanını kesin olarak hesaplamayı başaramadı. Bunun üzerine üstad da, bir makas aldı, şekli keserek bir tartıya koyup tarttı, öteki kefeye de alanı kolayca hesaplanabilen bir dikdörtgen koydu. Sonra kefeler aynı düzeye gelene değin dikdörtgenden parçalar kesti. Üstad da, şekilleri yalnızca şekillerle karşılaştıran öğrencilerin tersine alanı hesaplanacak şekli ağırlığı olan bir parça kağıt olarak ele alıp tartmış, böylece kurallara aldırmaksızın ödevi gerçek bir ödev niteliğinde görerek yerine getirmiştir.

İşte matematikte yönlendiriciler bu küçük öyküde gördüğümüz işlevi yerine getirmektir. Matematiği dar, sığ alanlardan çıkarıp yaşamın içine taşımaktır. Bakış açımızı genişletmektir. Yaşamın içindeki matematiği harekete geçirmektir. 
Tüm matematik öğretmenleri olarak öğrencilerimize yaşamın içindeki matematiği keşfettirelim. Değişik bir bakış açısıyla çevremizdeki her şeyi matematikle ilişkilendirelim. O zaman öğrencinin daha çok ilgisini çekecektir. Öğrencinin bu konuda ne istediğini öğrenelim. Deming’in söylediği gibi öğrenciler eğitimin müşterileridir.

Matematik Eğitimi ve Öğretiminin Geliştirilmesi İçin Ne Yapmalıyız?
İnsanlar çağlar boyunca hep nasıl ve neden öğrenileceğini araştırmışlar. Öğrenmek, sihirli sözcük. Ben de matematiğin nasıl öğrenileceğini ve yaşamımda ne işime yarayacağını hep düşündüm. Bir matematik öğretmeni olarak her yerde bu arayışımı sürdürdüm. Öyle ki, zamanla bu araştırmanın yaşam biçimim olduğunu fark ettim. Fark etmek, işte size sihirli bir sözcük Sonra matematik beni tanımlarla tanıştırdı. Bir öğretmenimin bize söylediği bir öz deyişi hiç aklımdan çıkmadı. “Matematikte tanıma, evde hanıma itiraz edilmez.” Tanımak, işte ikinci sihirli sözcük. Sonra bunları beynimde bir süzgeçten geçirdim. Üçüncü sihirli sözcüğe ulaştım. Algılamak. Bu sözcükleri sıraya koyarak matematik öğretiminde bir model oluşturmaya çalıştım. Fark etme, Tanıma, Algılama ve Öğrenme adını verdiğim bir model için, matematiksel sorgulamayı planlama çalışmalarına başladım. Bunun için aşağıdaki soruları kendi kendime sordum.


Öğrencilerimin ne öğrenmesini istiyorum? 
Ben bu konuyla ilgili ne öğrenmek istiyorum? 
Öğrencilerim daha iyi nasıl öğrenirler? 
Öğrencilerimin Ne Öğrenmesini İstiyorum?

Matematikten korkmayı öğrenmelerini istemiyorum. Öyleyse, modelimi oluştururken bunu ön plana almalıyım. Örneğin, ilköğretim 4. sınıfta kesirleri toplarken öğrencinin “Anlayamadım” sözcüğüne verilecek yanıtın “O da ne demek anlasana, dinleseydin anlardın” olmaması gerekir, diye düşündüm. Bu yanıt yaşamı boyunca öğrencinin beyninden bir türlü gitmeyecektir. Amerikalı kalite uzmanı Deming ” Çocuklar motivasyonlarıyla doğar.” demektedir. Bu motivasyonları tren raylarına benzeterek liseyi bitirdiklerinde kullanabilecekleri çok az motivasyonlarının kaldığını bizlere söylemektedir. Bu düşünceyi de dikkate alarak öğrencilerime matematikte öğrenecekleri konuları canlandırmalarını istiyorum. 7.sınıflarla kesirler ve rasyonel sayılar konularını işlerken öğrencileri bahçeye çıkarıp “Çevrelerinde kesirlerle ifade edebilecekleri her şeyi yazmalarını veya resimlerle de ifade edebileceklerini” söyledim. Önce çok zorlandılar. Sonra keşfedince hoşlarına gitti. Keyif aldılar, şaşırdılar. “Çok şey varmış.” dediler. Demek ki, önce ne öğrenmeleri gerektiğini belirleyeceğiz. Bunun için her konudan önce öğrencilerden konuyla öğrenmek istediklerini soru, resim şeklinde isteyebiliriz. Bu şekilde öğrencilerimin ne öğrenmesini istediğimi planlayabilirim.

Ben Bu Konuyla İlgili Ne Öğrenmek İstiyorum?

Matematik bir düşünme biçimini ve anlatımını çözümleyen kodlayan bir dildir. Matematik öğrenmek bu dili sorgulamak ve bu biçimde düşünmeyi öğrenmektir. İnternet’te matematik ile ilgili araştırma yaparken bir haber dikkatimi çekti. “Matematik öğretmeni matematik bilmiyor.” Haber gerçeği yansıtıyor. Daha önce de örneklerini görmüştüm ama benim son tanık olduğum olay bu gerçeği çok güzel dile getiriyor. Bölüm Başkanı olarak son çalıştığım, adı iyi okullar arasında geçen bir ilköğretim okulunun 5. Sınıfında öğretmen arkadaş sınıfında bir problem olduğunu yardımcı olmamı istediğini söyledi. Birlikte sınıfa girdik. Öğretmen kesirlerin sayı doğrusunda nasıl gösterileceğini anlatıyordu. Öğrenciler sürekli biz geçen yıl bu şekilde öğrendik diye itiraz ediyorlardı. Öğretmen bir öğrenciyi tahtaya kaldırdı. 2 tam 3 bölü 7 tamsayılı kesrini sayı doğrusu üzerinde göster.” dedi. Öğrenci sayı doğrusunu çizdi. Sayı doğrusunun 0 ile 1 arasını 5 cm., 1 ile 2 arasını 5 cm. , 2 ile 3 arasını 15 cm aldı. Bu parçayı 7 eş parçaya ayırdı. 3 parça aldı. Sonra 3 ile 4 arasını 5 cm aldı ve diğerleri için nokta koydu. Ben ” Bu çözümü nasıl yaptın? Niçin 2 ile 3 arasını farklı aralıkta aldın?” diye sordum. Bana döndü. ” Geçen yıl ki matematik öğretmenim böyle öğretti. Eğer diğerleri ile eşit aralıkta alsaydım 7 parçaya ayıramazdım.” diye yanıt verdi. 32 yıl değişik liselerde öğretmenlik yaparken, öğrencilere grafik çizerken koordinat eksenleri üzerinde niçin eşit birimler aldıramadığımı yıllar sonra acı bir şekilde öğrenmiş oldum. Öğrencilere tekrar tekrar öğretmen arkadaşımla birlikte sayı doğrusunu ve işlevini canlandırma yaptırarak anlatmaya çalıştık. Çok zor ikna edebildik. Sonra aynı okulda halen çalışmakta olan matematik öğretmenine sordum. ” Sayı doğrusu üzerinde tamsayılı kesirleri öğrencilere nasıl öğretiyorsunuz?” Bana öğrencilere öğrettiği gibi anlattı. “Niçin?” diye sordum. Öğrencinin verdiği yanıtın aynını verdi. Anlattığının yanlış olduğunu sayı doğrusu üzerinde öyle bir işlem yapmasının matematik yanlışı olduğunu bu yanlışın çocuğun yaşamı boyunca aynı şekilde devam edeceğini hemen şimdi sınıflarında yapmış olduğu bu hatayı düzeltmesi gerektiğini anlattım ve sınıflarında doğrusunu öğretmesini sağladım. Aynı öğretmenin tamsayılı kesirleri çarpma işlemini anlatırken tam kısım ile tam kısmı ve sonra kesirlerin paylarını ve paydalarını çarpın şeklinde işlem yaptırdığını 7. sınıflarda rasyonel sayıların çarpma işlemini anlatırken öğrencilerden öğrendim. Demek ki gerçekten matematik öğretmenleri matematik bilmiyor. “Matematik Öğretmenleri Matematik Bilmiyor” araştırmasını veren haberin içeriğini okuyunca doğru olduğunu gördüm.

1999 – 2000 öğretim yılı başında Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tüm branş öğretmenleri ile ayrı ayrı zümre toplantıları yaptı. Orada da bir çok okulda 8 yıllık Temel Eğitim Matematik Öğretimi Müfredat Programlarının olmadığını öğretmenlerden duyduk. Öğretmenlerin yıllık, ünite ve günlük planlarını nasıl hazırladığını gerçekten çok merak ettim. Araştırmayı Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Hüseyin Alkan 7 bölgede 1150 öğrenci ve 175 öğretmen üzerinde yapmış. Sonuçta matematik öğretmenlerinin öğrencilerden daha fazla eksikleri ve yanlışları olduğunu belirlemişler. Bu belirlemede, öğretmenlerin birçoğunun Matematik Öğretiminin hedefleri ile ilgili Mili Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamalardan haberlerinin olmadığı net bir şekilde görülmektedir.

Matematik Öğretimi Çağdaş Ölçülerde Değil

Türkiye’de Eğitim Ezbere 
Öğretmenlerin Kendilerini Yenileyememesi Başarıyı Olumsuz Etkiliyor 
Matematik Dersinin Amaçları ile ilgili sorulara olumsuz yanıtlar 
Öğretmenlerin Hedefleri Yetersiz. 
Öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan bir çok yayından habersiz olduğu görülmektedir. Hatta Tebliğler Dergilerini okumak bir lükstür. Bizler birer öğretmen olarak okumasını bilmiyorsak, öğrencilerimize ne öğreteceğiz? 
Bir dönem bir özel dershanede çalışırken, matematik öğretmeni bir arkadaşın söylediği sözler hala kulaklarımda çınlıyor.”Benim evimde hiç matematik kitabı yok, soru veya konu hazırlarken kitaplardan yararlanmıyorum.” Kitabının olmayışını övünç kaynağı olarak gösteriyordu. Bu arkadaş uzun yıllar dershanelerde öğretmen olarak çalıştı.

Anadolu Liselerine ve Fen Liselerine Hazırlık kitabımın okullarda tanıtımını yaparken İstanbul’un gözde semtlerinden Bahçelievler’de iyi bir okulda öğretmenler odasında “Matematik öğretmeni ile tanışmak istiyorum.” dedim. Hiç kimse yerinden kımıldamadı ve hiç ses çıkarmadılar. Öğretmenlerden birisi oturanlardan birini gösterdi. “Matematik öğretmeni şurada oturan beyaz saçlı arkadaş” dedi. Öğretmen dünyadan bir haberdi. Oturduğu yerden kalkmaya üşeniyordu. Biraz sohbet etmek istedim. Yüzüme anlamsız anlamsız baktı, yerinden kalktı ve hiçbir şey söylemeden arkasını döndü kapıdan çıktı gitti. Bu öğretmen öğrenciyle nasıl iletişim kurar ve onlara nasıl ders anlatır, çok merak ettim.

Öğrencilerim Daha İyi Nasıl Öğrenirler?
Bilişsel Psikologlar çocukların matematik öğrenme basamaklarını belirlemiştir. Doğru öğrenme deneyimleri geliştirirken bu basamakları gözden geçirmekte yarar vardır.


Müfredat bu basamakları şöyle tanımlıyor.


Anlama 
Öğretmenler öğrencilerin deneyimlerini, yönlendirme ve konuşmayla anlamlandırmalarına yönelik aktivite planlar. Bu aşamada zamanı % 60 ı bilgi aktarımıyla geçer.


Transfer Yapma 
Öğretmenler mesaj sistemini gerçek objelere ve birleşik içeriklere göre düzenler. Öğretmenler için semboller temin eder. Öğrenciler kendi anlamalarını nasıl çözümleyeceklerini görürler. Bu aşamada zamanın % 15 i bilgi aktarımıyla geçer.


Sembolleştirme
Öğretmenler, öğrencilerin düşüncelerini kayıt ederken serbestçe sembolik mesajları kullanabilecekleri aktiviteler planlarlar. Zamanın % 25 i bu aşamada harcanır. 

Öğretmenler bu aşamaların üstünde dururken, öğrencilerde matematiksel sorgulamayı kullanırlar.

Üstünde çalıştıkları problemi çözmek için belli bir model ve ilişkiler kullanırlar. 
Kendilerinin ve arkadaşlarının buluşlarını değerlendirip uygularlar.

Düşünme biçimlerini açıklamak için modelleri, durumları ve ilişkileri kullanırlar. 
Sonuca ulaştıklarında cevaplarını ve işlemlerini kontrol ederler.

Bu yol öğrencilere kendi matematiksel deneyimlerinden elde ettikleri sonuçları ve çözüm yöntemlerini öğretir. Buluşlarını, yöntemlerini, teorilerini ve sonuçlarını sözlü ve yazılı olarak açıklamalarını sağlayarak bireysel geri bildirime de yardımcı olur. Tüm öğrenciler yapılan bu işlemlerden kazançlı çıkar.

Burada öğrenen öğretmenlere gereksinim duyulan bir model oluşturmalıdır. Sorgulamaya yönelik kendisinin ne öğrenmek istediğini belirleyerek öğretmenler öğrenmede daha derin bir anlam geliştirebilirler.

Demek ki tüm bunlardan iyi bir planlama yapmamız gerektiği sonucu çıkıyor. Hatta en kötü plan, plansızlıktan çok daha iyidir. Bu düşünceden yola çıkarak Matematik Müfredat Programı üzerinde çalıştım ve ünite planları hazırladım. Burada tek bir hedefim vardı, yaşamın içindeki matematiği yine yaşamın içine taşımak. Konuları değişik aktivitelerle zenginleştirip öğrencilerin kendilerinin keşfetmelerini sağlamak istedim. Ünite planlarını konularına göre İlköğretim okullarının 4. , 5. , 6. , 7. ve 8. sınıfları için hazırlıyorum.

Eğitimde Dayak Olamaz
Eğitimimizde dayak ne yazık ki her zaman varolan bir olgu. Öğretmenlerimizin bir bölümü en kolayını seçiyorlar ve sonuçlarını düşünmeden şiddete dayalı cezalar uyguluyorlar. Tokat atmayı veya kulak çekmeyi dayaktan bile saymıyorlar.

Öğrencilerin önemli bir bölümü bu tür cezaları önemsemiyor. Velilerin çoğunlukla bundan haberi olmuyor. Çünkü çocuklar “Öğretmenin beni dövdü” diye babasına veya annesine gittiğinde ondan da dayak yeme olasılığı bulunduğunu düşünerek gizli tutuyorlar. Kendileri de dayağa dayalı eğitim almış olan anne, baba ve öğretmenler bu soruna olması gerektiği gibi yaklaşmıyorlar.

İyi öğretmen öğrencisini sever ve onu dayağın hiç sözkonusu olmadığı bir ortamda eğitir. Her öğretmen iyi öğretmen olmak zorundadır ve herkes öğretmenlik yapmak zorunda değildir.


Matematik etkinlikleri

Yazan: admin | Kategori:: 8. Sınıf Matematik

6.sınıf, 7.sınıf, 8.sınıf ilköğretim matematik etkinlik örnekleri

 

Ders: Matematik

Konu: Kesirlerle Bölme İşlemi

Sınıf: 6-A

Öğrenme Alanı: Sayılar

Alt Öğrenme Alanı: Kesirler

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim

Kazanım: Kesirlerle bölme işlemini yapar.

Araç ve Gereçler: 4 tane elma, bıçak

Yöntem ve Teknikler: Sorgulama ve keşfetme, işbirliğine dayalı öğrenme, gösteri

Öğrenci Sayısı: 22

Süre: 2 ders saati

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ

 

Hazırlık: 40 cevizi 5 öğrenciye dağıtırsak bir kişiye düşen ceviz miktarı nedir? Doğal sayılarda bölme işlemini hangi durumlarda kullanırız? Bu tarz sorularla öğrencinin neleri hatırladıkları sorularak ön bilgiler alınır.

Öğrencilerden doğum günü pastasını 10 kişiye paylaştırma hakkındaki düşünceleri sorulur ve konuya odaklanmaları sağlanır.

Uygulama: 3 elmayı masanın üzerine koyalım.Her elmayı bıçakla iki eş parçaya ayıralım.Daha sonrada öğrencilere şu soruları soralım.

Kaç bütün elma vardı? Bu elmaları eş parçaya ayırma işini; toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerinden hangisi ile ifade edebiliriz? Bu eş parçaları kesir ile nasıl ifade ederiz? Kaç tane yarım elma elde ettik?

Cevapları aldıktan sonra işlem tahtaya yazdırılır. 3 : ½  = 6 tane yarım elma

Daha sonra öğrencilere şu problem çözdürülür. Bir elmadan iki tane yarım elma elde edilirse, dört elmadan kaç tane yarım elma elde edilir?

Cevapları aldıktan sonra işlem tahtaya yazdırılır. 3 x 2 = 6 tane yarım elma

İki işlem sonucunda bulduğunuz yarım elma sayısı eşitmidir? Cevaplar dinlendikten sonra bu iki işlemin eşitliğinin yazılabileceği söylenir. 3 : ½ = 3 x 2

3 : ½ = 3 x ½ = 6

Bir doğal sayıyı bir kesre bölerken,kesrin payının ve paydasının yerleri değiştirilerek doğal sayı ile çarpılır.

 

Ölçme ve Değerlendirme:

 

1. Aşağıdaki bölme işlemlerini yapınız.

a)      6: 1/3      b)  8: 2/5       c)  13: 5/7      c)  5: 9/4

2. 6 çuval kuru üzüm, bu çuvalların  ¾ ü büyüklüğündeki tenekelere boşaltılırsa kaç kaç teneke gerekir?

3. Ayşe bir litrelik sütü 1/5 litrelik bardaklara boşaltırsa, kaç bardak kullanması gerekir?

 

 

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 

Ders: MatematikKonu: Birinci Dereceden Bir Bilinmeyenli Denklemler

Sınıf: 7-A

Öğrenme Alanı: Cebir

Alt Öğrenme Alanı: Denklemler

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim, duyuşsal özellikler

Kazanım 1: Birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemleri çözer.

Kazanım 2: Denklemi problem çözmede kullanır.

Kavramlar: Eşitlik, denklem

Araç ve Gereçler: 3 tane bardak, 24 tane dama taşı

Yöntem ve Teknikler: Okuma, anlama, keşfetme, soru-cevap

Öğrenci Sayısı: 28

Süre: 2 ders saati

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

 

Hazırlık: Günlük hayatta ” Oynanan bir futbol maçında 90 dakika sonuna kadar maçı kazanan taraf bilinmemektedir.Kazanan tarafın belli olabilmesi için karşı takımın kalesine diğerinden fazla gol girmesi gerekir.Eğer iki takımda aynı sayıda gol atarsa eşitlik bozulmaz.Maç berabere biter.Beraberlik halinde maçtaki denge sağlanmış olur. “

Peki matematikte bilinmeyeni bulmak için neler yapabiliriz? Sorusunu sorarak öğrencilerin konuya dikkati çekilir.

Uygulama: Tahtaya 3xa = 12 denklemi yazılır.Denklemi çözmek için, eşitliği sağlayacak olan x bilinmeyeninin değerinin bulunması gerektiği söylenir.

Masanın üzerine 3 bardak koyalım.Öğrencilere göstermeden içlerine dörder tane dama taşı atalım.Bardakların yanına da 12 tane dama taşı koyalım.

Bardakların içlerinde eşit sayıda dama taşı vardır.Bardakların içindeki dama taşlarının toplam sayısı, bardakların dışındaki dama taşlarının sayısına eşittir.Buna göre bardakların içinde kaçar tane dama taşı vardır? Cevaplar alındıktan sonra gerekli açıklamalar yapılıp denklem çözülür.

3xa = 12 eşitliğinin her iki tarafını, 3’ün çarpmaya göre tersi olan +1/3 ile çarparız.

1/3 x 3a = 12×1/3

3a/3 = 12/3

a = 4    Ç= {4}

Çözüm kümesini bulduktan sonra denklemde a yerine 6 yazılarak sağlama yapılır.

Sağlaması şöyle olur.

3xa=12       3×4 = 12       12=12      olduğu için çözüm doğrudur.

 

Ölçme ve Değerlendirme:

 

1. Aşağıdaki denklemlerin çözüm kümesini bulunuz.

a)      12+x= 25      b)  n-5=13       c)  6y=30      c)  k/7=2

2. Ahmet’in kalemlerinin 8 fazlası Kemal’in kalemlerinin sayısına eşittir.Kemal’in 10 tane kalemi olduğuna göre Ahmet’in kalemlerinin sayısı kaçtır?

3. Bir baba 120 TL’yi 5 çocuğuna eşit olarak dağıtıyor. Herbir çocuğun aldığı para ne kadardır?

 

 

Fatih KARA                            
Matematik Öğretmeni

 

 

Ders: MatematikKonu: Olasılık Hesapları Yapalım

Sınıf: 8-A

Öğrenme Alanı: Olasılık ve İstatistik

Alt Öğrenme Alanı: Olasılık hesabı

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, duyuşsal özellikler

Kazanım: Bir olayın olma olasılıklarını hesaplar.

Kavramlar: Örnek uzay, deney, olay, çıktı

Araç ve Gereçler: Küçük kartlar

Yöntem ve Teknikler: Buluş yoluyla öğrenme, soru-cevap, resim veya nesneleri yorumlama

Öğrenci Sayısı: 18

Süre: 2 ders saati

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

 

Hazırlık: Yapılacak bir bilgi yarışması için 3 ayrı sınıftan birer öğrenci seçilecek. Bunlar da okulumuzu temsil edecektir. Sizce bu seçim nasıl yapılmalıdır? Hangi öğrenciler daha şanslıdır? Bu seçim rastgele öğrenci alınarak yapılsa okul başarımız nasıl olur?

Bu sorulara verilen cevaplarla derse odaklanma sağlanır.

Uygulama: Eş büyüklükteki kartların her birine KELEBEK kelimesinin harfleri yazılır.Kartlar ters çevrilip karıştırılarak öğrencilerden  birine rastgele bir kart açtırılır.Açılan kartta yazan harfin sesli olma olasılığı sınıfa sorulur ve cevaplar alınır.

Deney yapılarak olayın sesli harf çekme işlemi olduğu söylenir.

Örnek uzayı {K,E,L,E,B,E,K} olarak belirlenip olayın çıktıları {E,E,E}olduğunu söylenerek şu işlemler yapılır.

S(Ö)=7  ve S(A)=3 ‘tür. O(A) = S(A)/S(Ö) olduğundan O(A) = 3/7 ‘dir.

Olasılığın, istenen durumların tüm durumlara bölünmesi olduğu vurgulanır.

 

Ölçme ve Değerlendirme:

 

1. Mutluluk kelimesinin harfleri eş kağıtlara yazılarak bir torbaya atılıyor.Bir kağıt çekiliyor.Çekilen kağıttaki harfin sessiz harf olma olasılığı kaçtır?

2. Bir zar havaya atılıyor.Üste gelen sayının tek sayı olma olasılığı kaçtır?

3. Bir torbada 2 kırmızı,3 mavi top vardır.

a) Torbadan çekilen topun mavi olma olasılığı kaçtır?

b) Çekilen top torbanın dışında bırakılırsa ikinci çekilen topun mavi olma olasılığı kaçtır?

 

 

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 

 Sınıf: 8-A

Öğrenme Alanı: Sayılar

Alt Öğrenme Alanı: Kareköklü sayılar

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, tahmin edebilme

Kazanım 1: Tam kare olan sayıların kareköklerini tahmin etme

Kazanım 2: Atatürk’ün matematik alanında yaptığı çalışmaların önemi anlama

Kavramlar: Kareköklü sayı, tam kare ifade

Ara disiplin: Sayılar arası ilişkiler ve sayı çeşitleri

Araç ve Gereçler: Kareli kağıt, renkli kalem, hesap makinesi

Yöntem ve Teknikler: Tahmin, buluş yoluyla öğrenme, gösterip yaptırma, boşluk doldurma

Öğrenci Sayısı: 20

Süre: 2 ders saati

Hazırlık: Sınıfa ayrıt uzunluğu belli olmayan küp şeklinde bir kutu getirilir. Öğrencilerden, kutunun bir yüzünün alanını tahmin etmeleri istenir. Bu tahmin stratejisine hangi işlemi yaparak vardıkları şeklinde bir tartışma ortamı oluşturulur. Öğrencilerden eskiden kullanılan matematik ve geometri terimlerinin günümüzde ne gibi değişimlere uğradığı hakkında düşünceleri sorulur.

