Matematikciler.COM

Matematik ve Geometri adına aradığınız herşey.

Matematik Oyundur

'Matematik Tarihi' kategorisi

matamatik nedir ne degildir

Yazan: erdem | Kategori:: Matematik Tarihi


YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Türk-İslam Dünyası ve Pi Sayısı

Yazan: erdem | Kategori:: Matematik Tarihi

15. yüzyıl Türk-İslam Dünyası ünlü matematik ve astronomi alimi, Giyasüddin Cemşid, pi sayısının değerini, 16 ondalılığına kadar ve doğru olarak ilk hesaplamıştır. Gıyasüddin Cemşid’in, Risaletül fi Muhitü’l Daire adlı eserinde, pi sayısı için verdiği değer :
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Sıfır Rakamı ve Türk-İslam Dünyası

Yazan: erdem | Kategori:: Matematik Tarihi

773 yılında, Kankah isimli Hintli bir astronom, Halife el-Mansur’un (754-775), Bağdat’taki sarayına gelir. Zamanın ünlü İslam alimi İbn’ül Adami, astronomi cetvelleri ile ilgili eserinde, ilim tarihi için önemli olan bu olayı, “İnci Gerdanlık” başlığı altında şöyle açıklar;
“Hicretin 156. (773) yılında, Hintli bir alim elinde bir kitapla, Halife el-Mansur’un huzuruna çıkar. Kardağa’ların Kral Figar adına istinsah ettikleri bir kitabı, Halifeye sunar. El-Mansur, bu eseri, hemen Arapça’ya çevrilmesini ve gezegenlerin hareketleri ile ilgili bir eser yazılmasını emreder… Bu görevi, Muhammed bin İbrahim el-Fez
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Sıfır Rakamı Hakkında

Yazan: erdem | Kategori:: Matematik Tarihi

Onluk sistemin bir üstünlüğü, sıfır rakamı için ayrı bir işaretin (sembolün) bulunmasıdır. Sıfır işaretinin, gerektiğinde basamaklara (hanelere) yazılması gerekmektedir. Aksi halde, boş bırakılan basamak (hane) birçok yanlış anlaşılmalara sebep olur. Örneğin : Bugün, rakamla 407 şeklinde yazdığımız, dört yüz yedi sayısını, sıfır işareti kullanmadan, 4.7 veya 4 7 (4 ve 7 nin arası biraz boş bırakılarak) şeklinde göstermek mümkünse de, anlam bakımından birçok karşılıklara sebep olabilir.
Sıfır kavramını (fikrini) ilk olarak, hangi medeniyet içerisinde ve kim tarafından ortaya konulmuş (kullanılm
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Türk-İslam Dünyası’nda Geometri

Yazan: erdem | Kategori:: Matematik Tarihi

Matematiğin; aritmetik, cebir ve trigonometri dallarında kurucu denecek kadar eser ortaya koyan, 8. ile 16. Türk-İslam Dünyası alimleri; geometri dalında da, temel teşkil edecek, zamanı için orijinal ve kıymetini uzun yıllar koruyan eserler ortaya koymuşlardır.
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Pi Sayısının Tarihsel Gelişimi

Yazan: erdem | Kategori:: Matematik Tarihi

Kaynaklar, pi sayısı için, gerçek değerin ilk kez Archimides (M.Ö. 287-212) tarafından kullanıldığını belirtir. Ancak, Archimides’ten önce, Eski Mısırlılar’da ve Mezopotamya Babil devrinde, Archimiden’den sonra da, 15. yüzyıl Türk-İslam Dünyasının ünlü matematikçisi Gıyasüddin Cemşid (?-Semerkant 1429 ?) tarafından, pi sayısı için yaklaşık bazı değerler kullanılmıştır.


Pi Sayısının İrrasyonelliği

Yazan: erdem | Kategori:: Matematik Tarihi

Nasıl bir pi sayısı? Örneğin : m ve n birer tam sayı olmak üzere, pi nin değeri m/n şeklinde yazılabilir mi? yani pi nin değeri rasyonel bir sayı mıdır?
Başlangıcta, matematikçiler bu yönde ümitliydiler. pi nin bu kadar çok ondalık kısmının hesaplanmasının nedenlerinden biri de, buydu herhalde. Matematikçiler bekliyorlardı ki, bir yerden sonra, basamaklar önceki değerlerini tekrar etsin, yani devirli bir ondalık sayı halinde yazılabilsin. Ama bu olmadı, Sonunda, 1761 yılında, İsviçre’li matematikçi Lambert, pi nin irrasyonel olduğunu, yani dairenin çevresi ile çapının bir ortak ölçüsü olmadığını ispatladı.