Uygulama: Kareli kağıt üzerindeki her bir karenin alanını 1 birim kare olarak kabul edelim. Öğrencilerden kareli kağıtlara farklı boyutlarda kareler çizmeleri istenir. Çizdikleri kareleri renkli kalemlerle boyarlar.

Boyayarak oluşturulan karelerin kenar uzunlukları kaçar birim?

Alanları kaç birim kare?

Burada alanı bulmak için kenar uzunluğunu kendisiyle çarptığımız için çıkan sonucun tam kare bir ifade olduğu vurgulanır.

Karekök sembolü tanıtılır ve kullanılır.

Bulduğumuz alanı karekök içine yazarak karşılığının karenin bir kenarı olduğu belirtilir.

Kök 25, kök 121, kök 10000 değerlerini hesap makinesi kullanarak bulmaları ve tahminlerini kontrol etmeleri istenir.

Öğrencilerden gruplar oluşturmaları ve tam kare olan sayılar bulup kendi aralarında kareköklerini tahmin etmeleri istenir.

Öğrencilerden Atatürk’ün yazdığı geometri kitabının bir örneğini bulmaları ve bu kitapla ilgili bir kompozisyon yazmaları istenir.

Ölçme ve Değerlendirme:

1. Aşağıdaki sayılardan tam kare doğal sayı olanları belirleyiniz.

a) 196     b) 1849     c) 348     d) 642

2. Bir küpün yüzey alanı 294 cm2 dir. Bu küpün ayrıt uzunluğu aşağıdakilerden hangisidir?

a) 5cm     b) 7cm     c) 9cm     d) 12cm

3. Alanı 36 birim kare olan bir kare çiziniz ve renkli kalemle boyayınız. Çizeceğiniz karenin bir kenarını nasıl tahmin edersiniz?

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 

Ders: Matematik
Konu: Üslü Sayılardaki ÖrüntülerSınıf: 6-A

Öğrenme Alanı: Cebir

Alt Öğrenme Alanı: Örüntü ve ilişkiler

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim

Kazanım 1: Doğal sayıların kendisiyle tekrarlı çarpımını üslü nicelik olarak ifade eder ve üslü niceliklerin değerini belirler.

Kazanım 2: Atatürk’ün matematik alanında yaptığı çalışmaların önemi anlama

Kavramlar: Üslü sayı, örüntü

Araç ve Gereçler: Kağıt, makas, hesap makinesi

Yöntem ve Teknikler: Buluş yoluyla öğrenme, gösterip yaptırma, sorgulama ve keşfetme

Öğrenci Sayısı: 20

Süre: 2 ders saati

Hazırlık: Örüntüler ile nerelerde karşılaşırız?

Örüntüleri matematikte ne zaman kullanırız?

Sayı örüntüleri oluşturmaları istenerek basit örneklerle konuya girilir. Örneğin: 1,3,5,7,… bir sayı örüntüsüdür.

Öğrencilerden eskiden kullanılan matematik ve geometri terimlerinin günümüzde ne gibi değişimlere uğradığı hakkında düşünceleri sorulur.

Uygulama: Öğrencilere birer kağıt dağıtalım.

Makas ile kağıdı üç eş parçaya kestirelim.

Oluşan eş kağıtların her birini tekrar üç eş parçaya kestirelim ve bu işlemi devam ettirelim. Kesme sıra numarasıyla ve kesme sonucunda oluşan parça sayılarıyla ilgili tablo düzenletelim.Tabloda parça sayısını gösteren sütunda oluşan sayı örüntüsünü inceletelim. Örüntünün üslü  sayı olarak yazdıralım. Örüntünün genel terimini bulduralım.

Genel terimdeki an ifadesinde a taban, n üs’dür. a sayısını n kadar yan yana yazıp çarparız. Sınıfa hesap makinesi  getirip inceletelim.

Örüntüdeki genel terimi hesap makinesindeki tuşlardan benzer olanı bulmaları istenir?

Hesap makinesinde  bir üslü sayıyı hesaplamak için hangi tuşları nasıl kullanılabilecekleriyle ilgili açıklamalar yapalım.

Eğer üslü sayı hesaplama tuşu bozuk olursa  64 veya  37 gibi üslü sayıları nasıl hesaplarsınız? Sorusunu tartışmaya açalım.

Öğrencilerden Atatürk’ün yazdığı geometri kitabının bir örneğini bulmaları ve bu kitapla ilgili bir kompozisyon yazmaları istenir.

Ölçme ve Değerlendirme:

1. Aşağıdaki çarpımları üslü sayı olarak yazınız.

a)      4´4´4´4´4     b) 3´3´3     c) 9´9´9´9´9´9´9

2. Aşağıdaki işlemleri hesap makinesi kullanarak yapınız.

a)      210 b) 134 c) 2352 d) 105

3. Aşağıdaki işlemleri yapınız.

a)      5,24´ 102 b) 4,205´ 10     c) 37´ 104

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 

ÖRNEKLEMİN ÖNEMİDers: Matematik
Konu: Sayıların Kareköklerini Tahmin Edelim

DERS                                    : Matematik

SINIF                                     : 6

ÖĞRENME ALANI             : İstatistik ve Olasılık

ALT ÖĞR. ALANI               : Araştırmalar İçin Sorular Oluşturma ve Veri Toplama

BECERİLER                        : İletişim, ilişkilendirme, akıl yürütme

KAZANIMLAR                               : Bir topluluktaki farklı özellikler hakkında sorular üretir ve veri

toplar.

Bir soruya uygun örneklem  seçer.

ARAÇ VE GEREÇLER       :

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ

1. “İstatistik nedir ve neden istatistiğe ihtiyaç duyarız?” sorusu ile öğrencilerin ön bilgileri  kontrol edilir ve istatistik kavramına giriş yapılır.

 

2. Aşağıdaki  örnek olay sınıfta tartışılarak örneklem belirlenmeye çalışılır.

 

“Süt ürünleri üreten bir firma yeni bir meyveli yoğurt üzerinde çalışmaktadır. Ürün pazarlanmadan önce belirli bir gruba tanıtılarak beğenilip beğenilmediğiyle ilgili araştırma yapmak isteniyor.

“Bu araştırmadan doğru sonuçlar elde edilebilmesi için nasıl bir grup üzerinde çalışılması gerekir?”

Soru üzerinde tartışılarak bu araştırmanın yapılacağı grubun yaşının, cinsiyetinin,yerleşim biriminin, sosyo-ekonomik düzeyinin vb. önemli olup olmadığı üzerinde tartışılarak örneklem belirlenir.Örneklem belirlenirken insanlardaki gelişim dönemleri ve bu dönemlerin belirgin özellikleriyle ilişkilendirme yapılabilir.

 

3. Seçilecek örnekleme göre yanlı sonuçların doğabileceği durumlar tartışılarak varılan sonuç açıklanır. Örneğin; Türkiye’deki kişi başına düşen gelir hesaplanırken sadece İstanbul’un zengin semtlerinden seçilen bir örneklem üzerinde araştırma  yapılmasının, yanlı sonuçlar doğuracağı tartışılır.Varılan sonuçlar yazılı ve sözlü olarak açıklatılır.

 

4. Öğrenciler dörder veya beşer kişilik gruplara ayrılarak “Okuldaki başarınızı neler etkiler?” sorusunun olası cevaplarını bir kağıt üzerine yazmaları istenir. Her grup temsilcisi yazılanları okur. Farklı cevaplar alt alta tahtaya sıralanır. Bunlardan yararlanılarak anket soruları oluşturulur. Anket sınıf içinde veya şartlar uygunsa diğer sınıflarda da uygulanarak verilir, çetele tablosunda gösterilir ve yorumlanır.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 

 

1. Bir şekerleme firması daha fazla gofret satmak istemektedir. Gofretin reklamını televizyonda en çok izlenen programda yapılmak isteniyor. Firma yaptırdığı araştırma sonucunda, en çok izlenen programın yetişkinlerin izlediği dizi film olduğunu belirledi.

  • Reklam en çok izlenen dizi arasında yayınlanırsa amacına ulaşır mı? Açıklayınız.
  • Reklamın yapılacağı program belirlenirken nelere dikkat edilmesi gerekir?
  • Üzerinde araştırma veya deney yapılacak grup örneklem olduğuna göre bu araştırmanın örneklemi nasıl seçilmelidir?

2. Okulun öğretmen profilini belirlemek için içeriğinde uygun soruların bulunduğu bir anket hazırlayıp topladığınız verilerle ilgili çetele tablosu yapınız.Tablodan çıkardığınız sonucu birkaç cümleyle yazınız.

 

TABLO OLUŞTURMA

DERS                                    : Matematik

SINIF                                     : 7

ÖĞRENME ALANI             : İstatistik ve Olasılık

ALT ÖĞR. ALANI               : Tablo ve Grafikler

BECERİLER                        : Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim

KAZANIMLAR                    : Verileri kullanarak tablo oluşturur.

ARAÇ VE GEREÇLER       :

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ

Öğrencilerden, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü internet adresinde (http://www.kultur.gov.tr) yer alan verilerden oluşturulan tabloyu yorumlamaları istenir.

 

“5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda 12.03.2004 tarihinde yapılan değişiklikle ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Dairesi Başkanlığı tarafından 81 İl Valiliğine gönderilen 31.03.2004 tarihli genelge doğrultusunda İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüklerince 2004 yılında  operasyon yapılmıştır. 01/01/2004 - 11/03/2004  tarihlerinde 84 operasyon yapılırken 12/03/2004-31/12/2004 tarihlerinde 2697 operasyon yapılmıştır.

 

Yapılan operasyonların sonuçları ile ilgili bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir:

 

Tablo: 2004 Yılında Yapılan Operasyon Sonuçları

Materyal çeşidi

I. operasyon

2. operasyon

Ele geçen materyal miktarı

Ele geçen materyal miktarı

Bandrolsüz CD/VCD

237 684

1 422 122

Bandrolsüz DVD

3088

39 508

Bandrolsüz kitap

8268

260 981

Bandrolsüz video kaset

64

591

Bandrolsüz teyp kaset

3195

50 137

Bandrollü CD/VCD

0

4637

Bandrollü kitap

0

2804

Bandrollü teyp kaseti

0

3623

Toplam

252 299

1 784 403

 

Tablo incelendiğinde, yapılan operasyon sonucunda bandrolsüz materyallerin ele geçirildiği, bunun çok üzücü bir durum olduğu, kişilerin haksız yere para kazanması sonucu ülkemizin ve bu materyallerin gerçek sahiplerinin zarara uğradığı, bu nedenle öğrencilerin kitap, kaset, CD/DVD vb. materyalleri alırken bandrollü olmasına dikkat etmeleri gerektiği vurgulanır.

 

2. Bir kağıt verilerek, bu kağıda  her öğrencinin doğduğu ayı yazmaları istenir.

3. Bu verilerle ilgili bir tablo oluşturmaları istenir.

4. Tabloya temsil ettiği bilgiye uygun bir başlık yazdırılır.

5. Öğrencilere tabloların istatistiksel bir temsil biçimi olduğu hatırlatılarak oluşturdukları tabloyu yorumlamaları ve yorumlarını yazmaları istenir.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDIRME

  • Aşağıdaki verileri kullanarak bir problem oluşturunuz. Bu verileri tablo kullanarak düzenleyiniz.

2 ,7, 6, 3, 1, 2, 7, 6, 3, 2, 2, 6, 9, 5, 3, 2, 2, 4, 5, 4, 3, 2, 3, 11

 

 

BENIM PARAM

 

DERS : Matematik

SINIF : 6

ÖĞRENME ALANI : Sayılar

ALT ÖĞRENME ALANI    : Doğal Sayılar

KAZANIMLAR : Doğal sayılarla işlemler yapmayı gerektiren problemleri çözer ve

kurar (1).

ARA DİSİPLİN                    : Kariyer Bilincini Geliştirme

KAZANIMLAR                    : Para harcamayı gerektiren uygun amaçları belirler (13).

Parasını uygun biçimde önceliklerini belirleyerek harcar (14).

 

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

 

1. Öğretmen, paranın ortaya çıkış nedenini ve paranın insan yaşamındaki işlevi ile ilgili aşağıdaki bilgileri öğrencilere aktarır:

PARANIN TARİHİ 

 

Değiş-Tokuş: İnsanlık tarihinin başlangıcından beri karşılıklı yarar sağlamak amacıyla kaynak ya da hizmetlerin takas yapılmasıdır. Bir yerde değiş-tokuş insanlık tarihinde paranın ilk kullanılışıdır. 

 

Hayvanlar ve Tarım Ürünleri (M.Ö. 9000-6000): Değiş-tokuştan sonra ilk olarak inek, sığır, koyun, deve vb. hayvanlar para birimi olarak kullanılmıştır. 1900’lü yılların ortasına kadar Afrika’da kullanılmaya devam etmiştir.

Tarımın gelişmesiyle özellikle hububatlar para birimi olarak kullanılmaya başladı. Daha sonra tarım aletleri de para birimi olarak kullanıldı. Bankacılık Babil’de ilk başladığında saraylarda ve tapınaklarda hububatlar ve tarım aletleri para birimi olarak saklanırdı.

 

Değerli Madenler: Daha önce kullanılan ağır ve büyük şeylerden daha uygundular. Ayrıca küçültülüp keselerde taşınabiliyorlardı. Ancak bir madenin ne kadar saf olduğunu anlamak oldukça zor olduğu için para birimi olarak kullanılmıyordu.

 

Deniz Kabukları (M.Ö. 1200): Para birimi olarak kullanılan deniz kabukları ilk olarak Çin kıyılarındaki Hint ve Büyük Okyanustan çıkarılmıştır. Tarih boyunca pek çok toplum deniz kabuklarını kullanmıştır. Yakın bir zamana kadar da Afrika’nın bazı toplumlarında kullanılmıştır. Deniz kabukları tarih boyunca en uzun süre kullanılan para birimidir.

 

Madenî Paralar: İlk madenî paralar, Taş Devri’nin sonlarında Çin’de bronz ve bakır deniz kabukları şeklinde ortaya çıkmıştır. Çinliler bu paraları zincir şeklinde bir arada tutabilmek için ortalarını boş bırakıyorlardı. Çin dışında ilk madenî paralar gümüşten yapılmıştır. Yavaş yavaş günümüzde kullanılan yuvarlak hâlini almış ve üzerlerine çeşitli imparatorların resimleri damgalanmıştır. Bu paralar ilk olarak Anadolu’da Lidyalılar tarafından kullanılmıştır. Lidyalıların teknikleri çok kısa bir sürede Yunan, Pers, Makedonya ve Roma İmparatorlukları tarafından da kullanılmıştır. Çin’den farklı olarak tüm bu imparatorluklar madenî paraları yaparken değeri olan altın, gümüş ve bronz kullanmışlardır.

Deri Para (M.Ö. 118): Deri paralar ilk olarak Çin’de kullanılmaya başlamıştır. Bunlar bir ayak büyüklüğünde karelerden oluşan ceylan derileriydi. Deri paralar tarihteki belgelenmiş ilk banknotlardır.

 

Kâğıt Paralar: Kâğıt paralar Çin’de madeni para yapılırken bakır sıkıntısı yaşanmasından dolayı ilk olarak M.S. 806-821 yılları arasında ortaya çıkmıştır. 1916 yılında İngiltere’de altın, standart değer olarak belirlendi. Bu, enflasyona karşı alınan bir önlemdi. Banknotlar belli bir miktarda altına eş geliyordu. Amerika’da 1900 yılında altın, banknot için standart değer olarak belirlendi ve bu da Merkez Bankasının açılmasını sağladı. 1930 yılındaki büyük ekonomik kriz, altının standart değer olarak kabul edilmesi anlayışının sona ermesinin başlangıcı oldu. Amerika’da altının değeri düşürüldü. Bu, altın ve para ilişkisinin sona ermesinde ilk adımdı. Paraların, bu şekilde karşılıksız kalması gerçek anlamda kâğıt parayı meydana getirdi. Para, kâğıttan imal edilir ve madde olarak bir değeri yoktur. Ayrıca altın veya başka bir değeri de temsil etmez. Paraya tedavül yeteneği sağlayan ve onu mal ve hizmet ticaretinde ödeme aracı yapan unsur, toplumsal bir anlaşmadır. Devletin garantisine güvenerek insanlar kâğıt parayı mal ve hizmet karşılığı olarak kabul ederler.

 

2. Öğretmen öğrencilerden hep beraber gidebilecekleri bir seyahat düşünmelerini ister.  Seyahatin nereye yapılacağına sınıf topluca karar verir. Öğretmen, daha sonra sınıf mevcudunu beşer kişilik gruplara ayırır ve her grubun, seyahatte harcamak için 750  boncuğunun olduğunu söyler. Her gruptan, birer seyahat planı oluşturmaları istenir. Her grup, nereye ve nasıl gideceklerini, kaç gün ve nerede kalacaklarını, nasıl harcama yapacaklarını belirten bir seyahat planı hazırlar.

 

Aşağıda seyahatte yapılacak harcamaların kaç boncuğa denk geldiği yer almaktadır:

 

Yolculuk (tek sefer):             Konaklama (bir gün):             Eğlence (tek giriş): 

 

Uçakla: 20                              Pansiyon: 10                             Eğlence parkı: 4

Otobüsle: 10                           3 yıldızlı otel: 15                      Masa tenisi : 6

Araba kiralayarak: 15             5 yıldızlı otel: 20                      Müzikli ortam: 13

Trenle: 5                                 Tatil köyü: 40                              Spor salonu: 7

 

Yemek (öğün başına):          Gezilecek yerler:                    Hediyelik eşyalar:

Otel: 3                                     Müzeler: 7                               Resimler: 15

Restoran (lüks): 10                  Tarihi yerler: 10                      Tabaklar: 10

Restoran (orta kalite): 6           Doğa gezileri: 12                         Diğer: 3

Büfe: 7                           Şehir turu: 15

Kafe (tost, poğaça vb.): 2        Alışveriş merkezi: 7

 

3. Her grup, kendi seyahat planını hazırladıktan sonra bunu sınıfla paylaşır. Harcamaları neden ve neleri düşünerek yaptıklarını sınıfa sunarlar.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

 

  • 500 boncuk ile kaç kişinin en ekonomik seyahat edebileceğini gösteren bir seyahat planı hazırlayınız.


 

 

SEMTİMİN ÇALIŞANLARI 

DERS                                    : Matematik

SINIF                                     : 8

ÖĞRENME ALANI             : İstatistik ve Olasılık

ALT ÖĞRENME ALANI    : Tablo ve Grafikler

KAZANIMLAR                    : Verileri uygun istatistiksel temsil biçimleri ile gösterir ve

yorumlar. (2)

ARA DİSİPLİN                    : Kariyer Bilincini Geliştirme

KAZANIMLAR                    : Yaşadığı çevrede bulunan meslekleri sıralar. (11)

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

1. Öğrenciler, yaşadıkları çevredeki iş yeri tabelâlarındaki bilgileri tabloya kaydederler.

2. Bilmedikleri iş yerlerini tabloda işaretlerler. Bu iş yerlerinde ne gibi çalışmalar yapıldığını ailelerinden ya da iş sahiplerinden öğrenirler.

3. Çeşitli meslek sahiplerini sınıfa davet ederler ve yaptıkları işler hakkında bilgi edinirler.

4. Bölgelerindeki iş yerlerinin fotoğraflarını çekerler. Bu fotoğrafları sınıf panosuna asarak bunlardan bir sokak oluştururlar.

5. Bölgelerindeki iş yerlerinin istatistiğini uygun temsil biçimleri ile gösterirler.

 

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 

 

Araştırma ödevleri

 

1. En son yapılan Öğrenci Seçme Sınavı’nda en fazla tercih edilen 10 mesleğin neler olduğunu araştırınız.

2. İş ve İşçi Bulma Kurumu, KPSS giriş kılavuzu, Devlet Planlama Teşkilatı’nın hazırladığı 5 yıllık kalkınma planındaki mesleklerle ilgili bilgilerden yararlanarak bu mesleklerden ilgi duyduğunuz 5 meslek hakkında bilgi toplayınız.

ÖLÇME  BİRİMLERİNE GETİRİLEN YENİLİKLER

DERS                              : Matematik

SINIF                              : 7

ÖĞRENME ALANI      : Ölçme

ALT ÖĞR. ALANI        : Uzunlukları Ölçme

BECERİLER                  : Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim

KAZANIMLAR             : 3. Atatürk’ün önderliğinde ölçme birimlerine getirilen yeniliklerin gerekliliğini

nedenleriyle açıklar.

ARAÇ-GEREÇLER      : Çeşitli kaynaklar

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

  • Sınıftaki öğrenciler gruplara ayrılarak, ölçüler kanunu kabul edilmeden önce uzunluk (merhale,fersah, berid, kulaç, zirai mimari, arşın, eski mil,endaze(arşın), urup, hat, yarda, ayak) alan (cerip, iran fettani, mısır fettani, mimari arşın kare,çarşı arşın kare,(endaze kare), mil kare,acre (eykir), yarda kare,ayak kare) hacim(İstanbul kilesi,dolu(yarım), sinik yarda küp,ayak küp) tartma (dirhem,okka,kantar,batman) için   kullanılan ölçme birimlerini, araştırarak sınıfa sunarlar.
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda farklı coğrafi konumlarında ölçülerinde farklılık gösterdiği belirtilerek bununla ilgili yaşanılan zorluklar hakkında bir mizansen hazırlatılabilir. Örneğin, bazı yerlerde uzunluk ölçüsü olarak arşın kullanılmakta, bazı yerlerde mimar arşını, bir başka yerde metre, bir başka yerde yarda kullanılmakta idi. Böyle olunca uzunluk ölçü birimlerinde birlik sağlanamamıştı. Bunun gibi bir çok alanda ihtilafı sıkça görülmekte idi.
  • Ölçüler Kanunuyla yeni birimler kabul edilmeseydi ortaya çıkabilecek sorunlar tartışılır ve açıklatılır.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 

 

1. 26 Mart 1931  tarihinde kabul edilen 1782 nolu ölçüler kanununa göre uzunluk,alan,hacim ve tartma ölçülerinde yapılan değişiklikleri açıklayınız.

6.sınıf, 7.sınıf, 8.sınıf ilköğretim matematik etkinlik örnekleri

 

Ders: Matematik

Konu: Kesirlerle Bölme İşlemi

Sınıf: 6-A

Öğrenme Alanı: Sayılar

Alt Öğrenme Alanı: Kesirler

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim

Kazanım: Kesirlerle bölme işlemini yapar.

Araç ve Gereçler: 4 tane elma, bıçak

Yöntem ve Teknikler: Sorgulama ve keşfetme, işbirliğine dayalı öğrenme, gösteri

Öğrenci Sayısı: 22

Süre: 2 ders saati

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ

 

Hazırlık: 40 cevizi 5 öğrenciye dağıtırsak bir kişiye düşen ceviz miktarı nedir? Doğal sayılarda bölme işlemini hangi durumlarda kullanırız? Bu tarz sorularla öğrencinin neleri hatırladıkları sorularak ön bilgiler alınır.

Öğrencilerden doğum günü pastasını 10 kişiye paylaştırma hakkındaki düşünceleri sorulur ve konuya odaklanmaları sağlanır.

Uygulama: 3 elmayı masanın üzerine koyalım.Her elmayı bıçakla iki eş parçaya ayıralım.Daha sonrada öğrencilere şu soruları soralım.

Kaç bütün elma vardı? Bu elmaları eş parçaya ayırma işini; toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerinden hangisi ile ifade edebiliriz? Bu eş parçaları kesir ile nasıl ifade ederiz? Kaç tane yarım elma elde ettik?

Cevapları aldıktan sonra işlem tahtaya yazdırılır. 3 : ½  = 6 tane yarım elma

Daha sonra öğrencilere şu problem çözdürülür. Bir elmadan iki tane yarım elma elde edilirse, dört elmadan kaç tane yarım elma elde edilir?

Cevapları aldıktan sonra işlem tahtaya yazdırılır. 3 x 2 = 6 tane yarım elma

İki işlem sonucunda bulduğunuz yarım elma sayısı eşitmidir? Cevaplar dinlendikten sonra bu iki işlemin eşitliğinin yazılabileceği söylenir. 3 : ½ = 3 x 2

3 : ½ = 3 x ½ = 6

Bir doğal sayıyı bir kesre bölerken,kesrin payının ve paydasının yerleri değiştirilerek doğal sayı ile çarpılır.

 

Ölçme ve Değerlendirme:

 

1. Aşağıdaki bölme işlemlerini yapınız.

a)      6: 1/3      b)  8: 2/5       c)  13: 5/7      c)  5: 9/4

2. 6 çuval kuru üzüm, bu çuvalların  ¾ ü büyüklüğündeki tenekelere boşaltılırsa kaç kaç teneke gerekir?

3. Ayşe bir litrelik sütü 1/5 litrelik bardaklara boşaltırsa, kaç bardak kullanması gerekir?

 

 

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 

Ders: MatematikKonu: Birinci Dereceden Bir Bilinmeyenli Denklemler

Sınıf: 7-A

Öğrenme Alanı: Cebir

Alt Öğrenme Alanı: Denklemler

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim, duyuşsal özellikler

Kazanım 1: Birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemleri çözer.

Kazanım 2: Denklemi problem çözmede kullanır.

Kavramlar: Eşitlik, denklem

Araç ve Gereçler: 3 tane bardak, 24 tane dama taşı

Yöntem ve Teknikler: Okuma, anlama, keşfetme, soru-cevap

Öğrenci Sayısı: 28

Süre: 2 ders saati

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

 

Hazırlık: Günlük hayatta ” Oynanan bir futbol maçında 90 dakika sonuna kadar maçı kazanan taraf bilinmemektedir.Kazanan tarafın belli olabilmesi için karşı takımın kalesine diğerinden fazla gol girmesi gerekir.Eğer iki takımda aynı sayıda gol atarsa eşitlik bozulmaz.Maç berabere biter.Beraberlik halinde maçtaki denge sağlanmış olur. “

Peki matematikte bilinmeyeni bulmak için neler yapabiliriz? Sorusunu sorarak öğrencilerin konuya dikkati çekilir.

Uygulama: Tahtaya 3xa = 12 denklemi yazılır.Denklemi çözmek için, eşitliği sağlayacak olan x bilinmeyeninin değerinin bulunması gerektiği söylenir.

Masanın üzerine 3 bardak koyalım.Öğrencilere göstermeden içlerine dörder tane dama taşı atalım.Bardakların yanına da 12 tane dama taşı koyalım.

Bardakların içlerinde eşit sayıda dama taşı vardır.Bardakların içindeki dama taşlarının toplam sayısı, bardakların dışındaki dama taşlarının sayısına eşittir.Buna göre bardakların içinde kaçar tane dama taşı vardır? Cevaplar alındıktan sonra gerekli açıklamalar yapılıp denklem çözülür.

3xa = 12 eşitliğinin her iki tarafını, 3’ün çarpmaya göre tersi olan +1/3 ile çarparız.

1/3 x 3a = 12×1/3

3a/3 = 12/3

a = 4    Ç= {4}

Çözüm kümesini bulduktan sonra denklemde a yerine 6 yazılarak sağlama yapılır.

Sağlaması şöyle olur.

3xa=12       3×4 = 12       12=12      olduğu için çözüm doğrudur.

 

Ölçme ve Değerlendirme:

 

1. Aşağıdaki denklemlerin çözüm kümesini bulunuz.

a)      12+x= 25      b)  n-5=13       c)  6y=30      c)  k/7=2

2. Ahmet’in kalemlerinin 8 fazlası Kemal’in kalemlerinin sayısına eşittir.Kemal’in 10 tane kalemi olduğuna göre Ahmet’in kalemlerinin sayısı kaçtır?

3. Bir baba 120 TL’yi 5 çocuğuna eşit olarak dağıtıyor. Herbir çocuğun aldığı para ne kadardır?

 

 

Fatih KARA                            
Matematik Öğretmeni

 

 

Ders: MatematikKonu: Olasılık Hesapları Yapalım

Sınıf: 8-A

Öğrenme Alanı: Olasılık ve İstatistik

Alt Öğrenme Alanı: Olasılık hesabı

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, duyuşsal özellikler

Kazanım: Bir olayın olma olasılıklarını hesaplar.

Kavramlar: Örnek uzay, deney, olay, çıktı

Araç ve Gereçler: Küçük kartlar

Yöntem ve Teknikler: Buluş yoluyla öğrenme, soru-cevap, resim veya nesneleri yorumlama

Öğrenci Sayısı: 18

Süre: 2 ders saati

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

 

Hazırlık: Yapılacak bir bilgi yarışması için 3 ayrı sınıftan birer öğrenci seçilecek. Bunlar da okulumuzu temsil edecektir. Sizce bu seçim nasıl yapılmalıdır? Hangi öğrenciler daha şanslıdır? Bu seçim rastgele öğrenci alınarak yapılsa okul başarımız nasıl olur?

Bu sorulara verilen cevaplarla derse odaklanma sağlanır.

Uygulama: Eş büyüklükteki kartların her birine KELEBEK kelimesinin harfleri yazılır.Kartlar ters çevrilip karıştırılarak öğrencilerden  birine rastgele bir kart açtırılır.Açılan kartta yazan harfin sesli olma olasılığı sınıfa sorulur ve cevaplar alınır.

Deney yapılarak olayın sesli harf çekme işlemi olduğu söylenir.

Örnek uzayı {K,E,L,E,B,E,K} olarak belirlenip olayın çıktıları {E,E,E}olduğunu söylenerek şu işlemler yapılır.

S(Ö)=7  ve S(A)=3 ‘tür. O(A) = S(A)/S(Ö) olduğundan O(A) = 3/7 ‘dir.

Olasılığın, istenen durumların tüm durumlara bölünmesi olduğu vurgulanır.

 

Ölçme ve Değerlendirme:

 

1. Mutluluk kelimesinin harfleri eş kağıtlara yazılarak bir torbaya atılıyor.Bir kağıt çekiliyor.Çekilen kağıttaki harfin sessiz harf olma olasılığı kaçtır?

2. Bir zar havaya atılıyor.Üste gelen sayının tek sayı olma olasılığı kaçtır?

3. Bir torbada 2 kırmızı,3 mavi top vardır.

a) Torbadan çekilen topun mavi olma olasılığı kaçtır?

b) Çekilen top torbanın dışında bırakılırsa ikinci çekilen topun mavi olma olasılığı kaçtır?

 

 

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 

 Sınıf: 8-A

Öğrenme Alanı: Sayılar

Alt Öğrenme Alanı: Kareköklü sayılar

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, tahmin edebilme

Kazanım 1: Tam kare olan sayıların kareköklerini tahmin etme

Kazanım 2: Atatürk’ün matematik alanında yaptığı çalışmaların önemi anlama

Kavramlar: Kareköklü sayı, tam kare ifade

Ara disiplin: Sayılar arası ilişkiler ve sayı çeşitleri

Araç ve Gereçler: Kareli kağıt, renkli kalem, hesap makinesi

Yöntem ve Teknikler: Tahmin, buluş yoluyla öğrenme, gösterip yaptırma, boşluk doldurma

Öğrenci Sayısı: 20

Süre: 2 ders saati

Hazırlık: Sınıfa ayrıt uzunluğu belli olmayan küp şeklinde bir kutu getirilir. Öğrencilerden, kutunun bir yüzünün alanını tahmin etmeleri istenir. Bu tahmin stratejisine hangi işlemi yaparak vardıkları şeklinde bir tartışma ortamı oluşturulur. Öğrencilerden eskiden kullanılan matematik ve geometri terimlerinin günümüzde ne gibi değişimlere uğradığı hakkında düşünceleri sorulur.

Uygulama: Kareli kağıt üzerindeki her bir karenin alanını 1 birim kare olarak kabul edelim. Öğrencilerden kareli kağıtlara farklı boyutlarda kareler çizmeleri istenir. Çizdikleri kareleri renkli kalemlerle boyarlar.

Boyayarak oluşturulan karelerin kenar uzunlukları kaçar birim?

Alanları kaç birim kare?

Burada alanı bulmak için kenar uzunluğunu kendisiyle çarptığımız için çıkan sonucun tam kare bir ifade olduğu vurgulanır.

Karekök sembolü tanıtılır ve kullanılır.

Bulduğumuz alanı karekök içine yazarak karşılığının karenin bir kenarı olduğu belirtilir.

Kök 25, kök 121, kök 10000 değerlerini hesap makinesi kullanarak bulmaları ve tahminlerini kontrol etmeleri istenir.

Öğrencilerden gruplar oluşturmaları ve tam kare olan sayılar bulup kendi aralarında kareköklerini tahmin etmeleri istenir.

Öğrencilerden Atatürk’ün yazdığı geometri kitabının bir örneğini bulmaları ve bu kitapla ilgili bir kompozisyon yazmaları istenir.

Ölçme ve Değerlendirme:

1. Aşağıdaki sayılardan tam kare doğal sayı olanları belirleyiniz.

a) 196     b) 1849     c) 348     d) 642

2. Bir küpün yüzey alanı 294 cm2 dir. Bu küpün ayrıt uzunluğu aşağıdakilerden hangisidir?

a) 5cm     b) 7cm     c) 9cm     d) 12cm

3. Alanı 36 birim kare olan bir kare çiziniz ve renkli kalemle boyayınız. Çizeceğiniz karenin bir kenarını nasıl tahmin edersiniz?

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 

Ders: Matematik
Konu: Üslü Sayılardaki ÖrüntülerSınıf: 6-A

Öğrenme Alanı: Cebir

Alt Öğrenme Alanı: Örüntü ve ilişkiler

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim

Kazanım 1: Doğal sayıların kendisiyle tekrarlı çarpımını üslü nicelik olarak ifade eder ve üslü niceliklerin değerini belirler.

Kazanım 2: Atatürk’ün matematik alanında yaptığı çalışmaların önemi anlama

Kavramlar: Üslü sayı, örüntü

Araç ve Gereçler: Kağıt, makas, hesap makinesi

Yöntem ve Teknikler: Buluş yoluyla öğrenme, gösterip yaptırma, sorgulama ve keşfetme

Öğrenci Sayısı: 20

Süre: 2 ders saati

Hazırlık: Örüntüler ile nerelerde karşılaşırız?

Örüntüleri matematikte ne zaman kullanırız?

Sayı örüntüleri oluşturmaları istenerek basit örneklerle konuya girilir. Örneğin: 1,3,5,7,… bir sayı örüntüsüdür.

Öğrencilerden eskiden kullanılan matematik ve geometri terimlerinin günümüzde ne gibi değişimlere uğradığı hakkında düşünceleri sorulur.

Uygulama: Öğrencilere birer kağıt dağıtalım.

Makas ile kağıdı üç eş parçaya kestirelim.

Oluşan eş kağıtların her birini tekrar üç eş parçaya kestirelim ve bu işlemi devam ettirelim. Kesme sıra numarasıyla ve kesme sonucunda oluşan parça sayılarıyla ilgili tablo düzenletelim.Tabloda parça sayısını gösteren sütunda oluşan sayı örüntüsünü inceletelim. Örüntünün üslü  sayı olarak yazdıralım. Örüntünün genel terimini bulduralım.

Genel terimdeki an ifadesinde a taban, n üs’dür. a sayısını n kadar yan yana yazıp çarparız. Sınıfa hesap makinesi  getirip inceletelim.

Örüntüdeki genel terimi hesap makinesindeki tuşlardan benzer olanı bulmaları istenir?

Hesap makinesinde  bir üslü sayıyı hesaplamak için hangi tuşları nasıl kullanılabilecekleriyle ilgili açıklamalar yapalım.

Eğer üslü sayı hesaplama tuşu bozuk olursa  64 veya  37 gibi üslü sayıları nasıl hesaplarsınız? Sorusunu tartışmaya açalım.

Öğrencilerden Atatürk’ün yazdığı geometri kitabının bir örneğini bulmaları ve bu kitapla ilgili bir kompozisyon yazmaları istenir.

Ölçme ve Değerlendirme:

1. Aşağıdaki çarpımları üslü sayı olarak yazınız.

a)      4´4´4´4´4     b) 3´3´3     c) 9´9´9´9´9´9´9

2. Aşağıdaki işlemleri hesap makinesi kullanarak yapınız.

a)      210 b) 134 c) 2352 d) 105

3. Aşağıdaki işlemleri yapınız.

a)      5,24´ 102 b) 4,205´ 10     c) 37´ 104

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 

ÖRNEKLEMİN ÖNEMİDers: Matematik
Konu: Sayıların Kareköklerini Tahmin Edelim

DERS                                    : Matematik

SINIF                                     : 6

ÖĞRENME ALANI             : İstatistik ve Olasılık

ALT ÖĞR. ALANI               : Araştırmalar İçin Sorular Oluşturma ve Veri Toplama

BECERİLER                        : İletişim, ilişkilendirme, akıl yürütme

KAZANIMLAR                               : Bir topluluktaki farklı özellikler hakkında sorular üretir ve veri

toplar.

Bir soruya uygun örneklem  seçer.

ARAÇ VE GEREÇLER       :

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ

1. “İstatistik nedir ve neden istatistiğe ihtiyaç duyarız?” sorusu ile öğrencilerin ön bilgileri  kontrol edilir ve istatistik kavramına giriş yapılır.

 

2. Aşağıdaki  örnek olay sınıfta tartışılarak örneklem belirlenmeye çalışılır.

 

“Süt ürünleri üreten bir firma yeni bir meyveli yoğurt üzerinde çalışmaktadır. Ürün pazarlanmadan önce belirli bir gruba tanıtılarak beğenilip beğenilmediğiyle ilgili araştırma yapmak isteniyor.

“Bu araştırmadan doğru sonuçlar elde edilebilmesi için nasıl bir grup üzerinde çalışılması gerekir?”

Soru üzerinde tartışılarak bu araştırmanın yapılacağı grubun yaşının, cinsiyetinin,yerleşim biriminin, sosyo-ekonomik düzeyinin vb. önemli olup olmadığı üzerinde tartışılarak örneklem belirlenir.Örneklem belirlenirken insanlardaki gelişim dönemleri ve bu dönemlerin belirgin özellikleriyle ilişkilendirme yapılabilir.

 

3. Seçilecek örnekleme göre yanlı sonuçların doğabileceği durumlar tartışılarak varılan sonuç açıklanır. Örneğin; Türkiye’deki kişi başına düşen gelir hesaplanırken sadece İstanbul’un zengin semtlerinden seçilen bir örneklem üzerinde araştırma  yapılmasının, yanlı sonuçlar doğuracağı tartışılır.Varılan sonuçlar yazılı ve sözlü olarak açıklatılır.

 

4. Öğrenciler dörder veya beşer kişilik gruplara ayrılarak “Okuldaki başarınızı neler etkiler?” sorusunun olası cevaplarını bir kağıt üzerine yazmaları istenir. Her grup temsilcisi yazılanları okur. Farklı cevaplar alt alta tahtaya sıralanır. Bunlardan yararlanılarak anket soruları oluşturulur. Anket sınıf içinde veya şartlar uygunsa diğer sınıflarda da uygulanarak verilir, çetele tablosunda gösterilir ve yorumlanır.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 

 

1. Bir şekerleme firması daha fazla gofret satmak istemektedir. Gofretin reklamını televizyonda en çok izlenen programda yapılmak isteniyor. Firma yaptırdığı araştırma sonucunda, en çok izlenen programın yetişkinlerin izlediği dizi film olduğunu belirledi.

  • Reklam en çok izlenen dizi arasında yayınlanırsa amacına ulaşır mı? Açıklayınız.
  • Reklamın yapılacağı program belirlenirken nelere dikkat edilmesi gerekir?
  • Üzerinde araştırma veya deney yapılacak grup örneklem olduğuna göre bu araştırmanın örneklemi nasıl seçilmelidir?

2. Okulun öğretmen profilini belirlemek için içeriğinde uygun soruların bulunduğu bir anket hazırlayıp topladığınız verilerle ilgili çetele tablosu yapınız.Tablodan çıkardığınız sonucu birkaç cümleyle yazınız.

 

TABLO OLUŞTURMA

DERS                                    : Matematik

SINIF                                     : 7

ÖĞRENME ALANI             : İstatistik ve Olasılık

ALT ÖĞR. ALANI               : Tablo ve Grafikler

BECERİLER                        : Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim

KAZANIMLAR                    : Verileri kullanarak tablo oluşturur.

ARAÇ VE GEREÇLER       :

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ

Öğrencilerden, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü internet adresinde (http://www.kultur.gov.tr) yer alan verilerden oluşturulan tabloyu yorumlamaları istenir.

 

“5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda 12.03.2004 tarihinde yapılan değişiklikle ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Dairesi Başkanlığı tarafından 81 İl Valiliğine gönderilen 31.03.2004 tarihli genelge doğrultusunda İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüklerince 2004 yılında  operasyon yapılmıştır. 01/01/2004 - 11/03/2004  tarihlerinde 84 operasyon yapılırken 12/03/2004-31/12/2004 tarihlerinde 2697 operasyon yapılmıştır.

 

Yapılan operasyonların sonuçları ile ilgili bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir:

 

Tablo: 2004 Yılında Yapılan Operasyon Sonuçları

Materyal çeşidi

I. operasyon

2. operasyon

Ele geçen materyal miktarı

Ele geçen materyal miktarı

Bandrolsüz CD/VCD

237 684

1 422 122

Bandrolsüz DVD

3088

39 508

Bandrolsüz kitap

8268

260 981

Bandrolsüz video kaset

64

591

Bandrolsüz teyp kaset

3195

50 137

Bandrollü CD/VCD

0

4637

Bandrollü kitap

0

2804

Bandrollü teyp kaseti

0

3623

Toplam

252 299

1 784 403

 

Tablo incelendiğinde, yapılan operasyon sonucunda bandrolsüz materyallerin ele geçirildiği, bunun çok üzücü bir durum olduğu, kişilerin haksız yere para kazanması sonucu ülkemizin ve bu materyallerin gerçek sahiplerinin zarara uğradığı, bu nedenle öğrencilerin kitap, kaset, CD/DVD vb. materyalleri alırken bandrollü olmasına dikkat etmeleri gerektiği vurgulanır.

 

2. Bir kağıt verilerek, bu kağıda  her öğrencinin doğduğu ayı yazmaları istenir.

3. Bu verilerle ilgili bir tablo oluşturmaları istenir.

4. Tabloya temsil ettiği bilgiye uygun bir başlık yazdırılır.

5. Öğrencilere tabloların istatistiksel bir temsil biçimi olduğu hatırlatılarak oluşturdukları tabloyu yorumlamaları ve yorumlarını yazmaları istenir.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDIRME

  • Aşağıdaki verileri kullanarak bir problem oluşturunuz. Bu verileri tablo kullanarak düzenleyiniz.

2 ,7, 6, 3, 1, 2, 7, 6, 3, 2, 2, 6, 9, 5, 3, 2, 2, 4, 5, 4, 3, 2, 3, 11

 

 

BENIM PARAM

 

DERS : Matematik

SINIF : 6

ÖĞRENME ALANI : Sayılar

ALT ÖĞRENME ALANI    : Doğal Sayılar

KAZANIMLAR : Doğal sayılarla işlemler yapmayı gerektiren problemleri çözer ve

kurar (1).

ARA DİSİPLİN                    : Kariyer Bilincini Geliştirme

KAZANIMLAR                    : Para harcamayı gerektiren uygun amaçları belirler (13).

Parasını uygun biçimde önceliklerini belirleyerek harcar (14).

 

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

 

1. Öğretmen, paranın ortaya çıkış nedenini ve paranın insan yaşamındaki işlevi ile ilgili aşağıdaki bilgileri öğrencilere aktarır:

PARANIN TARİHİ 

 

Değiş-Tokuş: İnsanlık tarihinin başlangıcından beri karşılıklı yarar sağlamak amacıyla kaynak ya da hizmetlerin takas yapılmasıdır. Bir yerde değiş-tokuş insanlık tarihinde paranın ilk kullanılışıdır. 

 

Hayvanlar ve Tarım Ürünleri (M.Ö. 9000-6000): Değiş-tokuştan sonra ilk olarak inek, sığır, koyun, deve vb. hayvanlar para birimi olarak kullanılmıştır. 1900’lü yılların ortasına kadar Afrika’da kullanılmaya devam etmiştir.

Tarımın gelişmesiyle özellikle hububatlar para birimi olarak kullanılmaya başladı. Daha sonra tarım aletleri de para birimi olarak kullanıldı. Bankacılık Babil’de ilk başladığında saraylarda ve tapınaklarda hububatlar ve tarım aletleri para birimi olarak saklanırdı.

 

Değerli Madenler: Daha önce kullanılan ağır ve büyük şeylerden daha uygundular. Ayrıca küçültülüp keselerde taşınabiliyorlardı. Ancak bir madenin ne kadar saf olduğunu anlamak oldukça zor olduğu için para birimi olarak kullanılmıyordu.

 

Deniz Kabukları (M.Ö. 1200): Para birimi olarak kullanılan deniz kabukları ilk olarak Çin kıyılarındaki Hint ve Büyük Okyanustan çıkarılmıştır. Tarih boyunca pek çok toplum deniz kabuklarını kullanmıştır. Yakın bir zamana kadar da Afrika’nın bazı toplumlarında kullanılmıştır. Deniz kabukları tarih boyunca en uzun süre kullanılan para birimidir.

 

Madenî Paralar: İlk madenî paralar, Taş Devri’nin sonlarında Çin’de bronz ve bakır deniz kabukları şeklinde ortaya çıkmıştır. Çinliler bu paraları zincir şeklinde bir arada tutabilmek için ortalarını boş bırakıyorlardı. Çin dışında ilk madenî paralar gümüşten yapılmıştır. Yavaş yavaş günümüzde kullanılan yuvarlak hâlini almış ve üzerlerine çeşitli imparatorların resimleri damgalanmıştır. Bu paralar ilk olarak Anadolu’da Lidyalılar tarafından kullanılmıştır. Lidyalıların teknikleri çok kısa bir sürede Yunan, Pers, Makedonya ve Roma İmparatorlukları tarafından da kullanılmıştır. Çin’den farklı olarak tüm bu imparatorluklar madenî paraları yaparken değeri olan altın, gümüş ve bronz kullanmışlardır.

Deri Para (M.Ö. 118): Deri paralar ilk olarak Çin’de kullanılmaya başlamıştır. Bunlar bir ayak büyüklüğünde karelerden oluşan ceylan derileriydi. Deri paralar tarihteki belgelenmiş ilk banknotlardır.

 

Kâğıt Paralar: Kâğıt paralar Çin’de madeni para yapılırken bakır sıkıntısı yaşanmasından dolayı ilk olarak M.S. 806-821 yılları arasında ortaya çıkmıştır. 1916 yılında İngiltere’de altın, standart değer olarak belirlendi. Bu, enflasyona karşı alınan bir önlemdi. Banknotlar belli bir miktarda altına eş geliyordu. Amerika’da 1900 yılında altın, banknot için standart değer olarak belirlendi ve bu da Merkez Bankasının açılmasını sağladı. 1930 yılındaki büyük ekonomik kriz, altının standart değer olarak kabul edilmesi anlayışının sona ermesinin başlangıcı oldu. Amerika’da altının değeri düşürüldü. Bu, altın ve para ilişkisinin sona ermesinde ilk adımdı. Paraların, bu şekilde karşılıksız kalması gerçek anlamda kâğıt parayı meydana getirdi. Para, kâğıttan imal edilir ve madde olarak bir değeri yoktur. Ayrıca altın veya başka bir değeri de temsil etmez. Paraya tedavül yeteneği sağlayan ve onu mal ve hizmet ticaretinde ödeme aracı yapan unsur, toplumsal bir anlaşmadır. Devletin garantisine güvenerek insanlar kâğıt parayı mal ve hizmet karşılığı olarak kabul ederler.

 

2. Öğretmen öğrencilerden hep beraber gidebilecekleri bir seyahat düşünmelerini ister.  Seyahatin nereye yapılacağına sınıf topluca karar verir. Öğretmen, daha sonra sınıf mevcudunu beşer kişilik gruplara ayırır ve her grubun, seyahatte harcamak için 750  boncuğunun olduğunu söyler. Her gruptan, birer seyahat planı oluşturmaları istenir. Her grup, nereye ve nasıl gideceklerini, kaç gün ve nerede kalacaklarını, nasıl harcama yapacaklarını belirten bir seyahat planı hazırlar.

 

Aşağıda seyahatte yapılacak harcamaların kaç boncuğa denk geldiği yer almaktadır:

 

Yolculuk (tek sefer):             Konaklama (bir gün):             Eğlence (tek giriş): 

 

Uçakla: 20                              Pansiyon: 10                             Eğlence parkı: 4

Otobüsle: 10                           3 yıldızlı otel: 15                      Masa tenisi : 6

Araba kiralayarak: 15             5 yıldızlı otel: 20                      Müzikli ortam: 13

Trenle: 5                                 Tatil köyü: 40                              Spor salonu: 7

 

Yemek (öğün başına):          Gezilecek yerler:                    Hediyelik eşyalar:

Otel: 3                                     Müzeler: 7                               Resimler: 15

Restoran (lüks): 10                  Tarihi yerler: 10                      Tabaklar: 10

Restoran (orta kalite): 6           Doğa gezileri: 12                         Diğer: 3

Büfe: 7                           Şehir turu: 15

Kafe (tost, poğaça vb.): 2        Alışveriş merkezi: 7

 

3. Her grup, kendi seyahat planını hazırladıktan sonra bunu sınıfla paylaşır. Harcamaları neden ve neleri düşünerek yaptıklarını sınıfa sunarlar.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

 

  • 500 boncuk ile kaç kişinin en ekonomik seyahat edebileceğini gösteren bir seyahat planı hazırlayınız.


 

 

SEMTİMİN ÇALIŞANLARI 

DERS                                    : Matematik

SINIF                                     : 8

ÖĞRENME ALANI             : İstatistik ve Olasılık

ALT ÖĞRENME ALANI    : Tablo ve Grafikler

KAZANIMLAR                    : Verileri uygun istatistiksel temsil biçimleri ile gösterir ve

yorumlar. (2)

ARA DİSİPLİN                    : Kariyer Bilincini Geliştirme

KAZANIMLAR                    : Yaşadığı çevrede bulunan meslekleri sıralar. (11)

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

1. Öğrenciler, yaşadıkları çevredeki iş yeri tabelâlarındaki bilgileri tabloya kaydederler.

2. Bilmedikleri iş yerlerini tabloda işaretlerler. Bu iş yerlerinde ne gibi çalışmalar yapıldığını ailelerinden ya da iş sahiplerinden öğrenirler.

3. Çeşitli meslek sahiplerini sınıfa davet ederler ve yaptıkları işler hakkında bilgi edinirler.

4. Bölgelerindeki iş yerlerinin fotoğraflarını çekerler. Bu fotoğrafları sınıf panosuna asarak bunlardan bir sokak oluştururlar.

5. Bölgelerindeki iş yerlerinin istatistiğini uygun temsil biçimleri ile gösterirler.

 

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 

 

Araştırma ödevleri

 

1. En son yapılan Öğrenci Seçme Sınavı’nda en fazla tercih edilen 10 mesleğin neler olduğunu araştırınız.

2. İş ve İşçi Bulma Kurumu, KPSS giriş kılavuzu, Devlet Planlama Teşkilatı’nın hazırladığı 5 yıllık kalkınma planındaki mesleklerle ilgili bilgilerden yararlanarak bu mesleklerden ilgi duyduğunuz 5 meslek hakkında bilgi toplayınız.

ÖLÇME  BİRİMLERİNE GETİRİLEN YENİLİKLER

DERS                              : Matematik

SINIF                              : 7

ÖĞRENME ALANI      : Ölçme

ALT ÖĞR. ALANI        : Uzunlukları Ölçme

BECERİLER                  : Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim

KAZANIMLAR             : 3. Atatürk’ün önderliğinde ölçme birimlerine getirilen yeniliklerin gerekliliğini

nedenleriyle açıklar.

ARAÇ-GEREÇLER      : Çeşitli kaynaklar

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

  • Sınıftaki öğrenciler gruplara ayrılarak, ölçüler kanunu kabul edilmeden önce uzunluk (merhale,fersah, berid, kulaç, zirai mimari, arşın, eski mil,endaze(arşın), urup, hat, yarda, ayak) alan (cerip, iran fettani, mısır fettani, mimari arşın kare,çarşı arşın kare,(endaze kare), mil kare,acre (eykir), yarda kare,ayak kare) hacim(İstanbul kilesi,dolu(yarım), sinik yarda küp,ayak küp) tartma (dirhem,okka,kantar,batman) için   kullanılan ölçme birimlerini, araştırarak sınıfa sunarlar.
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda farklı coğrafi konumlarında ölçülerinde farklılık gösterdiği belirtilerek bununla ilgili yaşanılan zorluklar hakkında bir mizansen hazırlatılabilir. Örneğin, bazı yerlerde uzunluk ölçüsü olarak arşın kullanılmakta, bazı yerlerde mimar arşını, bir başka yerde metre, bir başka yerde yarda kullanılmakta idi. Böyle olunca uzunluk ölçü birimlerinde birlik sağlanamamıştı. Bunun gibi bir çok alanda ihtilafı sıkça görülmekte idi.
  • Ölçüler Kanunuyla yeni birimler kabul edilmeseydi ortaya çıkabilecek sorunlar tartışılır ve açıklatılır.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 

 

1. 26 Mart 1931  tarihinde kabul edilen 1782 nolu ölçüler kanununa göre uzunluk,alan,hacim ve tartma ölçülerinde yapılan değişiklikleri açıklayınız.

6.sınıf, 7.sınıf, 8.sınıf ilköğretim matematik etkinlik örnekleri

 

Ders: Matematik

Konu: Kesirlerle Bölme İşlemi

Sınıf: 6-A

Öğrenme Alanı: Sayılar

Alt Öğrenme Alanı: Kesirler

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim

Kazanım: Kesirlerle bölme işlemini yapar.

Araç ve Gereçler: 4 tane elma, bıçak

Yöntem ve Teknikler: Sorgulama ve keşfetme, işbirliğine dayalı öğrenme, gösteri

Öğrenci Sayısı: 22

Süre: 2 ders saati

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ

 

Hazırlık: 40 cevizi 5 öğrenciye dağıtırsak bir kişiye düşen ceviz miktarı nedir? Doğal sayılarda bölme işlemini hangi durumlarda kullanırız? Bu tarz sorularla öğrencinin neleri hatırladıkları sorularak ön bilgiler alınır.

Öğrencilerden doğum günü pastasını 10 kişiye paylaştırma hakkındaki düşünceleri sorulur ve konuya odaklanmaları sağlanır.

Uygulama: 3 elmayı masanın üzerine koyalım.Her elmayı bıçakla iki eş parçaya ayıralım.Daha sonrada öğrencilere şu soruları soralım.

Kaç bütün elma vardı? Bu elmaları eş parçaya ayırma işini; toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerinden hangisi ile ifade edebiliriz? Bu eş parçaları kesir ile nasıl ifade ederiz? Kaç tane yarım elma elde ettik?

Cevapları aldıktan sonra işlem tahtaya yazdırılır. 3 : ½  = 6 tane yarım elma

Daha sonra öğrencilere şu problem çözdürülür. Bir elmadan iki tane yarım elma elde edilirse, dört elmadan kaç tane yarım elma elde edilir?

Cevapları aldıktan sonra işlem tahtaya yazdırılır. 3 x 2 = 6 tane yarım elma

İki işlem sonucunda bulduğunuz yarım elma sayısı eşitmidir? Cevaplar dinlendikten sonra bu iki işlemin eşitliğinin yazılabileceği söylenir. 3 : ½ = 3 x 2

3 : ½ = 3 x ½ = 6

Bir doğal sayıyı bir kesre bölerken,kesrin payının ve paydasının yerleri değiştirilerek doğal sayı ile çarpılır.

 

Ölçme ve Değerlendirme:

 

1. Aşağıdaki bölme işlemlerini yapınız.

a)      6: 1/3      b)  8: 2/5       c)  13: 5/7      c)  5: 9/4

2. 6 çuval kuru üzüm, bu çuvalların  ¾ ü büyüklüğündeki tenekelere boşaltılırsa kaç kaç teneke gerekir?

3. Ayşe bir litrelik sütü 1/5 litrelik bardaklara boşaltırsa, kaç bardak kullanması gerekir?

 

 

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 

Ders: MatematikKonu: Birinci Dereceden Bir Bilinmeyenli Denklemler

Sınıf: 7-A

Öğrenme Alanı: Cebir

Alt Öğrenme Alanı: Denklemler

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim, duyuşsal özellikler

Kazanım 1: Birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemleri çözer.

Kazanım 2: Denklemi problem çözmede kullanır.

Kavramlar: Eşitlik, denklem

Araç ve Gereçler: 3 tane bardak, 24 tane dama taşı

Yöntem ve Teknikler: Okuma, anlama, keşfetme, soru-cevap

Öğrenci Sayısı: 28

Süre: 2 ders saati

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

 

Hazırlık: Günlük hayatta ” Oynanan bir futbol maçında 90 dakika sonuna kadar maçı kazanan taraf bilinmemektedir.Kazanan tarafın belli olabilmesi için karşı takımın kalesine diğerinden fazla gol girmesi gerekir.Eğer iki takımda aynı sayıda gol atarsa eşitlik bozulmaz.Maç berabere biter.Beraberlik halinde maçtaki denge sağlanmış olur. “

Peki matematikte bilinmeyeni bulmak için neler yapabiliriz? Sorusunu sorarak öğrencilerin konuya dikkati çekilir.

Uygulama: Tahtaya 3xa = 12 denklemi yazılır.Denklemi çözmek için, eşitliği sağlayacak olan x bilinmeyeninin değerinin bulunması gerektiği söylenir.

Masanın üzerine 3 bardak koyalım.Öğrencilere göstermeden içlerine dörder tane dama taşı atalım.Bardakların yanına da 12 tane dama taşı koyalım.

Bardakların içlerinde eşit sayıda dama taşı vardır.Bardakların içindeki dama taşlarının toplam sayısı, bardakların dışındaki dama taşlarının sayısına eşittir.Buna göre bardakların içinde kaçar tane dama taşı vardır? Cevaplar alındıktan sonra gerekli açıklamalar yapılıp denklem çözülür.

3xa = 12 eşitliğinin her iki tarafını, 3’ün çarpmaya göre tersi olan +1/3 ile çarparız.

1/3 x 3a = 12×1/3

3a/3 = 12/3

a = 4    Ç= {4}

Çözüm kümesini bulduktan sonra denklemde a yerine 6 yazılarak sağlama yapılır.

Sağlaması şöyle olur.

3xa=12       3×4 = 12       12=12      olduğu için çözüm doğrudur.

 

Ölçme ve Değerlendirme:

 

1. Aşağıdaki denklemlerin çözüm kümesini bulunuz.

a)      12+x= 25      b)  n-5=13       c)  6y=30      c)  k/7=2

2. Ahmet’in kalemlerinin 8 fazlası Kemal’in kalemlerinin sayısına eşittir.Kemal’in 10 tane kalemi olduğuna göre Ahmet’in kalemlerinin sayısı kaçtır?

3. Bir baba 120 TL’yi 5 çocuğuna eşit olarak dağıtıyor. Herbir çocuğun aldığı para ne kadardır?

 

 

Fatih KARA                            
Matematik Öğretmeni

 

 

Ders: MatematikKonu: Olasılık Hesapları Yapalım

Sınıf: 8-A

Öğrenme Alanı: Olasılık ve İstatistik

Alt Öğrenme Alanı: Olasılık hesabı

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, duyuşsal özellikler

Kazanım: Bir olayın olma olasılıklarını hesaplar.

Kavramlar: Örnek uzay, deney, olay, çıktı

Araç ve Gereçler: Küçük kartlar

Yöntem ve Teknikler: Buluş yoluyla öğrenme, soru-cevap, resim veya nesneleri yorumlama

Öğrenci Sayısı: 18

Süre: 2 ders saati

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

 

Hazırlık: Yapılacak bir bilgi yarışması için 3 ayrı sınıftan birer öğrenci seçilecek. Bunlar da okulumuzu temsil edecektir. Sizce bu seçim nasıl yapılmalıdır? Hangi öğrenciler daha şanslıdır? Bu seçim rastgele öğrenci alınarak yapılsa okul başarımız nasıl olur?

Bu sorulara verilen cevaplarla derse odaklanma sağlanır.

Uygulama: Eş büyüklükteki kartların her birine KELEBEK kelimesinin harfleri yazılır.Kartlar ters çevrilip karıştırılarak öğrencilerden  birine rastgele bir kart açtırılır.Açılan kartta yazan harfin sesli olma olasılığı sınıfa sorulur ve cevaplar alınır.

Deney yapılarak olayın sesli harf çekme işlemi olduğu söylenir.

Örnek uzayı {K,E,L,E,B,E,K} olarak belirlenip olayın çıktıları {E,E,E}olduğunu söylenerek şu işlemler yapılır.

S(Ö)=7  ve S(A)=3 ‘tür. O(A) = S(A)/S(Ö) olduğundan O(A) = 3/7 ‘dir.

Olasılığın, istenen durumların tüm durumlara bölünmesi olduğu vurgulanır.

 

Ölçme ve Değerlendirme:

 

1. Mutluluk kelimesinin harfleri eş kağıtlara yazılarak bir torbaya atılıyor.Bir kağıt çekiliyor.Çekilen kağıttaki harfin sessiz harf olma olasılığı kaçtır?

2. Bir zar havaya atılıyor.Üste gelen sayının tek sayı olma olasılığı kaçtır?

3. Bir torbada 2 kırmızı,3 mavi top vardır.

a) Torbadan çekilen topun mavi olma olasılığı kaçtır?

b) Çekilen top torbanın dışında bırakılırsa ikinci çekilen topun mavi olma olasılığı kaçtır?

 

 

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 

 Sınıf: 8-A

Öğrenme Alanı: Sayılar

Alt Öğrenme Alanı: Kareköklü sayılar

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, tahmin edebilme

Kazanım 1: Tam kare olan sayıların kareköklerini tahmin etme

Kazanım 2: Atatürk’ün matematik alanında yaptığı çalışmaların önemi anlama

Kavramlar: Kareköklü sayı, tam kare ifade

Ara disiplin: Sayılar arası ilişkiler ve sayı çeşitleri

Araç ve Gereçler: Kareli kağıt, renkli kalem, hesap makinesi

Yöntem ve Teknikler: Tahmin, buluş yoluyla öğrenme, gösterip yaptırma, boşluk doldurma

Öğrenci Sayısı: 20

Süre: 2 ders saati

Hazırlık: Sınıfa ayrıt uzunluğu belli olmayan küp şeklinde bir kutu getirilir. Öğrencilerden, kutunun bir yüzünün alanını tahmin etmeleri istenir. Bu tahmin stratejisine hangi işlemi yaparak vardıkları şeklinde bir tartışma ortamı oluşturulur. Öğrencilerden eskiden kullanılan matematik ve geometri terimlerinin günümüzde ne gibi değişimlere uğradığı hakkında düşünceleri sorulur.

Uygulama: Kareli kağıt üzerindeki her bir karenin alanını 1 birim kare olarak kabul edelim. Öğrencilerden kareli kağıtlara farklı boyutlarda kareler çizmeleri istenir. Çizdikleri kareleri renkli kalemlerle boyarlar.

Boyayarak oluşturulan karelerin kenar uzunlukları kaçar birim?

Alanları kaç birim kare?

Burada alanı bulmak için kenar uzunluğunu kendisiyle çarptığımız için çıkan sonucun tam kare bir ifade olduğu vurgulanır.

Karekök sembolü tanıtılır ve kullanılır.

Bulduğumuz alanı karekök içine yazarak karşılığının karenin bir kenarı olduğu belirtilir.

Kök 25, kök 121, kök 10000 değerlerini hesap makinesi kullanarak bulmaları ve tahminlerini kontrol etmeleri istenir.

Öğrencilerden gruplar oluşturmaları ve tam kare olan sayılar bulup kendi aralarında kareköklerini tahmin etmeleri istenir.

Öğrencilerden Atatürk’ün yazdığı geometri kitabının bir örneğini bulmaları ve bu kitapla ilgili bir kompozisyon yazmaları istenir.

Ölçme ve Değerlendirme:

1. Aşağıdaki sayılardan tam kare doğal sayı olanları belirleyiniz.

a) 196     b) 1849     c) 348     d) 642

2. Bir küpün yüzey alanı 294 cm2 dir. Bu küpün ayrıt uzunluğu aşağıdakilerden hangisidir?

a) 5cm     b) 7cm     c) 9cm     d) 12cm

3. Alanı 36 birim kare olan bir kare çiziniz ve renkli kalemle boyayınız. Çizeceğiniz karenin bir kenarını nasıl tahmin edersiniz?

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 

Ders: Matematik
Konu: Üslü Sayılardaki ÖrüntülerSınıf: 6-A

Öğrenme Alanı: Cebir

Alt Öğrenme Alanı: Örüntü ve ilişkiler

Beceriler: Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim

Kazanım 1: Doğal sayıların kendisiyle tekrarlı çarpımını üslü nicelik olarak ifade eder ve üslü niceliklerin değerini belirler.

Kazanım 2: Atatürk’ün matematik alanında yaptığı çalışmaların önemi anlama

Kavramlar: Üslü sayı, örüntü

Araç ve Gereçler: Kağıt, makas, hesap makinesi

Yöntem ve Teknikler: Buluş yoluyla öğrenme, gösterip yaptırma, sorgulama ve keşfetme

Öğrenci Sayısı: 20

Süre: 2 ders saati

Hazırlık: Örüntüler ile nerelerde karşılaşırız?

Örüntüleri matematikte ne zaman kullanırız?

Sayı örüntüleri oluşturmaları istenerek basit örneklerle konuya girilir. Örneğin: 1,3,5,7,… bir sayı örüntüsüdür.

Öğrencilerden eskiden kullanılan matematik ve geometri terimlerinin günümüzde ne gibi değişimlere uğradığı hakkında düşünceleri sorulur.

Uygulama: Öğrencilere birer kağıt dağıtalım.

Makas ile kağıdı üç eş parçaya kestirelim.

Oluşan eş kağıtların her birini tekrar üç eş parçaya kestirelim ve bu işlemi devam ettirelim. Kesme sıra numarasıyla ve kesme sonucunda oluşan parça sayılarıyla ilgili tablo düzenletelim.Tabloda parça sayısını gösteren sütunda oluşan sayı örüntüsünü inceletelim. Örüntünün üslü  sayı olarak yazdıralım. Örüntünün genel terimini bulduralım.

Genel terimdeki an ifadesinde a taban, n üs’dür. a sayısını n kadar yan yana yazıp çarparız. Sınıfa hesap makinesi  getirip inceletelim.

Örüntüdeki genel terimi hesap makinesindeki tuşlardan benzer olanı bulmaları istenir?

Hesap makinesinde  bir üslü sayıyı hesaplamak için hangi tuşları nasıl kullanılabilecekleriyle ilgili açıklamalar yapalım.

Eğer üslü sayı hesaplama tuşu bozuk olursa  64 veya  37 gibi üslü sayıları nasıl hesaplarsınız? Sorusunu tartışmaya açalım.

Öğrencilerden Atatürk’ün yazdığı geometri kitabının bir örneğini bulmaları ve bu kitapla ilgili bir kompozisyon yazmaları istenir.

Ölçme ve Değerlendirme:

1. Aşağıdaki çarpımları üslü sayı olarak yazınız.

a)      4´4´4´4´4     b) 3´3´3     c) 9´9´9´9´9´9´9

2. Aşağıdaki işlemleri hesap makinesi kullanarak yapınız.

a)      210 b) 134 c) 2352 d) 105

3. Aşağıdaki işlemleri yapınız.

a)      5,24´ 102 b) 4,205´ 10     c) 37´ 104

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 

ÖRNEKLEMİN ÖNEMİDers: Matematik
Konu: Sayıların Kareköklerini Tahmin Edelim

DERS                                    : Matematik

SINIF                                     : 6

ÖĞRENME ALANI             : İstatistik ve Olasılık

ALT ÖĞR. ALANI               : Araştırmalar İçin Sorular Oluşturma ve Veri Toplama

BECERİLER                        : İletişim, ilişkilendirme, akıl yürütme

KAZANIMLAR                               : Bir topluluktaki farklı özellikler hakkında sorular üretir ve veri

toplar.

Bir soruya uygun örneklem  seçer.

ARAÇ VE GEREÇLER       :

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ

1. “İstatistik nedir ve neden istatistiğe ihtiyaç duyarız?” sorusu ile öğrencilerin ön bilgileri  kontrol edilir ve istatistik kavramına giriş yapılır.

 

2. Aşağıdaki  örnek olay sınıfta tartışılarak örneklem belirlenmeye çalışılır.

 

“Süt ürünleri üreten bir firma yeni bir meyveli yoğurt üzerinde çalışmaktadır. Ürün pazarlanmadan önce belirli bir gruba tanıtılarak beğenilip beğenilmediğiyle ilgili araştırma yapmak isteniyor.

“Bu araştırmadan doğru sonuçlar elde edilebilmesi için nasıl bir grup üzerinde çalışılması gerekir?”

Soru üzerinde tartışılarak bu araştırmanın yapılacağı grubun yaşının, cinsiyetinin,yerleşim biriminin, sosyo-ekonomik düzeyinin vb. önemli olup olmadığı üzerinde tartışılarak örneklem belirlenir.Örneklem belirlenirken insanlardaki gelişim dönemleri ve bu dönemlerin belirgin özellikleriyle ilişkilendirme yapılabilir.

 

3. Seçilecek örnekleme göre yanlı sonuçların doğabileceği durumlar tartışılarak varılan sonuç açıklanır. Örneğin; Türkiye’deki kişi başına düşen gelir hesaplanırken sadece İstanbul’un zengin semtlerinden seçilen bir örneklem üzerinde araştırma  yapılmasının, yanlı sonuçlar doğuracağı tartışılır.Varılan sonuçlar yazılı ve sözlü olarak açıklatılır.

 

4. Öğrenciler dörder veya beşer kişilik gruplara ayrılarak “Okuldaki başarınızı neler etkiler?” sorusunun olası cevaplarını bir kağıt üzerine yazmaları istenir. Her grup temsilcisi yazılanları okur. Farklı cevaplar alt alta tahtaya sıralanır. Bunlardan yararlanılarak anket soruları oluşturulur. Anket sınıf içinde veya şartlar uygunsa diğer sınıflarda da uygulanarak verilir, çetele tablosunda gösterilir ve yorumlanır.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 

 

1. Bir şekerleme firması daha fazla gofret satmak istemektedir. Gofretin reklamını televizyonda en çok izlenen programda yapılmak isteniyor. Firma yaptırdığı araştırma sonucunda, en çok izlenen programın yetişkinlerin izlediği dizi film olduğunu belirledi.

  • Reklam en çok izlenen dizi arasında yayınlanırsa amacına ulaşır mı? Açıklayınız.
  • Reklamın yapılacağı program belirlenirken nelere dikkat edilmesi gerekir?
  • Üzerinde araştırma veya deney yapılacak grup örneklem olduğuna göre bu araştırmanın örneklemi nasıl seçilmelidir?

2. Okulun öğretmen profilini belirlemek için içeriğinde uygun soruların bulunduğu bir anket hazırlayıp topladığınız verilerle ilgili çetele tablosu yapınız.Tablodan çıkardığınız sonucu birkaç cümleyle yazınız.

 

TABLO OLUŞTURMA

DERS                                    : Matematik

SINIF                                     : 7

ÖĞRENME ALANI             : İstatistik ve Olasılık

ALT ÖĞR. ALANI               : Tablo ve Grafikler

BECERİLER                        : Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim

KAZANIMLAR                    : Verileri kullanarak tablo oluşturur.

ARAÇ VE GEREÇLER       :

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ

Öğrencilerden, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü internet adresinde (http://www.kultur.gov.tr) yer alan verilerden oluşturulan tabloyu yorumlamaları istenir.

 

“5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda 12.03.2004 tarihinde yapılan değişiklikle ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Dairesi Başkanlığı tarafından 81 İl Valiliğine gönderilen 31.03.2004 tarihli genelge doğrultusunda İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüklerince 2004 yılında  operasyon yapılmıştır. 01/01/2004 - 11/03/2004  tarihlerinde 84 operasyon yapılırken 12/03/2004-31/12/2004 tarihlerinde 2697 operasyon yapılmıştır.

 

Yapılan operasyonların sonuçları ile ilgili bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir:

 

Tablo: 2004 Yılında Yapılan Operasyon Sonuçları

Materyal çeşidi

I. operasyon

2. operasyon

Ele geçen materyal miktarı

Ele geçen materyal miktarı

Bandrolsüz CD/VCD

237 684

1 422 122

Bandrolsüz DVD

3088

39 508

Bandrolsüz kitap

8268

260 981

Bandrolsüz video kaset

64

591

Bandrolsüz teyp kaset

3195

50 137

Bandrollü CD/VCD

0

4637

Bandrollü kitap

0

2804

Bandrollü teyp kaseti

0

3623

Toplam

252 299

1 784 403

 

Tablo incelendiğinde, yapılan operasyon sonucunda bandrolsüz materyallerin ele geçirildiği, bunun çok üzücü bir durum olduğu, kişilerin haksız yere para kazanması sonucu ülkemizin ve bu materyallerin gerçek sahiplerinin zarara uğradığı, bu nedenle öğrencilerin kitap, kaset, CD/DVD vb. materyalleri alırken bandrollü olmasına dikkat etmeleri gerektiği vurgulanır.

 

2. Bir kağıt verilerek, bu kağıda  her öğrencinin doğduğu ayı yazmaları istenir.

3. Bu verilerle ilgili bir tablo oluşturmaları istenir.

4. Tabloya temsil ettiği bilgiye uygun bir başlık yazdırılır.

5. Öğrencilere tabloların istatistiksel bir temsil biçimi olduğu hatırlatılarak oluşturdukları tabloyu yorumlamaları ve yorumlarını yazmaları istenir.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDIRME

  • Aşağıdaki verileri kullanarak bir problem oluşturunuz. Bu verileri tablo kullanarak düzenleyiniz.

2 ,7, 6, 3, 1, 2, 7, 6, 3, 2, 2, 6, 9, 5, 3, 2, 2, 4, 5, 4, 3, 2, 3, 11

 

 

BENIM PARAM

 

DERS : Matematik

SINIF : 6

ÖĞRENME ALANI : Sayılar

ALT ÖĞRENME ALANI    : Doğal Sayılar

KAZANIMLAR : Doğal sayılarla işlemler yapmayı gerektiren problemleri çözer ve

kurar (1).

ARA DİSİPLİN                    : Kariyer Bilincini Geliştirme

KAZANIMLAR                    : Para harcamayı gerektiren uygun amaçları belirler (13).

Parasını uygun biçimde önceliklerini belirleyerek harcar (14).

 

 

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

 

1. Öğretmen, paranın ortaya çıkış nedenini ve paranın insan yaşamındaki işlevi ile ilgili aşağıdaki bilgileri öğrencilere aktarır:

PARANIN TARİHİ 

 

Değiş-Tokuş: İnsanlık tarihinin başlangıcından beri karşılıklı yarar sağlamak amacıyla kaynak ya da hizmetlerin takas yapılmasıdır. Bir yerde değiş-tokuş insanlık tarihinde paranın ilk kullanılışıdır. 

 

Hayvanlar ve Tarım Ürünleri (M.Ö. 9000-6000): Değiş-tokuştan sonra ilk olarak inek, sığır, koyun, deve vb. hayvanlar para birimi olarak kullanılmıştır. 1900’lü yılların ortasına kadar Afrika’da kullanılmaya devam etmiştir.

Tarımın gelişmesiyle özellikle hububatlar para birimi olarak kullanılmaya başladı. Daha sonra tarım aletleri de para birimi olarak kullanıldı. Bankacılık Babil’de ilk başladığında saraylarda ve tapınaklarda hububatlar ve tarım aletleri para birimi olarak saklanırdı.

 

Değerli Madenler: Daha önce kullanılan ağır ve büyük şeylerden daha uygundular. Ayrıca küçültülüp keselerde taşınabiliyorlardı. Ancak bir madenin ne kadar saf olduğunu anlamak oldukça zor olduğu için para birimi olarak kullanılmıyordu.

 

Deniz Kabukları (M.Ö. 1200): Para birimi olarak kullanılan deniz kabukları ilk olarak Çin kıyılarındaki Hint ve Büyük Okyanustan çıkarılmıştır. Tarih boyunca pek çok toplum deniz kabuklarını kullanmıştır. Yakın bir zamana kadar da Afrika’nın bazı toplumlarında kullanılmıştır. Deniz kabukları tarih boyunca en uzun süre kullanılan para birimidir.

 

Madenî Paralar: İlk madenî paralar, Taş Devri’nin sonlarında Çin’de bronz ve bakır deniz kabukları şeklinde ortaya çıkmıştır. Çinliler bu paraları zincir şeklinde bir arada tutabilmek için ortalarını boş bırakıyorlardı. Çin dışında ilk madenî paralar gümüşten yapılmıştır. Yavaş yavaş günümüzde kullanılan yuvarlak hâlini almış ve üzerlerine çeşitli imparatorların resimleri damgalanmıştır. Bu paralar ilk olarak Anadolu’da Lidyalılar tarafından kullanılmıştır. Lidyalıların teknikleri çok kısa bir sürede Yunan, Pers, Makedonya ve Roma İmparatorlukları tarafından da kullanılmıştır. Çin’den farklı olarak tüm bu imparatorluklar madenî paraları yaparken değeri olan altın, gümüş ve bronz kullanmışlardır.

Deri Para (M.Ö. 118): Deri paralar ilk olarak Çin’de kullanılmaya başlamıştır. Bunlar bir ayak büyüklüğünde karelerden oluşan ceylan derileriydi. Deri paralar tarihteki belgelenmiş ilk banknotlardır.

 

Kâğıt Paralar: Kâğıt paralar Çin’de madeni para yapılırken bakır sıkıntısı yaşanmasından dolayı ilk olarak M.S. 806-821 yılları arasında ortaya çıkmıştır. 1916 yılında İngiltere’de altın, standart değer olarak belirlendi. Bu, enflasyona karşı alınan bir önlemdi. Banknotlar belli bir miktarda altına eş geliyordu. Amerika’da 1900 yılında altın, banknot için standart değer olarak belirlendi ve bu da Merkez Bankasının açılmasını sağladı. 1930 yılındaki büyük ekonomik kriz, altının standart değer olarak kabul edilmesi anlayışının sona ermesinin başlangıcı oldu. Amerika’da altının değeri düşürüldü. Bu, altın ve para ilişkisinin sona ermesinde ilk adımdı. Paraların, bu şekilde karşılıksız kalması gerçek anlamda kâğıt parayı meydana getirdi. Para, kâğıttan imal edilir ve madde olarak bir değeri yoktur. Ayrıca altın veya başka bir değeri de temsil etmez. Paraya tedavül yeteneği sağlayan ve onu mal ve hizmet ticaretinde ödeme aracı yapan unsur, toplumsal bir anlaşmadır. Devletin garantisine güvenerek insanlar kâğıt parayı mal ve hizmet karşılığı olarak kabul ederler.

 

2. Öğretmen öğrencilerden hep beraber gidebilecekleri bir seyahat düşünmelerini ister.  Seyahatin nereye yapılacağına sınıf topluca karar verir. Öğretmen, daha sonra sınıf mevcudunu beşer kişilik gruplara ayırır ve her grubun, seyahatte harcamak için 750  boncuğunun olduğunu söyler. Her gruptan, birer seyahat planı oluşturmaları istenir. Her grup, nereye ve nasıl gideceklerini, kaç gün ve nerede kalacaklarını, nasıl harcama yapacaklarını belirten bir seyahat planı hazırlar.

 

Aşağıda seyahatte yapılacak harcamaların kaç boncuğa denk geldiği yer almaktadır:

 

Yolculuk (tek sefer):             Konaklama (bir gün):             Eğlence (tek giriş): 

 

Uçakla: 20                              Pansiyon: 10                             Eğlence parkı: 4

Otobüsle: 10                           3 yıldızlı otel: 15                      Masa tenisi : 6

Araba kiralayarak: 15             5 yıldızlı otel: 20                      Müzikli ortam: 13

Trenle: 5                                 Tatil köyü: 40                              Spor salonu: 7

 

Yemek (öğün başına):          Gezilecek yerler:                    Hediyelik eşyalar:

Otel: 3                                     Müzeler: 7                               Resimler: 15

Restoran (lüks): 10                  Tarihi yerler: 10                      Tabaklar: 10

Restoran (orta kalite): 6           Doğa gezileri: 12                         Diğer: 3

Büfe: 7                           Şehir turu: 15

Kafe (tost, poğaça vb.): 2        Alışveriş merkezi: 7

 

3. Her grup, kendi seyahat planını hazırladıktan sonra bunu sınıfla paylaşır. Harcamaları neden ve neleri düşünerek yaptıklarını sınıfa sunarlar.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

 

  • 500 boncuk ile kaç kişinin en ekonomik seyahat edebileceğini gösteren bir seyahat planı hazırlayınız.


 

 

SEMTİMİN ÇALIŞANLARI 

DERS                                    : Matematik

SINIF                                     : 8

ÖĞRENME ALANI             : İstatistik ve Olasılık

ALT ÖĞRENME ALANI    : Tablo ve Grafikler

KAZANIMLAR                    : Verileri uygun istatistiksel temsil biçimleri ile gösterir ve

yorumlar. (2)

ARA DİSİPLİN                    : Kariyer Bilincini Geliştirme

KAZANIMLAR                    : Yaşadığı çevrede bulunan meslekleri sıralar. (11)

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

1. Öğrenciler, yaşadıkları çevredeki iş yeri tabelâlarındaki bilgileri tabloya kaydederler.

2. Bilmedikleri iş yerlerini tabloda işaretlerler. Bu iş yerlerinde ne gibi çalışmalar yapıldığını ailelerinden ya da iş sahiplerinden öğrenirler.

3. Çeşitli meslek sahiplerini sınıfa davet ederler ve yaptıkları işler hakkında bilgi edinirler.

4. Bölgelerindeki iş yerlerinin fotoğraflarını çekerler. Bu fotoğrafları sınıf panosuna asarak bunlardan bir sokak oluştururlar.

5. Bölgelerindeki iş yerlerinin istatistiğini uygun temsil biçimleri ile gösterirler.

 

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 

 

Araştırma ödevleri

 

1. En son yapılan Öğrenci Seçme Sınavı’nda en fazla tercih edilen 10 mesleğin neler olduğunu araştırınız.

2. İş ve İşçi Bulma Kurumu, KPSS giriş kılavuzu, Devlet Planlama Teşkilatı’nın hazırladığı 5 yıllık kalkınma planındaki mesleklerle ilgili bilgilerden yararlanarak bu mesleklerden ilgi duyduğunuz 5 meslek hakkında bilgi toplayınız.

ÖLÇME  BİRİMLERİNE GETİRİLEN YENİLİKLER

DERS                              : Matematik

SINIF                              : 7

ÖĞRENME ALANI      : Ölçme

ALT ÖĞR. ALANI        : Uzunlukları Ölçme

BECERİLER                  : Akıl yürütme, ilişkilendirme, iletişim

KAZANIMLAR             : 3. Atatürk’ün önderliğinde ölçme birimlerine getirilen yeniliklerin gerekliliğini

nedenleriyle açıklar.

ARAÇ-GEREÇLER      : Çeşitli kaynaklar

ÖĞRETME VE ÖĞRENME SÜRECİ 

  • Sınıftaki öğrenciler gruplara ayrılarak, ölçüler kanunu kabul edilmeden önce uzunluk (merhale,fersah, berid, kulaç, zirai mimari, arşın, eski mil,endaze(arşın), urup, hat, yarda, ayak) alan (cerip, iran fettani, mısır fettani, mimari arşın kare,çarşı arşın kare,(endaze kare), mil kare,acre (eykir), yarda kare,ayak kare) hacim(İstanbul kilesi,dolu(yarım), sinik yarda küp,ayak küp) tartma (dirhem,okka,kantar,batman) için   kullanılan ölçme birimlerini, araştırarak sınıfa sunarlar.
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda farklı coğrafi konumlarında ölçülerinde farklılık gösterdiği belirtilerek bununla ilgili yaşanılan zorluklar hakkında bir mizansen hazırlatılabilir. Örneğin, bazı yerlerde uzunluk ölçüsü olarak arşın kullanılmakta, bazı yerlerde mimar arşını, bir başka yerde metre, bir başka yerde yarda kullanılmakta idi. Böyle olunca uzunluk ölçü birimlerinde birlik sağlanamamıştı. Bunun gibi bir çok alanda ihtilafı sıkça görülmekte idi.
  • Ölçüler Kanunuyla yeni birimler kabul edilmeseydi ortaya çıkabilecek sorunlar tartışılır ve açıklatılır.

 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 

 

1. 26 Mart 1931  tarihinde kabul edilen 1782 nolu ölçüler kanununa göre uzunluk,alan,hacim ve tartma ölçülerinde yapılan değişiklikleri açıklayınız.


Zümre toplantı tutanakları

Yazan: admin | Kategori:: 8. Sınıf Matematik, Bilgi Küpü

2009 - 2010 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI POYRAZDAMLARI İLKÖĞRETİM OKULU YIL SONU MATEMATİK DERSİ ZÜMRE TOPLANTI TUTANAĞI

 

Toplantı Tarihi :17/06/2009 

Toplantı Yeri               : Öğretmenler Odası

Toplantıya Katılanlar: M.Hilmi YÜCEER ( Zümre Başkanı, Okul Müdürü ), Fatih KARA (Matematik Öğretmeni)


Toplantı No:2


I. döneme ait zümre raporları ve kararları incelendi. II. Döneme ait zümre toplantı tutanakları ve kararları incelenerek alınan kararların uygulandığı görüldü.

Proje ödevleri zümrede de belirtildiği gibi Nisan ayı içerisinde toplandı. Ödevler tertip-düzen, konunun işlenişi, araştırma, zamanlama ve alıştırmaların doğruluğu yönünden değerlendirilerek uygun görülen notlar verilmiştir.


II. dönem içerisinde I. Dönem olduğu gibi üç (3) yazılı sınavı yapılmış ve 1 (bir) performans görevi, 1(bir) proje notu, 2 (iki) ders içi performans notu verilmiştir. Yazılı ölçme değerlendirmelerde çok sorulu, anlaşılır, sınıftaki her seviye düzeyine uygun, yoruma mahal vermeyecek biçimde soruların hazırlanması, sınavlarda kaynaştırma öğrencilerinin seviyelerine uygun olarak sınava tabi tutulması, sınav öncesi cevap anahtarlarının hazırlanması, not bareminin gösterilmesi, rasyonel değerlendirilmenin yapılabilmesi için sınav cevap kağıtlarının yatay değerlendirilmesi konularında dönem içerisinde azami özen gösterildi. Ve ortalamalar puan olarak hesaplanıp; not değerleri dönem notu olarak belirtilmiştir.

Matematik dersi konularına paralel olarak ihtiyaç duyulan konularda diğer branş öğretmenleri ile işbirliği içinde bulunuldu. Örneğin 6. sınıflarda uzunluk ölçüler ünitesinde fen bilgisi dersi öğretmeniyle ortak çalışmalar yapıldı. Öğrencilerin okuma ve anlama kabiliyetlerinin tespiti ve geliştirilmesi konusunda Türkçe dersi öğretmeninden, öğrencilerin geometride düzgün şekil çizebilmeleri için Resim dersi öğretmeni ile işbirliği içerisinde bulunuldu.


Atatürk ‘ün Matematik konusundaki görüşleri ve matematiğe kazandırdıkları, yaptığı değişikler konusunda öğrenciler sık sık bilgilendirildi.

Öğrenci başarısını artırmak için: öğrenci velileri ile işbirliği içinde olundu. Ders esnasında öğrencilere sık sık söz verilip derse katılımları sağlandı. Öğrencilere ödüllendirme yoluna gidilip derse olan ilgi ve istekleri artırılmaya çalışıldı. Öğrencilere sorulan soruların seviyeye uygun olmasına dikkat edildi. Öğrencilerin ders araç gereç ve malzemeleri kontrol edildi ve derse karşı sorumlulukları artırılmaya çalışıldı.


Liselere hazırlanan 8. sınıflara yönelik olarak: derste işlenen konunun örnekleri olarak önceki yıllarda konu ile ilgili çıkmış sorular çözüldü. İşlenen konu ile ilgili olarak testler dağıtıldı. Öğrencilere doğru ders çalışma, test çözme teknikleri, sınav heyecanı konularında bilgilendirmeler yapıldı. Eksikliği hissedilen konularda uygun zamanlarda tekrar anlatılarak eksikler giderilmeye çalışıldı. Eğitim bölgesi içerisindeki ulaşılabilecek meslek sahipleri özel kişilerin veya kurum temsilcilerinin okula davet edilip meslekler hakkında bilgi verilmesi sağlandı.


Fatih KARA

 

Matematik Öğretmeni


POYRAZDAMLARI İLKÖĞRETİM OKULU

 

2009–2010 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 6/B SINIFI YIL SONU

ŞUBE ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTI TUTANAĞI


TOPLANTI TARİHİ   : 10.06.2009

TOPLANTI YERİ       : Öğretmenler Odası

TOPLANTI SAATİ    : 11.00

GÜNDEM MADDELERİ

1-Açılış ve Yoklama.

2-II. Dönem sonunda şubenin başarı durumunun tespiti.

3- II. Dönemin değerlendirilmesi

4-Dilek ve temenniler

GÜNDEM MADDELERİNİN GÖRÜŞÜLMESİ

1-Sınıf Şube Rehber Öğretmeni (Matematik Öğretmeni) Fatih KARA başkanlığında, okulumuz öğretmenler odasında, 10.06.2009 tarihinde, saat 11.00’te Şube Öğretmenler Kurulu toplantısı başladı.

2–Sınıfın genel başarı durumunun normal olduğunu ve bu durumun not ortalamalarından açıkça görüldüğü ifade edildi.

Şube Öğretmenler Kurulu’nun yaptığı ortak değerlendirme sonucunda öğrencilerin başarısızlık nedenleri genel olarak şöyle tespit edilmiştir:

—Dikkat eksikliği ve derslere karşı ilgisizlik

—Derslere hazırlıksız gelme

—Ailelerin geçim sıkıntısı

—Anne-baba ayrılıkları, anne veya babanın hayatta olmaması

—Velilerin çocuklarına karşı ilgisizlikleri

—Bir önceki yıllara ait temel bilgilerdeki eksiklik

—Okuduğunu anlamama, anladığını doğru ve açık bir biçimde ifade edememeleri

—Temel matematik işlemlerinde yetersiz oldukları

—Yeterince kitap okumadıkları tespit edilmiştir.

3-Şube Rehber Öğretmeni Fatih KARA; Problemli olan ve bu nedenle başarısı düşebilecek öğrencilerimizin veli-öğretmen ve okul idaresi işbirliği ile ortak tedbir alındığını vurguladı. Öğrencilerin sayısal işlemlerde eksik olduğunu ve bunun için bol alıştırma yaptırıldığını söyledi. Öğrencilerin II. Dönemi başlarında derse karşı çok ilgili olduklarını fakat, 23 Nisan ve ardından hemen başlayan okul gecesi çalışmaları ile derslerden çok uzaklaştıklarını vurguladı. Bu çalışmalar bittiğinde sene sonu geldiğinden eksiği olan öğrencilerinin başarısının düştüğünü söyledi.

Türkçe Öğretmeni Seda KÜÇÜKASLAN ; Sınıfın görev almada, derslere katılımda istekli ve iştiraklerinin iyi derecede olduğunu söyledi. 23 Nisan ve okul gecesi çalışmalarda görevlendirildiğinden sınıf ile beraber dersleri sağlıklı işleyemediğini vurguladı.

Fen ve Teknoloji öğretmeni Tuba DOĞRU; Öğrencilerin verilen performans görevlerinin bir çoğunu yaptıklarını söyledi. Ders kitabı ve Çalışma kitabındaki etkinliklerin birkaç öğrencinin dışında harkesin tamamladığını vurguladı. Derse karşı ilgili ve dikkatli davranan öğrencilerin SBS sınavından iyi puan alacağına inandığını söyledi.

Sosyal Bilgiler Öğretmeni Nalan AKKURT; II. Dönemden itibaren fazla sorun yaşanmadığını söyledi. Öğrencilerin daha uyumlu ve sorumlu davranmaya başladıklarını vurguladı. Öğrencilerin derse karşı ilgilerinin arttığını söyledi.

İngilizce Öğretmeni Zerrin DENİZ ; Sınıfın genel olarak İngilizce derine karşı ilgili ve katılımlarının yüksek olduğunu söyledi.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Şükrü DEREMUMLU; öğrencilerin derse karşı oldukça ilgili olduklarını söyledi.

Görsel Sanatlar Öğretmeni Muammer ÇAVDAR; Öğrencilerin  derse karşı ilgisinin iyi olduğunu ve malzemelerini büyük bir çoğunluğun tam getirdiğini söyledi.  Sadece sınıfta suskunluğun oluşması biraz zaman aldığını belirtti.

Müdür Yardımcısı Fevzi ÜNKAYA;  Teneffüslerde sınıfların boşaltıldığını, nöbetçi öğrenciler tarafından havalandırıldığını ve sınıflarda koşmaların engellendiğini söyledi.

 

4-Başarılı ve sağlıklı bir dönem geçirmek dileğiyle toplantıya Okul Müdürü M.Hilmi YÜCEER tarafından son verildi.

 

 

Fatih KARA
6-B Sınıf Rehber Öğretmeni


2009–2010 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI POYRAZDAMLARI İLKÖĞRETİM OKULU MATEMATİK DERSİ I.DÖNEM ZÜMRE ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTI TUTANAĞIDIR.

 

 

Toplantı Tarihi :03/09/2009 

Toplantı Yeri : Öğretmenler Odası

Toplantıya Katılanlar: M.Hilmi YÜCEER  (Zümre Başkanı, Okul Müdürü.),

Fatih KARA  (Matematik Öğretmeni)

Toplantı No :1

Gündem Maddeleri:

  1. Açılış ve yoklama.
  2. Yazman seçimi
  3. Türk Milli Eğitiminin genel amaçlarının okunması.
  4. Atatürk İlke ve İnkılâpları öğretim esaslarının okunması.
  5. Bir önceki yılın zümre kararlarının değerlendirilmesi.
  6. Eğitim öğretim programının incelenerek ortak ders anlayışının ve ders işleyişinin oluşturulması.
  7. Öğrencilerin eğitim durumları ve çevre özellikleri.
  8. Ünitelendirilmiş yıllık planların hazırlanması.
  9. Konuların işlenişinde kullanılacak yöntem, teknik ve metotların belirlenmesi.
  10. Yeni İlköğretim Kurumları Yöneltmeliği’nde yapılan değişikliklerin değerlendirilmesi.
  11. Eğitim öğretim yılında uygulanacak sınavların zamanlarının belirlenmesi.
  12. Öğrencilere verilecek projelerin konusunun, verilme, toplanma ve değerlendirme esaslarının belirlenmesi.

13. Dilek ve temenniler.

 

Gündem Maddelerinin Görüşülmesi:

1.            Matematik zümre öğretmenleri toplantısı M.Hilmi YÜCEER  başkanlığında başladı. Yapılan yoklamada Matematik Öğretmeni Fatih KARA nın toplantıda hazır olarak bulunduğu tespit edildi.

2.            Fatih KARA  zümre başkanı tarafından yazman olarak seçildi.

3.            Zümre Başkanı M.Hilmi YÜCEER tarafından 1739 sayılı kanunun okunarak Türk Milli Eğitimin genel amaçları belirtildi. Türk Mili Eğitiminin temel ilkeleri:

Genellik ve eşitlik, Ferdin ve toplumun ihtiyaçları.,Yöneltme.

Eğitim hakkı.,Fırsat ve imkan eşitliği,Süreklilik,Atatürk ilke ve inkılapları, Atatürk milliyetçiliği.

Demokrasi eğitimi,Laiklik.,Bilimsellik.,Planlılık.,Karma eğitim.,Okul aile işbirliği.,Her yerde eğitim.

4.            Zümre Başkanı M.Hilmi YÜCEER tarafından 2104 sayılı tebliğler dergisinden Atatürk inkılâp ve ilkelerinin öğretim esasları okundu. Atatürkçülük konularının işlenmesine yönelik olarak 2504 sayılı tebliğler dergisi incelendi. Derslerde Atatürk’ün yaşamının ve bilime verdiği önemin özellikle matematiğe verdiği önemin ve getirdiği yeniliklerin anlatılması kararlaştırıldı.

5.            Bir önceki yıla ait zümre kararları Matematik Öğretmeni Fatih KARA tarafından okundu. Geçen yıl zümre toplantılarında alınan kararların düzenli olarak uygulandığı ve başarı yönünden olumlu bir sonuç alındığı açıkladı.

6.            Eğitim öğretim programı, yıllık ünitelendirilmiş plan doğrultusunda ortak ders işleyişi ve ders anlayışı sağlanmıştır. Bunun devamı için sürekli bilgi alışverişi  (konu takibi ve eşzamanlılık için) ve kontrollü işbirliğine gidilmesine karar verilmiştir. Aynı işbirliği gerekli duyulduğunda diğer zümre öğretmenleriyle de yapılmalıdır. Tüm sınıflarda 2521 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğine göre yıllık planın değişen programa uygun hazırlanmasına karar verilmiştir.

7.            Öğrencilerin çalışma, eğitim durumları ve çevre özellikleri göz önüne alınarak “ilköğretim okulu matematik ders programı”nda yer alan hedef ve davranışları dikkate alınarak sbs ye yönelik derslerin işlenmesine karar verildi.

8.            Ünitelendirilmiş yıllık planlar eğitim öğretim yılı başında zümre öğretmenlerinin işbirliği ve zümre toplantı tutanağı doğrultusunda hazırlanmasına karar verildi.

9.            Matematik Öğretmeni Fatih KARA tarafından matematik dersinde kullanılan teknikler tümevarım, tümdengelim, problem çözme, anlatım, örnek olay ve soru cevap olarak sıralandı. Konular işlenirken mümkün olduğunca ilgi çekici, günlük yaşamdan örneklerin seçilmesine, alıştırmaların kolaydan zora doğru seçilmesine karar verilmiştir. Öğrencilerin mümkün olduğunca çok derse katılımını sağlamak için öğrencilere daha çok söz verilmesi, uygulama ve problem çözümlemenin arttırılması ve öğrencilerin çeşitli yollarla katılıma teşvik edilmesine karar verilmiştir. Ayrıca derslerde yapılandırılmış grid, kavram haritası, ve diyagramı ve tanılayıcı ağaç modeli ölçeklerinin de uygulanması karalaştırıldı.

10.         Sınavlar ilköğretim yönetmeliğinin belirtilen ölçme ve değerlendirme esaslarına göre yapılacaktır. 2008/2009 eğitim öğretim yılında yapılacak olan sınavların hem çoktan seçmeli hem de yazılı cevaplandırma gerektirecek şekilde hazırlanarak bir ders saati içerisinde, sorular fotokopi yapılarak, soruların cevaplarının puanları sınav kâğıtlarında belirtilerek, işlenen son konular ağırlıklı olmak üzere sondan başa doğru azalan bir grafikteki konular dâhilinde hazırlanacak ve uygulanacaktır. Öğrencilere en az bir hafta önceden sınav günü ve saati duyurulacak ve ölçme değerlendirme sonuçları en geç on gün içerisinde öğrencilere duyurulmasına karar verilmiştir. Bir dönem boyunca 6–7–8. sınıflara 3 sınav yapılmasına karar verilmiştir.

Öğrencilerin ders içi performansları, bütün derslerden bir yarıyılda üç adet derse katılım puanı verilerek değerlendirilecektir.

11.        Sınavların zamanları 6. ,7. ve 8. sınıflar için aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.

I. Dönem I. Yazılı Ekim ayının 4. haftası II. Dönem I. Yazılı Mart ayının 3. haftası
I. Dönem II. Yazılı Kasım ayının 4. haftası II. Dönem II. Yazılı Nisan ayının 3. haftası
I. Dönem III. Yazılı Ocak ayının 1. haftası II. Dönem III. Yazılı Mayıs ayının 4. haftası

 

12.         Projelerin ilgili 2584 sayılı Tebliğler Dergisinde yapılan ek ve değişiklikler Fatih KARA tarafından okunarak proje konuları, öğrencilere tebliği, toplanma süresi, projelerde istenen nitelikler ve puanlama tespit edilmiştir. Buna göre projelerini Ocak ayının 2. haftasına kadar verenler birinci dönem değerlendirilecektir.1. dönem projelerini teslim etmeyenler ise 2. dönem Nisan ayının son haftasına kadar projelerini teslim edeceklerdir. Projeler pilot kalemle, A4 kâğıdına, tek taraflı olmak üzere silinti kazıntı olmaksızın aşağıdaki ölçekte belirtilen nitelikler doğrultusunda istenecektir.

Proje Değerlendirme Ölçeği:

  • Kapak düzeni %5
  • İçindekiler sayfası %2
  • İçerik

o        Araştırmanın niteliği (okuma, görsel, gözlem, sözlü yardımlar) %10

o        Akıl yürütme, neden sonuç ilişkileri %10

o        Fikirlerin iyi bir düzende sunumu %10

o        Görsel verilerin konuyla ilişkilendirilmesi, uygun yerlerde kullanılması %10

  • Dilin kullanımı (Türkçenin ve matematik dilinin doğru kullanımı) %10
  • Diğer alanlarla matematiğin ilişkisini gösterme, diğer alanlarla işbirliği %10
  • Yaratıcılık-özgün fikirler %10
  • Yararlanılan kaynaklar sayfası, kaynakların niteliği ve çokluğu %8
  • Öğretmenle birlikte yapılan çalışma takvimine bağlı kalma %5
  • Sunum (Projenin bir topluluk önünde anlatılması, sunuş biçimi, kullanılan dil, kendine güven, topluluğa kendini dinletebilmesi, benden dili) %10

olarak belirlenmiştir.

13.      Dilek ve temenniler bölümünde söz alan Matematik Öğretmeni Fatih KARA öğrencilerin başarısının artması için öğretmenlerin daha çok çalışması

gerektiğini belirtti. Başka söz alan olmadığından Zümre Başkanı M.Hilmi YÜCEER  I. dönemin de başarılarla geçmesini dileyerek toplantının son bulduğunu söyledi.

 

 

Üye

 

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

Zümre Başkanı

M.Hilmi YÜCEER

Okul Müdürü

03/ 09 / 2008

 





POYRAZDAMLARI İLKÖĞRETİM OKULU 2009-2010 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

 

MATEMATİK DERSİ YIL SONU ZÜMRE RAPORU

 

 

GÜNDEM:

1.Açılış.

2.Ders programları,

3.Ders araç-gereçleri,

4.Yöntem ve teknikler,

5.Okul ve dersliklerdeki fiziki durumlar ve öğrenci başarı düzeyinin değerlendirilmesi,

6.Olumlu uygulamalar hakkında bilgiler.

 

GÜNDEM MADDELERİ:

 

1)      23.06.2009 tarihinde saat 11:00’da toplantıya başlanıldı.

 

2)      Ders programı dahilinde matematik dersi konularına paralel olarak ihtiyaç duyulan konularda diğer branş öğretmenleri ile işbirliği içinde bulunuldu.Örneğin 7.sınıflarda grafikler konusunda Fen Bilgisi öğretmeniyle ortak çalışmalar yapıldı .Öğrencilerin okuma ve anlama kabiliyetlerinin tespiti ve geliştirilmesi konusunda Türkçe dersi öğretmeninden, öğrencilerin geometride düzgün şekil çizebilmeleri için Resim dersi öğretmeni ile işbirliği içerisinde bulunuldu.

 

3)      Derslerin materyallerle işlenmesi öğrencilerin derslere karşı ilgilerini ve kendilerinin bir şeyler üreterek sonuca varmaları derslerdeki başarıyı arttırdı.Öğrencilerin ders araç gereç ve malzemeleri kontrol edildi ve derse karşı sorumlulukları arttırılmaya çalışıldı.

 

4)      Öğrenci başarısını arttırmak için: öğrenci velileri ile işbirliği içinde olundu.Ders esnasında öğrencilere sık sık söz verilip derse katılımları sağlandı.Öğrencilere sorulan soruların seviyeye uygun olmasına dikkat edildi.Etkinlikler yaptırıldı.

Oks ve Sbs’ye hazırlanan öğrenciler için,derslerden sonra takviye kurslar yapıldı.

Öğrencilere doğru ders çalışma,test çözme teknikleri,sınav heyecanı konularında

bilgilendirmeler yapıldı.

 

5)      2008-2009 Eğitim öğretim yılının matematik dersine göre başarı durumları incelendi.Bütün sınıflarda %100 başarı elde edildi.

 

6)      Konulara yönelik materyaller kullanımı öğrencilerin derse karşı ilgilerini ve başarılarını arttırdı.Ders konularıyla ilgili diğer branş öğretmenleriyle işbirliği içinde çalışılması ders başarısında etkili oldu.

 

 

 

 

M.Hilmi YÜCEER                                     Fatih KARA

 

Okul Müdürü                                      Matematik Öğretmeni



2009–2010 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI POYRAZDAMLARI İLKÖĞRETİM OKULU II. DÖNEM MATEMATİK DERSİ ZÜMRE ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTI TUTANAĞI

 

 

TOPLANTI YERİ                                  :Öğretmenler odası

TOPLANTI NO                           :2

TOPLANTI TARİHİ                   : 18.02.2009

TOPLANTI SAATİ                     :12.45

TOPLANTIYA KATILANLAR :M.Hilmi YÜCEER(Okul Müdürü) ,

Fatih KARA(Matematik Öğretmeni)

GÜNDEM:

1) Açılış ve yoklama,

2) 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu´nun 2.10. ve 43. sayılı maddelerinin okunması,

3) 2504 ve 2488 sayılı tebliğler dergilerinde yayımlanan Atatürk İlke ve İnkılâplarının yönergesi ve Atatürkçülük konularının görüşülüp günlük planlara aktarılması,

4) 1.dönem yapılan Ünitelendirilmiş yıllık planlara göre, konuların zamanında işlenip işlenemediğinin, iş takvimi ve çalışma programına uyulup uyulamadığının tespiti, yazılan amaç ve davranışların gerçekleşme durumunu değerlendirilmesi,

5) Bir önceki yılın zümre kararlarının değerlendirilmesi.

6) 1.dönemde yapılan yazılı sınavlarının derse uygun ve yeterli olup-olmadığının tespiti ve 2.dönemde uygulanacak sistem hakkında karar verme,

7) Proje ödevlerin belirlenmesi toplama zamanın tespiti. Proje ödevlerinin değerlendirme hususları

8) Derslerde uygulanacak yöntem ve teknikler ile ölçme değerlendirme konularının görüşülmesi,

9) Başarıyı artırmada alınacak önlemler

10) SBS ye hazırlık

11) Sınıf rehber öğretmen-veli ve öğrencilerle yapılacak görüşmelerin planlanması

12) Diğer zümre öğretmenleri ile işbirliği

13) Dilek, temenniler ve kapanış

 

GÜNDEM MADDELERİNİN GÖRÜŞÜLMESİ

1) Matematik zümre öğretmenleri toplantısı Okul müdürü M.Hilmi YÜCEER başkanlığında başladı.

2) 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu´nun 2, 10 ve 43 sayılı maddeleri Fatih KARA tarafından okundu.

Madde 2: Türk Milli eğitimin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini;

1. Atatürk inkılâp ve ilkelerine anayasada bulunan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan haklarına ve anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye cumhuriyetine karşı görev sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek.

2. Beden, zihin, ahlak ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel

düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk

duyan; yapıcı, yırtıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek.

3.İlgi istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranış ve davranış ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak süreniyle hayata hazırlamak. Ve onların kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarına sağlamak.

Böylece bir yandan Türk vatandaşlarını ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak öte yandan mili birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk milletini Çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır.

Madde 10: Eğitim sistemimizin her derece ve türü ile ilgili ders programlarının hazırlanıp uygulanmasında her türlü eğitim faaliyetlerinde Atatürk inkılâp ve ilkeleri ve anayasada ifadesini bulmuş olan Atatürk milliyetçiliği temel olarak alınır. Milli ahlak ve milli kültürün bozulup yozlaşmadan kendimize has şekli ile evrensel kültür içinde korunup geliştirilmesine ve öğrenilmesine önem verilir.

Milli birlik ve bütünlüğün temel unsurlarından biri olarak Tür dilinin, eğitimin her kademesinde özellikler bozulmadan ve aşırılığa kaçılmadan öğretilmesine önem verilir. Çağdaş eğitim ve bilim dili halinde zenginleşmesine çalışılır. Bu maksatla Atatürk kültür dil ve tarih yüksek kurumu işbirliği yapılarak milli eğitim bakanlığınca gerekli tedbirler alınır

Madde 43: Öğretmenlik, devletin eğitim öğretim ve bununla ilgili yönetime görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini Türk milli eğitiminin amaçlarına ve temel olarak ifa etmekle yükümlüdürler. Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür özel alan eğitimi ve pedagojik formasyonla sağlanır.

Yukarıda belirtilen nitelikler kazanabilmeleri için hangi öğretim kademesinde olursa olsun öğretmen adaylarının yüksek öğrenim görmelerinin sağlanması esastır. Bu öğrenim lisans öncesi lisans ve lisansüstü seviyelerde yatay ve dikey geçişlere imkân verecek biçimde düzenlenir.

 

3) 2504 ve 2488 sayılı tebliğler dergisinden Atatürkçülükle ilgili konular görüşüldü. M.Hilmi YÜCEER yıllık planlara alınan bu konuların zamanı olan gün ve haftalarda derslerde işlenmesi gerektiğini önemle vurguladı.

 

4) Fatih KARA; Yıllık planları bazı sınıflarda başarılı bir şekilde uygulamamıza rağmen bazı sınıflarda ise başarısız öğrencilerle başarılarını artırma amaçlı konuşmalar ve onları kazanmaya yönelik çalışmalar yaptığımızdan tam olarak yıllık planlarını uygulamada sorun yaşadığını belirterek planlarda yazılan amaç ve davranışların öğrencilere kazandırıldığını söyledi.

 

5) Bir önceki döneme ait zümre kararları matematik öğretmeni Fatih KARAtarafından okundu. Geçen dönem zümre toplantılarında alınan kararların düzenli olarak uygulandığı ve başarı yönünden olumlu bir sonuç alındığı açıkladı. Ancak yinede başarının beklenilen seviyede olmadığını açıkladı.

 

6) Okul müdürü M.Hilmi YÜCEER; ölçme ve değerlendirmenin MEB İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde 42.maddede belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılması gerektiğini söyledi. Fatih KARA ; sınavların ve değerlendirmelerin ilköğretim yönetmeliğinin belirtilen ölçme ve değerlendirme esaslarına göre yapıldığını belirtti. 2008/2009 eğitim öğretim yılının 2.döneminde yapılacak olan sınavların hem çoktan seçmeli hem de yazılı cevaplandırma gerektirecek şekilde hazırlanarak bir ders saati içerisinde, sorular fotokopi yapılarak, soruların cevaplarının puanları sınav kâğıtlarında belirtilerek, önceden bildirilen konular dâhilinde hazırlanacak ve uygulanacaktır. Öğrencilere en az bir hafta önceden sınav güne ve saati duyurulacak ve ölçme değerlendirme sonuçları en geç bir hafta içerisinde öğrencilere duyurulacaktır. Bu dönem boyunca 6–7–8. sınıflara 3 sınav yapılacaktır.

Proje konuları ilk dönem zümrede karar verilen konular dâhilinde dağıtılmış olup puanlama öğrencilere bildirilmiştir.

Bu dönem en az bir adet performans ödevi öğrencilere hazırlatılarak, puanlama önceden bildirilecektir.Öğrencilerin ders içi performansları, bütün derslerden bir yarıyılda en az 1 adet derse katılım puanı verilerek değerlendirilecektir.

 

7) Fatih KARA; 1.dönem içinde proje konularının öğrencilere dağıtıldığını, zaman zaman ödev hakkında ne yaptıklarını sorarak kontrol altında tutulduğunu, Nisan ayı sonunda ödevleri toplayacağını ve değerlendirmeyi 1.dönem zümresinde alınan kararlara göre değerlendirmeyi yapacağını belirtti.

 

8) Fatih KARA; konuların işlenişinde müfredata bağlı kalınarak, matematik dersinde kullanılan yöntem ve teknikler ışığında;

·                                 Ev çalışmaları verilecek.

·                                 Verilen çalışmalar olanaklar nispetin de kontrol edilecek.

·                                 Bir sonraki konunun bir önceki konu ile ilgili yönleri verilecek.

·                                 Konular seviyeye uygun işlenecek, üst seviyedeki öğrenci kaybedilmeden, alt seviyedeki öğrenci seviyesine inilecek.

·                                 Bireysel ve grup çalışmaları yaptırılacak.

·                                 Anlatım, soru-cevap vb. yöntemlerden yararlanılacak.

·                                 Bolca alıştırma çözülerek tekrar yapılmasının davranış olarak kazandırılması sağlanacak.

 

Fatih KARA; planlarda çoklu öğretim metotlarını kullanmanın ders işlenişini zevkli kılacağını, derste konu ile ilgili öğrencilere oynatılacak oyunların dersi daha zevkli hale getireceğine inandığını söyledi.

 

9) Okul müdürü M.Hilmi YÜCEER; geçen zümrede alınan kararların aynen uygulamaya devam edilmesini istedi.

·                   Derslere mutlaka hazırlıklı ve planlı şekilde girilmesine,

·                   Derslere zamanında girilip çıkılmasına, öğrenciden de bu davranışın istenmesine,

·                   Öğrencinin derse daha aktif katılımını sağlamak için konuya uygun yöntem ve tekniklerin uygulanmasına,

·                   Öğrenciyi gereğinde konu ile ilgili hiçbir şey bilmiyor gibi kabullenip konuyu en basitten alarak öğrencinin ilgisinin artırılmasına,

·                   Öğrenciye mümkün olduğunca ismi ile hitap edilmesine ve bu yolla öğrencide öz-güven duygusunun geliştirilmesine,

·                   Matematik öğretiminin amacının ve öneminin öğrenciye anlatılmasına, güncel uygulamalardan örnekler vererek gerekliliğine inandırılmasına,

·                   Matematik dersinin başarılamaz bir ders olmadığının inandırılmasına, bunun içinde her öğrencinin ilgisini çekebilecek basit ve mantık ürünü kısa soruların sorulmasına,

·                     Zayıf fakat gelişmeye elverişli öğrencilerin belirlenip bunlara yardımcı olunmasına,

·                     Öğrencilerin hepsinden aynı başarının beklenemeyeceği gerçeğinden hareketle, zayıf öğrencilere anlayışla ve sabırla ve tatlı sert bir disiplin anlayışı ile yaklaşılmasına,

·                   Öğrenciye bir takım prensiplerimizin olduğunun hissettirilmesine, bu prensiplerimizde tutarlı davranarak kalıcı bir disiplinin sağlanmasına,

·                   Derslerde ve öğrencilerle ilişkilerde argo ve günlük konuşma dilinin çirkinliklerine yer verilmemesine, güzel Türkçemizin kuralları ile kullanılmasına ve kullandırılmasına,

·                   Öğrencilerin derslere mutlaka defter-kitap gibi ders araç gereçleri ile gelmelerinin istenmesine, sık sık yapılacak kontrollerle bunun bir davranış haline getirmelerinin sağlanmasına,

·                         Temiz, tertipli ve düzenli defter tutmanın bir eğitim olayı olduğu gerçeğinin öğrenciye anlatılmasına, ödev yönetmeliği gereğince tutulan defterlerin, Ders Dışı Eğitim ve Öğretim Faaliyeti olarak değerlendirilmesine,

·                   Öğrenci üzerinde devamlı kontrollerde bulunulmasına, günlük işlenen konuların tekrarı ve bu konuların pekiştirilmesi için ödev alıştırmalarının verilmesine ve bunların takibinin mutlaka yapılmasına,

·                   Derse olumlu katkısı olan, başarılı öğrencilerin sözle ya da notla mutlaka ödüllendirilmesine, bu davranışın teşvik edici bir ortamın yaratılarak sunulmasına,

·                   Derslerin son 5–10 dakikasının konunun anlaşılıp anlaşılmadığını anlamak ve eksik kalan yönlerinin giderilmesi amacıyla kısa soruların sorulup, cevapların alınmasına ayrılmasına,

·                   Her fırsatta ülkenin eğitilmiş insan gücüne olan ihtiyacını dile getirilmesine, bu konuda mesleki eğitimin önemine dikkat çekilmesine karar verildi.

 

10) Fatih KARA sene sonunda 6. ,7. ve 8.  sınıfların SBS sınavına girecekleri, bu konuda ise okulda 8.sınıflara,7.sınıflara ve 6. sınıflara SBS Matematik kursu verildiğini söyledi.

 

11) Sınıf öğretmenleri ile sürekli diyalog halinde olma ve gerektiği zamanlarda öğrenci velileriyle birebir görüşme kararı alındı.

 

12) Diğer zümre öğretmenleriyle yeri geldikçe birlikte çalışmalar yapma kararı alındı. Türkçe öğretmenleri ile dilimizi doğru kullanıp öğrencilerimize daha yararlı olunması, diğer ders öğretmenleri ile matematik işlemlerin kullanımı sırasında karşılaştıkları zorlukları çözmede fikir alış-verişi yapılması ayrıca sportif ve kültürel faaliyetlere katılan öğrencilerin derslerimizdeki başarılarının dikkatle gözlenip, uygun tedbirlerin alınması kararlaştırıldı.

 

13) Okul müdürü M.Hilmi YÜCEER 2008–2009 eğitim öğretim yılının II. döneminin sağlıklı, mutlu ve başarılı geçmesi dileğiyle toplantıya son verdi.

 

 

 

 

 

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 


UYGUNDUR

 

 

M.Hilmi YÜCEER

Okul Müdürü

 


 

 

 

POYRAZDAMLARI İLKÖĞRETİM OKULU

2009–2010 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 6/B SINIFI I. KANAAT DÖNEMİ

ŞUBE ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTI TUTANAĞI

Toplantı Tarihi           : 08/10/2009

Toplantı Yeri               : Öğretmenler Odası

Toplantı Saati              : 15.30

Toplantıya Katılanlar : M.Hilmi YÜCEER, Fevzi ÜNKAYA, Fatih KARA, Seda KÜÇÜKASLAN, Cemile ORHAN, Nalan AKKURT, Zerrin DENİZ, Muammer ÇAVDAR, Şükrü DEREMUMLU, Hakan SARI

Poyrazdamları İlköğretim Okulu 6/B sınıfı şube öğretmenleri, 2089 sayılı Tebliğler Dergisi’nde yayımlanan eğitim ve öğretim çalışmalarının planlı yürütülmesine ilişkin yönerge gereğince yukarıda belirtilen yer, tarih ve saatte toplanarak tespit ettiği gündem maddelerini görüşüp aşağıdaki kararları almıştır.

 

 

GÜNDEM MADDELERİ

  1. Açılış ve yoklama.
  2. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı.
  3. Öğrencilerin kişilik özellikleri.
  4. Öğrencilerin sağlık durumları.
  5. Maddi durumu kötü olan öğrencilerin tespiti.
  6. Öğrencilerin derslere karşı ilgisi ve başarı durumları.
  7. Öğrenci başarısızlıklarının nedenleri ve alınacak önlemler.
  8. Öğretmen-öğrenci ilişkileri.
  9. Öğrencilerin verimli ders çalışma yöntemleri konusunda bilgilendirilmesi.
  10. Derslerin, öğrencilerin ilgisini çekecek şekilde işlenmesi.
  11. Öğrencilere kendine güven duygusunun kazandırılması.
  12. Öğrencilerin ailevi problemleri ve çözüm yolları.
  13. Öğrencileri araştırmaya yöneltme.
  14. Ders araç-gereçleri ve bunların kullanılması.
  15. Öğrencilerin beslenme durumları.
  16. Temizlik, düzen, kılık-kıyafet.
  17. Mesleki rehberlik ve SBS.
  18. Dilek ve temenniler.

 

GÜNDEM MADDELERİNİN GÖRÜŞÜLMESİ

Madde 1: 6/B Sınıfı Şube Öğretmenleri, okul müdürü M.Hilmi YÜCEER başkanlığında toplanmıştır. Yapılan yoklama sonucunda bütün öğretmenlerin toplantıya katıldığı görülmüştür.

Madde 2: Saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu.

Madde 3: 6/B Şube-Rehber Öğretmeni Fatih KARA öğrencilerle ilgili tespitlerini şu şekilde dile getirdi:

Bazı öğrencilerin ödev ve çalışmalarını zamanında yapmadıklarını, ailenin de öğrencilerin ödev ve çalışmaları hakkında yeterli duyarlılığı göstermediklerini belirtti. Yine bazı öğrencilerin ders çalışmalarının yetersiz düzeyde olduğu bu öğrencilere bire bir rehberlik yapılması gerektiğini vurguladı.

Madde 4: 6/B öğrencilerinin sağlık durumları ile ilgili olarak ciddi sağlık problemi olan bir öğrencinin bulunmadığı, Rana GÜNER isimli öğrencinin şeker hastası olduğu tespit edilmiştir.

Madde 5: Maddi durumu kötü olan öğrenciler 6/B Şube-Rehber Öğretmeni Fatih KARA tarafından tespit edilmiş ve yardım edilmesi konusunda idarecilere bilgi verilmiştir. Yapılan bazı yardımlar ilgili öğrencilere ulaştırılmıştır.

Madde 6: Bazı öğrencilerin derse ilgisinin yeterli düzeyde olduğu ve bu durumun derslerindeki başarılarına da yansıdığı belirtildi. Bazı öğrencilerin ise derslere karşı ilgisiz kaldığı ve bu öğrencilerin oldukça başarısız olduğu Türkçe Öğretmeni Seda KÜÇÜKASLAN tarafından belirtildi. Bu öğrencilerin özellikle ailevi problemleri olan, evde kendisi ile ilgilenilmeyen, maddi durumları kötü olan öğrenciler olduğu Şube-Rehber Öğretmen Fatih KARA tarafından belirtildi. Öğrencilerin problemlerinin aşılması ve başarılarının artırılması için bu öğrencilerle ve velileriyle sık sık görüşme yapılması gerektiği Okul Müdürü M.Hilmi YÜCEER tarafından belirtildi.

Madde 7: Öğrencilerin genellikle sayısal derslerde sözel derslere oranla başarılarının düşük olduğu bunun da tekrar eksikliğinden ve verilen ödevlerin tam olarak yapılmadığından kaynaklandığı, velilerin verilen ödevlerin yapılması konusunda öğrencileri takip etmesi gerektiği Fen ve Teknoloji dersi öğretmeni Cemile ORHAN tarafından belirtildi. Öğrencilerin işledikleri konuları günlük olarak mutlaka tekrar etmesi gerektiği ve bu konularla ilgili bol bol test ve soru çözülmesi gerektiği Matematik Öğretmeni Fatih KARA tarafından belirtildi. Bazı öğrencilerin yazılılarda aldıkları notları ailelerinden gizledikleri, bu konuyu çözüme kavuşturmak için bir sonraki veli toplantısında velilere öğrencilerin notlarının yazılı olarak bildirileceği 6/B Şube-Rehber öğretmeni Fatih KARA tarafından belirtildi.

Madde 8: Öğrencilerin içinde bulundukları yaştan dolayı bir çok problemlerinin olabileceği, öğretmenlerin bir anne, bir baba ya da çocuğun en iyi arkadaşıymış gibi ona yaklaşarak problemlerini çözmesinde yardımcı olabileceği Müdür Yardımcısı Fevzi ÜNKAYA tarafından belirtildi.

Madde 9: Bazı öğrencilerin nasıl ders çalışmaları gerektiğini bilmedikleri, bu yüzden bütün öğretmenlerin derslerde öğrencileri verimli ders çalışma yöntemleri konusunda bilgilendirmeleri gerektiği Sosyal Bilgiler Öğretmeni Nalan AKKURT tarafından belirtildi. İngilizce Öğretmeni Zerrin DENİZ velilerin de bu konuda bilgilendirilmesi gerektiğini çünkü evde öğrencilere onların rehberlik ettiğini ve bu konuda yeterli bilgiye sahip olmaları gerektiğini belirtti.

Madde 10: Bazı öğrencilerin derslerde sıkıldığını, konuların özelliğine göre derslerde konuyla ilgili yarışmalar, bilmeceler, hikayeler hazırlanabileceği, oyunlar oynanabileceği, bilgisayar kullanılabileceği Din Dersi Öğretmeni Şükrü DEREMUMLU tarafından belirtildi.

Madde 11: 6/B Şube-Rehber öğretmeni Fatih KARA tarafından bazı öğrencilerin kendilerine güven duygusunun geliştiği ve bunun da büyük ölçüde ailelerinin katkısıyla sağlandığı belirtildi. Diğer öğrencilerin de ailelerinin bilgilendirilerek evde bir karar alınırken bu öğrencilerin de fikirlerinin alınması gerektiği, onların da düşüncelerinin, verecekleri kararların önemli olduğunun öğrencilere hissettirilmesi gerektiği, bu uygulamanın öğrencinin kendine güven duygusunun gelişmesine büyük katkı sağlayacağı belirtildi. Bu öğrencilere sınıfta ve okulda değişik görevler verilmesi de onların kendilerine güven duymalarını sağlayacağı Görsel Sanatlar Öğretmeni Muammer ÇAVDAR tarafından belirtildi.

Madde 12: 6/B Sınıfında ailevi problemi olan öğrencilerin olduğu, bu öğrencilerle bütün öğretmenlerin ilgilenmesi gerektiği kararlaştırılmıştır.

Madde 13: Öğrencilerin konulara ders kitabından hazırlanıp sınıfa gelerek anlatması yerine onları araştırmaya yöneltmek, derse katmak gerektiği Matematik Öğretmeni Fatih KARA tarafından belirtildi. Öğrencilerin bilgiye nasıl ulaşacaklarının bu yolla öğretileceği, kendi çabalarıyla, uğraşarak elde edecekleri bilginin daha kalıcı ve onlar için daha değerli olacağı eklendi.

Madde 14: Cemile ORHAN, öğrencilerin ders araç ve gereçlerinin her derste kontrol edilmesi gerektiğini, okulda bulunan veya öğretmenlerin hazırladığı materyallerin her derste kullanılması gerektiğini belirtti.

Madde 15: Muammer ÇAVDAR, çoğu öğrencinin kahvaltı yapmadan okula geldiğini ve aldıkları sağlıksız, boyalı, zararlı katkı maddesi bulunan yiyeceklerle beslendikleri belirtti. Bu durumun çocukların beden ve zihin gelişimlerinin olumsuz yönde etkilediğini, öğrencilerin ve velilerin bu konuda uyarılması gerektiğini vurguladı.

Madde 16: Öğrencilerin sürekli hareket halinde olduklarından terleyip kötü kokabilecekleri için düzenli olarak banyo yapmaları gerektiğinin onlara anlatılması, bazen sınıflarda temizlik, kılık- kıyafet, saç, tırnak kontrolü yapılması gerektiği Beden Eğitimi Öğretmeni Hakan SARI tarafından belirtildi.

 

Madde 17: Öğrencilerin sayısal ve sözel yeteneklerine göre, derslerine giren bütün öğretmenlerin branşlarının özelliğine göre onlara seçmek istedikleri liseler ve meslekler konusunda rehberlik yapabileceği  vurgulandı. Ayrıca yıl sonunda girecekleri SBS sınavı için tüm öğrencilerimize faydalı olabilecek gerekli çalışmaların branş öğretmenlerimizin iş birliği ile yapılması kararlaştırılmıştır.

Madde 18: Başarılı, sağlıklı bir eğitim ve öğretim dönemi geçirmek dileğiyle toplantıya Okul Müdürü M.Hilmi YÜCEER tarafından son verildi.

 

 

 

Fatih KARA     Seda KÜÇÜKASLAN    Nalan AKKURT

Matematik Öğret.   Türkçe Öğret.      Sosyal Bilgiler Öğret.

6/B Şube-Rehber Öğretmeni

Cemile ORHAN            Zerrin DENİZ             Hakan SARI

 

Fen ve Teknoloji Öğrt.    İngilizce Öğret. Beden Eğitimi Öğret.
Şükrü DEREML Muammer ÇAVDAR Fevzi ÜNKAYA           
Din Öğrt.            Görsel Sanatlar Öğrt.            Müdür Yardımcısı

 

 

 

 

08/10/2008

UYGUNDUR

M.Hilmi YÜCEER

Okul Müdürü


 

 

 

DERS KESİM RAPORU

 

POYRAZDAMLARI İLKÖĞRETİM OKULU MÜDÜRLÜĞÜNE

 

 

200…-  200… Öğretim yılında vermiş olduğum derslere ait konular yıllık plan

doğrultusunda işlenmiş eksik kalan konular, nedenleri ile birlikte aşağıya çıkarılmıştır.

Bilgilerinize arz ederim.  …. / 06 / 200…

 

 

Fatih KARA

Matematik Öğretmeni

 

 

 

 

SINIF DERS Konular Tamamlandı Varsa

Tamamlanmayan Konular ve Nedenleri

       
       
       
       
     

 

       
       
       
       

 

 

Bir Sonraki Öğretim Yılı İçin

ÖNERİLER:


Sbs rehberlik

Yazan: admin | Kategori:: 8. Sınıf Matematik
SBS REHBERLİK BİLGİLERİ
 


           Burada sbs sınavı istatistik bilgileri, sbsde matematiğin önemi, sbs kaynak kitapları, sbs sınavında başarılı olmak için neler yapıp neler yapmamalıyız ve sbs sınavıyla ilgili hikayeler yer almaktadır.

           Öğrencilerin, ailelerin sorunlarını ele alıp sbs rehberlikle ilgili görüşlerimi,sbs sınavında başarılı olmak için neler yapılması ve çocuğumuza nasıl davranmamız gerektiğini sizlerle paylaşacağım.

           Öğrenciler, anneler babalar ve öğretmen arkadaşlar; sistem değişti ve SBS sınavları geldi. Bu sınavlar yapılmaya başlandı ve beklenildiği gibi kolay sorular soruldu. Sorularda ders kitabına bağlı kalındığı, kitabın dışına çıkılmadığı görüldü.

Sizlere rehberlik konusunda şunları söyleyeyim;

          Sbs soruları kolay olacak ama, arada belirleyici hassas sorular olup bunları yapanlar diğer arkadaşlarına yarışta fark atacak. Bence bundan sonra bu sorular için dershaneye boşuna para vermeye gerek yok. Sorular kolay ve gördüğünü yorumlamaya dayalı. Diyeceksiniz ne yapalım hocam? Öğrenci bir kere sbs sınavının bilincinde olacak. Sbs sınavında gözlemci öğretmendim ve gördüğüm kadarıyla öğrenciler ve aileler yeteri kadar bilinçli ve bilgili deyildi. Öncelikle sbs gerçeği var ve 3 yıl devam edecek. Buradan aldığımız puanlara göre istediğimiz iyi bir liseye yerleşeceğiz. Tabiî ki de okuldaki derslerimizden aldığımız notlar ve davranış notları da çok büyük bir önem kazandı. Matematik  sorularını inceledim. Matematik için öğrencilerden isteğim şudur; okuldaki ders öğretmenini çok iyi dinleyin, ders kitabındaki ve çalışma kitabındaki soruları öğretmenleriniz ödev vermese bile tek tek çözün ve anlamadığınız soruları kesinlikle öğretmeninize veya bir bilene çözdürün. Kendinize evde çalışmak için sbs konu anlatımlı ve soru bankası kitaplardan alın. Birde yaprak testler var onlardan alıp çözün. Yaprak testlerini çok çeşit almaya çalışın, çünkü ne kadar farklı yayınlar olursa o kadar soru çeşidi görürsünüz ve konuların soru tarzlarına çok yönlü bakıp hakim olursunuz. Gelelim derslere, derslerde soru sormak için parmak kaldırmaktan çekinmeyin utanmayın. Soru sormak ve anlamadığınız yerleri öğrenmek sizin en doğal hakkınız. Soru soran öğrenci başarılı olur.

          Öğrenci başarısı öğretmen, öğrenci veli ve okul idaresi işbirliği ile olur. Öncelikle bilinçli ve istekli veli olmanız gerekir. Sürekli çocuğunuzla ilgilenmeli, fırsat buldukça okula gidip öğretmenleriyle tek tek görüşmeli ve çocuğunuz hakkında bilgi almalısınız. Burada eksiklikleri öğretmenlerle karşılıklı görüşüp paylaşmalı ve çözüm yolları üretmelisiniz. Okula toplantıdan toplantıya değil her zaman gitmelisiniz bu şekilde sadece derslerle ilgili değil çocuğunuzun arkadaşlarıyla ilgilide bilgiler almış olursunuz ve çocuğunuzu daha çok tanımış olursunuz.

           Örneğin bir çiftçi tarlasından iyi ürün almak için gecesini gündüzüne katıyor,suluyor,ilaçlıyor dünyanın parasını döküyor.Neden?Sonunda iyi ürün almak ve para kazanmak için dimi.
Eeee evlat sizin o zaman çocuğunuz içinde gece gündüz çabalıyacaksınız para dökeceksiniz.Sonunda sınavları kazanıp bir meslek sahibi olduğunda sizi gururlandırması için ve çocuğunuz için.En iyi yatırım nedir biliyormusunuz?En iyi yatırım çocuğunuza yapılan yatırımdır.Lütfen ondan hiçbirşeyi esirgemeyiniz.

            Genelde öğrencilerin matematiğe karşı ilgisi ve sevgisi zayıf olur. Burada öğretmen devreye girer. Nasıl mı? Eğer öğrenci öğretmenini severse derste başarılı olur sevmezse asla ama asla o çocuğa o dersi sevdiremezsiniz. Yani öğretmen sıcak ve çocukları seven bir kişiliğe sahip olmalı, bu şekilde olan öğretmen bildiği bilgileri çocuğa çok rahat aktarır ve çocukta bilgileri rahatça alır. Örnek veriyorum sene başında sınıfın birinde öğrencilerden biri yazılılarda yüksek not alıyordu, nasıl olduysa sanırım yaramazlıklarından dolayı öğrenciye kızmışım. Ondan sonra o öğrencinin bir daha ne derse katıldığını nede yazılılardan yüksek not aldığını gördüm. Öğrenciyi kaybettim. Sene sonunda sınıfta çocuklarla konuştum ve kimseye kızmadığımı herkesi sevdiğimi hatta o çocuğa korkmamasını söyleyip bir şekilde gönlünü aldım. Baktım ki öğrenci artık derse katılıyor son yazılıdan da yüksek not aldı. Bunu anlatmamın sebebi öğretmenin önemi çok fazladır.

           Unutmayın her şey çocuğunuzda bitiyor. Onun istekli olması, kendine güvenmesi ve inanması gerekiyor. İnsanlar inandıkları işlerde başarılı olurlar. Maçı güçlü olan değil galip geleceğine inanan kazanır. 2008 Avrupa kupalarında olduğu gibi milli takımımız zaferden zafere koşuyor. Çocuğunuz kendisine bir hedef (öğretmenlik,doktorluk gibi…)koymalı ve bu hedefe ulaşmak için SBS gibi engellerin karşısına hep çıkacağına ama çalışarak bu engelleri aşacağına inanmalı yada inandırmalısınız. Hayat aslında psikolojik bir olgudur.Yani insan her şeyi kafasında tasarlar,kafasında başarır, kafasında bitirir bunu yapanlar bu savaşı kazanır. Önce siz inanın ve çocuğunuza inandırın. Allah çalışanın hakkını her zaman verir.

 

SBS’DE MATEMATİĞİN ÖNEMİ
 

Sbs sınavında derslerin katsayıları;

Türkçe test ağırlık katsayısı 4,
Matematik test ağırlık katsayısı 4,
Fen Bilgisi test ağırlık katsayısı 3,
Sosyal Bilgiler test ağırlık katsayısı 3,
Yabancı Dil test ağırlık katsayısı 1 olacaktır.
Buradaki katsayılar demek, her ders için çıkaracağınız netlerinizin çarpılacağı sayılardır.www.matematikcifatih.com

Yukarıda da görüldüğü gibi sbs sınavında en çok puanı bize matematik ve Türkçe dersi getirecektir.Bu nedenle sbsde matematiğin önemi çok fazladır.

Örneğin günlük 150 dakika ders çalışmaya vakit ayırdığınızı düşünelim.Bunu katsayılar toplamına yani 15′e bölelim.Çıkan 10′u katsayılarla çarpalım.Buradan matematiğe 40 dakika düştü.Gördüğünüz gibi 150 dakika içinde 40 dakika çoktur.Bu zamanı ayırırsanız siz kazanırsınız.Bence televizyonlara zaman ayırıyorsak, sbsye de bu zamanı ayırmalıyız.Televizyon izlerken siz kazanmıyorsunuz dizi oyuncuları kazanıyor ama, sbs çalışırsanız sonunda siz kazanacaksınız.Ağlamak istemiyorsanız lütfen bu diziyi mutlu sonla bitirin.

ZAMANI İYİ KULLANMA

 

 

          Öğretmen,bir gün öğrencilerine: “Hadi, küçük bir sınav yapalım” demiş.
          Masanın üzerine kocaman bir kavanoz koymuş. Sonra bir torbadan irice kaya parçaları çıkarmış, dikkatle üst üste koyarak kavanozun içine yerleştirmiş. Kavanozda taş parçaları için yer kalmayınca sormuş: “Kavanoz doldu mu?” Sınıftaki herkes, “Evet, doldu” yanıtını vermiş.

          “Demek doldu ha” demiş hoca. Hemen eğilip bir kova küçük çakıl taşı çıkartmış, kavanozun tepesine dökmüş, kavanozu eline alıp sallamış, küçük parçalar büyük taşların sağına soluna yerleşmişler.

           Yeniden sormuş öğrencilerine: “Kavanoz doldu mu?” İşin sanıldığı kadar basit olmadığını sezmiş olan öğrenciler, “hayır, tam da dolmuş sayılmaz”, demişler. “Aferin” demiş zaman kullanım hocası. Masanın altından bu kez de bir kova dolusu kum çıkartmış. Kumu kaya parçaları ve küçük taşların arasındaki bölgeler tümüyle doluncaya kadar dökmüş. Ve sormuş yeniden: “Kavanoz doldu mu?” “Hayır, dolmadı”, diye bağırmış öğrenciler.

Yine “Aferin” demiş hoca. Bir sürahi su çıkarıp kavanozun içine dökmeye başlamış. Sormuş: “Bu gördüklerinizden nasıl bir ders çıkarttınız?” Atılgan bir öğrenci hemen fırlamış: “şu dersi çıkarttık. Günlük iş programınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman yeni işler için zaman bulabilirsiniz.”

“Hayır” demiş öğretmen. “Çıkartılması gereken asıl ders şu:

Eğer, büyük taş parçalarını baştan kavanoza koymazsanız, daha sonra asla koyamazsınız.”

Ve tabii, herkesin kendi kendisine sorması gereken soruyu sormuş:

“Hayatınızdaki büyük taş parçaları hangileri? Onları ilk iş olarak kavanoza koyuyor musunuz? Yoksa kavanozu kumlarla ve suyla doldurup büyük parçaları dışarıda mı bırakıyorsunuz?

 

Birçok kimsenin şikâyet ettiği gibi, zaman “çok hızlı” değil, sabit bir hızla geçer. Başarılı ve başarısız insanlara eşit ve demokratik olarak verilmiş tek şey zamandır. Herkesin günü 24 saat, haftası 7, ayı 30 gündür. Bu yüzden zamanı etkin bir şekilde kullanmak gerekir başarılı olmak çok ders çalışmaktan değil etkin bir şekilde ders çalışmaktan geçer bunun için öncelikli olarak hayattaki amaçlarımızı ve hedeflerimizi belirlememiz gerekir. Sadece ders çalışarak değil arkadaşlarımızla da zaman geçirerek tv de izlemek istediğimiz programları da izleyerek başarılı olabiliriz. Önemli olan ders çalışmamız gereken zamanda ders çalışmak eğleneceğimiz zamanda eğlenmektir. Bunları birbirine karıştırmaz ve yaptığımız işlerden zevk alırsak hayat daha kolay olacaktır.


ALİ’Yİ TANIYOR MUSUNUZ?

 Ali pazar sabahı saat 8.30′da uyandı. Cuma günü okuldan gelirken, bu hafta sonundan, önceki haftalardan eksik kalan derslerini ta­mamlamak ve önündeki hafta içindeki sınavlara hazırlanmak açı­sından çok iyi yararlanmaya karar vermişti. Bu sebeple Cuma akşamüstünü ve geceyi çok iyi geçirdi. Evde müzik dinledi, TV sey­retti ve geç saatte yattı. Cumartesi günü de arkadaşlarıyla beraber oldu, evin içinde gezindi, zamanın nasıl akıp gittiğini fark etmedi. Ders çalışmadığı için zaman zaman biraz rahatsızlık duyduğu oldu, ancak içinden gelen bu huzursuzluğu : “Önümde koskoca bir pazar var”, diyerek bastırdı.

 

Pazar sabahı Ali, işte bu şartlar altında 8.30′da uyandı. Önce güzel bir tatil kahvaltısı yaptı. Sonra gazeteleri okuyup ders çalışmaya karar verdi. Gazeteler bittiğinde 10.30 olmuştu. TV’deki sabah filmine bir göz atıp çalışma odasına geçmek istedi. Fakat film öyle güzel ve heyecanlıydı ki, önünde koskoca bir pazar gününün oldu­ğunu düşünerek bu filmi izlemesinde bir sakınca olmadığına karar verdi.

 Film bittiğinde saat 12.30′du ve hafta içi günlerde bu saatte yemek yemeye alışmış olduğu için kamı acıktı. Annesinin özenle hazırladığı yemekleri, yiyip, evdekilerle sohbet ettikten sonra çalışma odasına yöneldi. Fakat tam bu sırada TV ‘den naklen yayın programı başlamış ve haftanın en önemli maçı ekrana gelmişti. Bu maçı seyretmek için İnsanların birbirini çiğneyip dünyanın parasını verdiklerini düşününce, ayağına        kadar gelen bu        maçı seyretmemenin büyük kayıp olacağını düşündü. Maç biter bitmez sıkı bir şekilde çalışmaya baş1amaya karar vererek, maçı izlemeye koyuldu.

 Naklen yayın bitip, Ali’nin kafası haftanın spor olayları ile doluyken, annesi çayı hazırladığını duyurdu. Ali çayı içip derse geçmenin            daha doğru olacağına karar verdi. Çay bittiğinde Ali’nin üzerine bir ağırlık çökmüştü. Haftanın yorgunluğu, maçın gerginliği ve çayla birlikte yenilenler Ali’yi gevşetmişti. Ali bu yorgunluk­la “Nasıl olsa verimli çalışamam”    diye düşündü ve dinlendikten sonra çalışmaya başlamaya karar verdi.

 Saat 18 sıralarında Ali içindeki huzursuzluğu bastırmaya gayret ederek uyandığında, çalışma masasına yönelirken televizyonda en sevdiği dizilerden birinin başladığını duydu. Derse bundan sonra başlamaya ve sadece en önemli 2 dersi çalışmaya karar vererek TV ‘deki dizi filmi seyretti. Film bittiğinde akşam yemeği saati gelmişti. Yemeği yedikten sonra ise onca yükün altına girmek için vakit çok geçti. Çünkü o zaman haftaya uykusuz ve yorgun başlaya­caktı. Bu sebeple Ali kendi kendine şöyle dedi : “Bugün çalışama­dım, ama söz yarın çalışacağım” ve yarı sıkıntılı, yarı huzurlu odasının yolunu tuttu. Ancak çalışmak için değil, uyumak için.

 Şimdi size     bir sorumuz var. Hikayemizde yer alan Ali ‘yi tanıyor musunuz ?

 Bu soru şöyle de sorulabilir: Ali’yi tanımayan var mı? “Herkesin içinde” hikâyemizdeki Ali’den bir parça yok mu? Önce istediğini yapmak isteyen   sonra kendisinden istenileni yapmaya yönelen ve bu sebeple sorumluluğunu erteleyen; ders çalışmaya çok önem veren ve bu sebeple önce aradaki ayrıntıları ortadan kaldırıp, ders çalışmak için kendisine kesintisiz bir zaman çıkartmaya çalışan ancak bu zamanı hiç bulamayan ve bütün süreyi daha az önemli işlerde veya kendisine haz verecek etkinliklerde kullanarak geçiren, aklından ders çalışması gerektiğini de bütünüyle çıkartamadığı için, kendisine zevk verecek olanları yaparken de tam anlamıyla rahat etmeyen ve kendisini huzursuz hisseden…

 Hepimiz bu Ali’yle zaman zaman karşılaşmıyor muyuz?

Ders çalışmak isteyip de çalışamayanlar var mı?

Tam çalışmaya başlayacağınız sırada başka şeyler yapma isteği duyuyor musunuz?

Amacınız ne? Okumakla ne elde etmeyi düşünüyorsunuz?

Başarılı olmak için mutlaka amacın açık ve net bir tanımının yapılmış olması gerekir.

 

Çalışmaya başlamadan önce amaçların ve önceliklerin belirlenmesi gerekmektedir.

SBS MATEMATİK KAYNAK KİTAPLARI (önerilir)

Zambak Yayınları (matematik etkinlikleri 6-7-8)
Çözüm Yayınları (matematik soru bankası 6-7-8)
Anafen Yayınları (matematik soru bankası 6-7-8)
İmza Yayınları (matematik soru bankası 6-7-8)
Zirve Yayınları (matematik 6-7-8)
Tudem Yayınları (matematik 6-7-8)
Birebir Eğitim Yayınları (matematik soru bankası 6-7-8)
Koza Yayınları (matematik soru bankası 6-7-8)
Zeka Küpü Yayınları (matematik 6-7-8)
Uğur Yayınları (matematik 6-7-8)
Birey Yayınları (matematik etkinlikleri 6-7-8)
Parlayan Yıldızlar Yayınları (matematik 6-7-8)
Buhan Yayınları (matematik 6-7-8)
Uygun Yayınları (matematik 6-7-8)
Bahar Yayınları (matematik 6-7-8)
Okyanus Yayınları (matematik 6-7-8)

Başarılı Bir Çocuk Yetiştirmenin Püf Noktaları

Her veli gibi, siz de hayatta başarılı olacak bir çocuk yetiştirmek istiyorsunuz.

Peki, bunu nasıl yapacaksınız?

Diyelim ki zekâsı ve fiziki özellikle normal bir çocuğunuz var (kız veya erkek fark etmez).

Ona nasıl davranır, neler öğretirseniz büyüdüğünde başarılı bir yetişkin olur?

Sorunun cevabına geçmeden önce bu konuyla ilgili araştırmayı özetleyeyim:

Uzmanlık alanı ABD toplumundaki eşitsizlikler olan sosyolog Annette Lareau, 12 aile üzerinde müthiş ayrıntılı bir inceleme yapmıştı.

Bunlar ABD toplumunun hemen hemen tamamını temsil ediyordu. Yelpazede her çeşit aile vardı: Zengin, yoksul; beyaz, siyah, iyi eğitimli, zayıf eğitimli; kentten, kırdan; vs. vs.

Annette Lareau araştırma sonucunda 12 farklı çocuk yetiştirme biçimi ile karşılaşacağını tahmin ediyordu.

Ancak verileri incelediğinde yanıldığını anladı!

12 değil sadece 2 (iki) çocuk yetiştirme biçimiyle karşılaştı Lareau:

Birinci Model: Çocuğuyla konuşan, onunla birlikte mantık yürüten anne babalar. Bunlar çocuğun sahip olduğu yeteneği geliştirmesi için ellerinden geleni yapıyordu.

Bu tip veliler çocuğa şöyle diyordu: “Büyükler ve yetkililer karşısında soru sormaya çekinme… İnandığın bir fikri herkese karşı savun. İcabında kabalaşmadan tartış. Hakkını ara.”

İkinci Model: Diğer tipteki veliler ise çocuğun yetenekleriyle fazla ilgilenmiyor, diyelim ki taklit becerisini çocuksu bir zevk, bir eğlence olarak algılıyor, bunun sinema ya da tiyatro ile bağını kurmuyordu.

Yani bu tip anne ve babalar, “Ben çocuğuma en iyi biçimde bakarım ama hayatta ne yapacağına kendi karar verir” diyorlardı. Diğer türdeki veliler gibi, çocuğu basket okulundan gitar dersine koşturmuyorlardı.

Otoriteyle yüzleşmek yerine, onun ardından dolanmayı ya da susmayı öğütlüyorlardı.

Annette Lareau bu iki yetiştirme biçiminin de makul olduğunu ve kendine has avantajlara ve dezavantajlara sahip bulunduğunu söylüyor.

Peki, hangisini tercih etmeli?

Lareau’ya göre ‘başarı’ ve ‘hayatın gerçekleri’ açısından bakıldığında Birinci Model daha çok işe yarıyor.

Araştırmanın ilginç bir sonucu daha var:

Birinci Model’i zengin ve okumuş orta sınıf aileleri daha çok kullanıyor.

İkinci Model ise yoksul ya da orta alt kesim ailelerde daha çok gözleniyor.

Yani zaten başarılı olmuş aileler, çocuklarını eğitirken başarı ihtimali yüksek modeli uyguluyorlar. Böylece başarı, başarıya kapı açıyor.

Yoksul aileler ise çocuklarını, başarı olasılığı daha az olan modelle yetiştiriyor. Böylece zaman içinde yoksulluk, yine yoksulluk üretiyor.

Not: Türkiye’de uzun süre İkinci Model hakim oldu çünkü sistem boyun eğeni ödüllendiriyordu. Ancak ekonomik gerçekler Birinci Model’e doğru kaymamızı gerektiriyor

BUNLARI YAP !!!

1. Bir hafta içerisinde mutlaka her derse çalış.

2. Derslere farklı oranda zaman ayır ancak aynı oranda önem ver.

3. Konu eksikliğin varsa daha çok konu çalış. Unutma soru çözerek konu öğrenilmez, sadece öğrenilenler pekiştirilir.

4. Aşırı tekrarlardan sakın, okuduğun kitabı kapatıp tekrar edebiliyorsan öğrenmişindir.

5. Dersi dinledikten sonra o konunun sorularını çözemiyorsan dikkatli ol, konuyu öğrenememişsin o konuyu yeniden çalış, dersini yeniden dinle.

6. Sınavda her branş soruları için “turlama tekniğini” uygula. Örneğin matematiğe 80 dakika ayırmış isen ilk 60 dakikasında bütün sorulara bak. Kalan 20 dakikada da çözemediklerine bak.

7. Kimseyle rekabet etme, puanlarına bakma, sadece netlerindeki artışa bak.

8. Duygusal arkadaşlıklara fırsat verme.

9. Kimseyle çatışma ve gerginlik artırıcı diyaloglara girme.

10. İnsanlar seni anlamıyorsa kendini anlatmaya çalışma dersine çalış, önüne bak yoluna devam et.

11. Gelecekte şu aksilik çıkabilir, bu olabilir diye düşünme. Hep hiç birşey benim başarımı engelleyemez diye düşün.

12. Her gün mutlaka test çöz. Çözdüğün soru sayısını sürekli arttır.

13. Bir haftada hangi dersten kaç soru çözdüğünü mutlaka bir yere yaz. düşüş olup olmadığını kontrol et

14. Öğrenme Tekrarı dediğimiz dersten hemen sonra konulara şöyle bir bakmayı unutma.

15. Unutmama ve pekiştirme tekrarı dediğimiz geriye dönük tekrarları en az on beş günde bir yapmayı unutma.

16. Şu andan itibaren en iyi dershaneye gittiğini düşün. Bindiğin gemiye güven. Bulunduğun yerden başarıyı yakalamaya çalış. Hiç bir şeyin pişmanlığını yaşayıp, motivasyon ve gücünü düşürme, önüne bak, bundan sonra yapacaklarına bak.

17. Dershaneye gitmiyorsan iyi ki gitmedim evde daha iyi çalıştım mantığını oluştur. Psikolojini güçlendir.

18. Doğruları senden çok öğretmenlerinin bildiğini unutma, onların yapmanı istediklerini mutlaka yap. Unutma ki, her öğretmen öğrencisinin başarısını görmek ister ve böylece kendisinin çok başarılı olduğunu düşünür.

19. Bir çalışma programı yap ve mutlaka o programa göre çalış. Yaptığın programda mutlaka eksiklerini gidermeye yönelik bir çalışma yap.

20. Kısım–1’deki soruların yorumlama, kavrayış ve temel kavramları kullanma sorusu olduğunu unutma ve bu kısımdan başarılı olmak için bol bol test çöz.

21. Sınav sabahı uyku düzenini şimdiden oluştur. Sabah 06.00 da kalk, akşam 23.00 da yat ve asla bunu ihmal etme

22. Sabah kahvaltılarına kendini alıştır. Şimdiden 07.30 – 08.00 arası her gün kahvaltı yapmayı unutma.

23. Pazar sabahı kahvaltıda ne alacaksınız, miktarı ne olacaksa aynısını cumartesi günü yap.

24. Cumartesi günü yeterince ve hafif gıdalar al.

25. Cumartesi günü fazla yorulma ama üzerindeki enerjiyi at. Hafif bir yorgunluk öneriyoruz.

26. Cumartesi sabahtan rahat ve kendine yakıştığını düşündüğün kıyafetini bir kenara koy. Kıyafet seçimini akşama bırakma. Kararsızlık yaşarsan uykun kaçar.

27. Ne giyersen giy ama yanına bir hırka almayı unutma.

28. En çok bildiğin testten başla.

29. Zaman zaman ara kontrol yaparak kaydırmanın önüne geç.

30. Çalışmalarınızı üçer saatlik dilimlere ayırınız. Bir saat konu, bir saat o konunun testi, bir saat aynı konuya tekrar çalışınız.

31. Yanlış yaptığınız her soru için en az iki konu çalışmalısınız. Çünkü, hem sorunun konusunu, hem de yanlış işaretlenen seçeneğin konusunu bilmiyorsunuz demektir.

32. Konu çalışmadan test çözmeyiniz.

33. Sınavı kazanacağına önce kendini inandır.

34. Her çözdüğün soruyu hemen optik forma işaretle.

35. Herkesle pozitif diyalog kur.

36. Kimseye kendi haklılığını kabul ettirmeye çalışma, sen çalışmana bak.

37. Birey olan yanlarını değil, öğrenci olan yanlarını geliştirmeye çalış.

38. Sınav sabahı kalktığında stresli veya heyecanlı olacağını şimdiden bil ve bunu asla sorun yapma.

39. Unutma ki, stres de heyecan da sınavı kazanmak için çok gereklidir. Yeter ki dozunda olsun.

40. Sınavın ilk on dakikasında en çok bildiğin testten başlayıp onu yavaşça çözmen durumunda stres ortadan kalkacaktır.

BUNLARI YAPMA !!!

1. Yatağa ya da halıya uzanıp ders çalışma.

2. Çalışırken müzik dinleme.

3. Çalışma odana cep telefonu ile girme.

4. Evde deneme sınavı olurken ya da test çözerken çay, kahve gibi sıcak içecek alma.

5. Mutfakta çalışma, çalışırken masanı meyve bahçesine çevirme.

6. Bir konu ile ilgili çalıştığın testte yanlışın çok çıkmış ise, aynı konu ile ilgili yeni bir test çözme; çünkü test çözerek konu öğrenilemez. Konuya çalış.

7. Çalışırken cep telefonunu kapatmıyorsan sesini kısma, telefonun sesini açık tut. Çünkü sesi kısık telefon daha çok ilgi odağı oluyor.

8. Test çözerken, el ile, ayak ile, ritim yapma. Elindeki kalemi sürekli çevirme. Çünkü bu durumda dikkatiniz, soru, el, ayak ve kalem ritmine bölünür ve algılamanız düşer.

9. Saatsiz çalışma, çalışırken mutlaka saat kullan. Çünkü zaman ayarlama bilincinde olmalısın.

10. Çalışanları gırgıra alan ve kendisinin çalışmadığını gururla anlatıp ilgi odağı olmaya çalışanlarla aynı sırayı paylaşma.

11. Deneme sınavlarında gözetmen salona her girip çıktığında kafanı kaldırıp bakma. Çünkü; soru kitapçığından başını her kaldırıp gözetmene bakman bir ile iki dakika arasında sınavdan kopmana neden olur. Bunu 20 kez yaparsan toplamda 30-40 dakika eder.

12. Yorulduğunu düşünme. Çalıştıkça dinleneceğini unutma. Zihinsel yorgunluğun arttıkça psikolojik olarak daha iyi olacağını unutma.

13. Mideni bozan şeyleri yemediğin gibi kafanı bozan şeyleri de yaşama. Sevmediğin arkadaş ve olaylardan kendini de beynini de uzak tut.

14. Çalışıyorsan asla kazanamayacağını düşünme. Çalışıyor ama düşük puan alıyorsan, sakın çalışmayı bırakma. Daha çok ve inançlı bir şekilde çalışmalarını sürdür.

15. Çalışırken sakız çiğnemeyiniz. Çünkü sakız çiğnediğiniz sürece geçici olarak algılama düzeyiniz düşecek. Düşünceleriniz sabitlenecektir. Beynin üretkenliği azalacaktır.

16. Kolay - Zor ders ayrımı yapma. Bütün derslere çalış. Sadece zor derse daha çok ve verimli saatlerini ayır.

17. Dershaneye gidiyorsan derslere devamsızlık yapma. Unutma ki, en kötü öğretmen bile dünyanın en iyi kitabından daha iyi öğretir.

18. Numaralı lens kullanıyorsan kesinlikle sınava lensle girme, gözünü kaşıman gözüne toz kaçması gibi durumlarda lens çıkartıp takman gerekir. Şimdiden gözlük ile sınava girmeye alış.

19. Diyet yapma, unutma ki beyni besleyen şekerden yoksun kalırsan algılama kaybına uğrarsın.

20. Ailenle birlikte ziyaretlere katılma. Düğün ve dikkat dağıtıcı düzeydeki düğün hazırlıklarından uzak dur.

21. Hiçbir organizasyon işinde görev alma. Zihnini meşgul edecek her uygulamadan uzak dur.

22. Dizi izleme dahil, ders çalışma planınızı bozacak her şeyden uzak dur. (Dizi dahi izlemeyiniz)

23. Eve geldiğin andan itibaren telefonlarını açık tutma kapat ve sadece çalışmana bak.

24. Sakinleştirici, yatıştırıcı ilaçları kullanma. Bunları doktor tavsiye ettiyse dahi, bu ilaçların çalışmanı engellemesi durumunda psikoterapi ile rahatlamayı seç ve unutma ki çalıştıkça psikolojin düzelecektir.

25. Havaların serin olduğu günler kalın giyin. Hasta olma. Hastalıkla uğraşarak geçecek zaman telafisi imkansız bir zamandır.

26. Sınava on gün kala asla dondurma yeme. Çünkü stresten vücut direncinin kırılmasından dolayı üşütebilir ve sınava hasta bir şekilde girebilirsin.

27. Sınava on gün kala asla dışarıda yemek yeme. Soslu gıdaları alma. Salam, sosis, rus salatası, sucuk, pastırma, ketçap, mayonez gibi gıdalardan uzak dur. Vücut direncinin kırılması ve bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle gıda zehirlenmezi olabilir.

28. Sınavdan üç gün önce asla daha önce yemediğin gıdaları yeme.

29. Gazetelerde ve televizyonlarda gıdaların faydaları üzerine yazılan yazılara bakıp daha önceden alıp denemediğin gıdaları sınav öncesi alma. (Sınav sabahı pekmez yemeyi dahi önerenler var. Hiç pekmez yememiş bir kişi, sınav sabahı iyi gelir diye pekmez yerse çok kötü duruma düşer.)

30. Sınavdan önce sakın ha! Pikniğe gitme. Dikkatin dağılır, rehavete kapılır, tatil başladı havasına girersin. Sen final maçından önce pikniğe giden bir takım gördün mü hiç?

31. Sınavdan önceki Cumartesi günü çay, kola, kahve gibi uyarıcılar alma. Aksi takdirde uyuyamazsın.

32.Sınavdan önceki gün güneşte dolaşma.

33. Çok hareketli ortamda bulunma ve yüksek sesle müzik dinleme.

34. Cumartesi günü çok ağır yağlı yemek yeme.

35. Böbrekleri aşırı düzeyde çalıştıracak kavun ve karpuz gibi gıdaları özellikle Cumartesi akşam asla alma.

36. Sınava yorgun girmek istemiyorsan son üç gün çalışma.

37. Anne ve babalar, çocuğun kıyafet seçimine müdahale etmeyiniz. Bırakınız istediği kıyafetle sınava girsin.

38. Çocuk sınava tek başına gitmek istiyorsa bırakınız gitsin. Israr etmeyiniz.

39. Sabahları banyo yapmıyorsan sınav sabahı, iyi gelir diye banyo yapma. Asla sınav sabahı alışkanlıklarının dışına çıkma.

40. Sabahları mutlaka kahvaltı yap ama buna bir türlü alışamadıysan sakın ha, sınav sabahı kahvaltı yapmaya kalkma.

41. Uzmanlar diyor ki; kahvaltı yapamıyorsan üzerine çikolata sürülmüş bir dilim kızarmış ekmek almayı unutma.

42. Sınav sabahı evde ya da yolda seni sınavdan uzaklaştıracak derin sohbet içine girme.

43. Okul bahçesindeki grupların sohbetinden uzak dur.

44. Sınav salonuna girince kimse ile sohbet etme. Çünkü dikkatin dağılır.

45. Karşılaşacağın olumsuz bir durumu çözmek için çatışma moduna girme. Çünkü motivasyonun bozulur.

46. Kuralları ve o kuralların mantığını asla tartışma. Her kurala uyun.

47. Kitapçığı acele ve panik bir şekilde açıp sorulara dalma. İlk şaşkınlık ilk yanlışı, ilk yanlış sonrakileri yaratmaya başlayabilir.

48. İlk on dakika çok değil az soru çöz. Sınava ısınınca hızlan.

49. Sınav başlayınca kural ve anlayış değiştirme. Yani, hangi testten başlamaya karar verdiysen ondan başla. Ortak alan tercihine ani bir kararla yenilme.

Seviye Belirleme Sınavı ( SBS )

İlköğretim son sınıf öğrencilerinin Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçları açıklandı, sıra tercihlerde. 1 milyon 30 bini aşkın aday için iyi bir Anadolu, fen veya Anadolu meslek lisesine yerleşmenin yolu doğru tercih yapmaktan geçiyor. Ortaöğretim Yerleştirme Puanı 196 ve üzeri olan öğrenciler tercih yapabilecek. Geçen yıl ise taban puanı 160 olanlar tercih yapabiliyordu.

 

Tercihler, internete sahip öğrenci velileri tarafından 13-17 Temmuz tarihleri arasında http://www.meb.gov.tr, http://oges.meb.gov.tr veya http://e-Okul.meb.gov.tr adreslerinde yayımlanan tercih listelerine göre bireysel olarak yapılacak. Interneti olmayanlar ise okul müdürlüklerine giderek tercih işlemlerini yapacak ve imzalayacak.

Tercihler okul müdürülüğü tarafından elektronik olarak onaylanacak. Tercihlerle ilgili her türlü düzeltme, elektronik onaylamadan önce yapılacak. Onaylama işlemi yapıldığı anda öğrencinin tercih işlemi tamamlanmış olacak, aksi takdirde öğrenci tercih yapmamış sayılacak.

Tercih listelerinin elektronik ortamda hatasız, eksiksiz, tercih ve yerleştirme e-kılavuzuna uygun olarak doldurulması gerekiyor. Tercih listesinden öğrenci velisi, onaylamadan ise okul müdürlüğü ve veli birlikte sorumlu olacak.

Öğrenciler bir defa olmak kaydıyla 12 tercihte bulunacak. İkinci yerleştirme ve daha sonraki yerleştirme işlemlerinde de aynı tercihler geçerli olacak. Daha sonra hiçbir şekilde bu tercihlerde değişiklik yapılmayacak.

Elektronik ortamda onaylanan tercih başvuru bilgileri formunun çıktısı alınarak okul müdürlüğü yetkilisi ile veli tarafından imzalanacak. Bu belgenin aslı okulda saklanacak, bir nüshası imza karşılığı veliye verilecek.

Tercih ve yerleştirme ile ilgili tüm işlem ve bilgilendirmeler yine internetten MEB’in sitesinden öğrenilecek. Tercihte dikkat

Tercihlerinizde 2008-OKS’de okulların son aldığı öğrencilerin başarı sırasını ölçü olarak alabilirsiniz. Ancak unutmamalısınız ki, OKS farklı SBS farklı bir sınavdı ve OGES yerleştirme puanınız 7 ve 8’nci sınıfın birleşiminden oluşuyor. Tercihlerinizde üst sıralar için kendi başarı sıranızın en az 2.000 kişi üstünden başlayın ve inebileceğiniz kadar alt sıralara inin. Alt dilimlerde ise kendi başarı sıranızın 5.000 kişi üstünden başlayıp inebileceğiniz en alt tercihe kadar yazmalısınız.

Unutmamalısınız ki, 2008- OKS’de 20 tercih yapma hakkı varken 2009-SBS’de tercih sayısı 12 oldu. Buna dikkat edin.

Şartlarınızın tercih edeceğiniz okulların başvuru şartlarına (ağırlıklı not ortalaması, yaş sınırı vb.) uyup uymadığı kılavuzdan kontrol edin.

2009 SBS-OGES’te öğrencilerin tercih yapabilmeleri için 196,000 puan barajını aşmış olmaları gerekiyor. Puanı 196,000’ın altında olan adayların tercih hakkı yok.

Tercihlerde puanlar yıldan yıla farklılıklar gösterebiliyor. Adaylar kendi başarı sıralamaları ile okulların 2008-OKS’de son aldıkları öğrencinin sırasını karşılaştırarak tercih yapmalı. Bu işlem adayın daha isabetli tercih yapmasını sağlar.

Yerleştirmede öncelik tercih sırasına göre değil, puana göre belirlenir. Adaylar yerleştirmede en yüksek puan alandan başlayarak yerleştirilir. Bu nedenle tercih sıralaması yaparken başka adayların tercihlerine değil kendi tercih listelerinin tutarlılığına bakmaları gerekiyor. Okulların puanlarının büyükten küçüğe doğru sıralamaları gerekir.

Üniversite için Anadolu öğretmen, iş için sağlık meslek

Fen Lİseleri: Öğrencileri, matematik ve fen bilimleri alanında yüksek öğrenime hazırlamak amacı ile kuruldu. Birinci yabancı dili İngilizce olan fen liselerinde öğrenim süresi dört yıl.

Sosyal Bİlİmler Lİselerİ: İlgi ve yetenekleri edebiyat ve sosyal bilimler alanlarında üst düzeyde olan öğrencileri bu alanlarda yüksek öğretime hazırlıyor. Öğrenim süresi hazırlık dışında dört yıl.

Anadolu Lİselerİ: Öğrencileri ilgi, yetenek ve başarılarına göre yüksek öğretim programlarına hazırlıyor. Anadolu liselerinde öğrenim süresi dört yıl. Ancak, öğretim süresi hazırlık sınıfı bulunan liseler de var.

Anadolu Teknİk Lİselerİ: Fen bilimleri ağırlıklı programlar uygulanıyor. Bu okullardan mezun olanlar alanları ile ilgili işyerlerinde çalışabilecekleri gibi, bağımsız “İşyeri Açma Belgesi” verildiğinden, bağımsız işyeri de açabiliyorlar.

Anadolu Meslek Lİselerİ: Bu okullardan bazıları uygulanan programlarla birlikte adlandırılıyor. (Anadolu Denizcilik Meslek Lisesi, Anadolu Süs Bitkileri Meslek Lisesi, Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi, Anadolu İletişim Meslek Lisesi, Anadolu Ticaret Meslek Lisesi vb.).

Anadolu Öğretmen Lİselerİ: Öğretmen yetiştiren yüksek öğretim kurumlarına öğrenci hazırlamak, öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği bilgi, beceri, tutum ve davranışları kazandırmak amacıyla kuruldu. Anadolu öğretmen liselerinin öğretim süresi dört yıl. Birinci yabancı dil İngilizce.

Anadolu İmam Hatİp Lİselerİ: İmamlık, Hatiplik ve Kuran Kursu öğreticiliği konularında görevli elemanları yetiştirmek üzere Millî Eğitim Bakanlığı’nca açılan ortaöğretim sistemi içinde yer alan, hem mesleğe hem de yüksek öğretime hazırlayan ortaöğretim kurumlarıdır.

Anadolu Sağlık ve Sağlık Meslek Lİselerİ: Sağlık Bakanlığı’na bağlı kamu ve özel yataklı/yataksız sağlık kurum ve kuruluşlarına ara eleman yetiştirmek üzere açılan okullar. “Anadolu” programlarında İngilizce dersi ağırlıklı olarak veriliyor. Hemşirelik programı ile ortaöğretim seviyesinde dört yıl eğitim veriyor.

Adalet Meslek Lİselerİ: Bu okul mezunları öncelikle Adalet Bakanlığının Zabıt Kâtipliği ile İnfaz ve Koruma Memurluğu ihtiyacını karşılamak üzere nitelikli meslek elemanı olarak yetiştiriliyor.

Anadolu Tarım ve Tarım Lİselerİ: Ülke ekonomisine, tarımsal üretim yönünden katkıda bulunacak, hayvan sağlığı, bitki sağlığı, peyzaj ve çevre düzenleme, su ürünleri, gıda analiz ve kontrol ile ileri tarım tekniklerini başarı ile uygulayabilecek elemanlar yetiştiren okullar.

Anadolu Tapu ve Kadastro Meslek Lİsesİ: Öğrencilere ilgi ve yetenekleri doğrultusunda tapu, kadastro ve harita programları ile yabancı dil bilen, ara kademede meslekî ve teknik elemanlar yetiştiren programlar uygulanıyor.

Lise eğitiminden ne bekliyorsunuz

Dr. Sinem Vatanartıran (Bahçeşehir Koleji)

Geçen sene başlayan SBS, aslında her seviyenin sonunda yapılan, o seviyenin müfredatından oluşan final sınavları gibi. Bu açıdan bakıldığında, aslında SBS, sadece öğrencinin değil, her öğretmenin, okulun, ilin ve genelde de Türkiye’nin akademik karnesini gösterir. Sonuçlar liseye yerleştirme amacıyla da kullanılacağı için, öğrencileri sıralama düşüncesi devam ediyor ve okullar ve ülke olarak başarımızı sorgulamak yerine, bireysel öğrenci başarılarına odaklanmaya devam ediyoruz.

Bu sene SBS sonuçlarına göre öğrenci alan bir liseye devam etmek isteyen öğrenciler için, geçen sene girdikleri 7’nci ve bu sene girdikleri 8’nci sınıf SBS sonuçlarına göre bir puan belirlenecek.

Öğrencilerimize şunu soruyoruz: Hiçbir puan kısıtlaması olmasaydı, hangi lisede/liselerde okumak isterdiniz? Bu listeyi hazırladıktan sonra, “Bir liseden beklentin nedir?” sorusuna sıra geliyor. Çünkü herkesin liseden beklentisi farklı. Aynı lise hakkında farklı kişilerin farklı görüşleri de bulunuyor. Bu farklı görüşler, beklentilerle oluşur. Lise eğitiminden ne beklediğimiz ve bu beklentileri hangi okullarda bulabileceğimiz tercih yaparken çok önemli.


Ilan Gir - Okulluyuz - Online Sınav -Online Çeviri - ÖSS Hazırlık - Ödev Deposu - İlan Ver