Pi Sayısı Hakkında

Yazan: erdem | Kategori:: Matematik Tarihi

sembolü, Yunan alfabesinin 16. harfidir. Bu harf, aynı zamanda, Yunanca çevre (çember) anlamına gelen “perimetier” kelimesinin de ilk harfidir. İsviçreli matematikçi Leonard Euler, 1737 yılında yayınladığı eserinde, daire çevresinin çapına oranı söz konusu olduğunda, bu sembolü kullandı. Leonard Euler’den önce gelen bazı matematikçiler tarafından da, bu sembol kullanılmıştır. Ancak, Leonard Euler’den sonra gelen, tüm matematikçiler bu sembolü benimseyip kullandılar.
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Mezopotamyalılar ve Pi Sayısı

Yazan: erdem | Kategori:: Matematik Tarihi


YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Mezopotamyalılar’da Geometri

Yazan: erdem | Kategori:: Matematik Tarihi

Mezopotamya matematiği hakkındaki bilgiler, zamanımıza kadar intikal etmiş tabletlerin değerlendirilmesi sonucu elde edilmektedir. Bu tabletler bilim tarihinde; Susa, Vatikan 8512, Tell Halman, Plimpor 322, British Museum 85114 ve Elam tabletleri şeklinde adlandırılmıştır.

Bugün, Tales Teoremi olarak bilinen teoremin varlığı, Tales’ten 1700 yıl ve Öklid’ten 2000 yıl kadar önce
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Matematiğin Diğer Bilimlerle İlgisi ve Diğer Bilimlerden Farklı Yönleri

Yazan: erdem | Kategori:: Matematik Tarihi

Matematik diğer müspet bilimlerin gelişmesini sağlar. Matematiğin diğer bilimlerle olan başka bir ilginç özelliği ise şudur; öteki bilimler de matematiğin bugünkü ileri seviyeye gelmesinde katkıda bulunmuştur. Örneğin: 17. yüzyıl başlarında, gök cisimlerinin yörünge hesapları sırasında, mevcut matematik bilgileri, astronomlar için yeterli olmamıştır. Netice itibariyle de, astronomların zorlamaları sonucu, matematikçiler tarafından, diferansiyel denklem kavramları ortaya konmuştur.
Fen bilimlerinden olan; fizik, kimya ve astronominin varlığı düşünüldüğünde, bu bilimlerde temel özellik, gözlem ve deneye dayalı, aynı zamanda da ölçülebilir, olmasıdır. Halbuki matematik, soyut bir bilim olmakta ve temel konusu da sayılar ve çevremizde gördüğümüz şekillerdir.
Matematiğin öteki bilimlerden diğer farkları ise, şu şekilde sıralamak mümkündür:
Sembol ve şekiller kullanılır, uygulama alanı geniş, soyut ve kesin sonuç esasına dayanır, kesin kanunları
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →


Matematiğin Temel İlkeleri

Yazan: erdem | Kategori:: Matematik Tarihi

Her kelimeyi tanımlamak mümkün olmadığı gibi, her hükmü de ispat etmek mümkün değildir. Bir kelime, başka kelimelerle tanımlanır, bu sonuncular da, daha başka kelimelerle tanımlanır. Böylece kullanılan her kelimeyi tanımlamak için, sonsuz şekilde geriye gitmek gerekmektedir ki, bunun imkansız olduğu ortaya çıkar. Bunun gibi; matematikte, bir teorem, başka teoremlerle, o teoremler de başkalarıyla İspat edilir. Her şeyi ispat için, imkansız olan, bir sonsuz geriye gitme lazım geldiğinden, ister istemez bir yerde durmak icap ediyor. Şu halde, nasıl ki, tanımlanamayan şeyler varsa, öylece ispat edilmeyen şeyler de vardır. İspat edilemeyen bu şeylere, matematikte prensipler adı verilir. Gerçi, prensipler ispat edilemezler, fakat her şey bunlara dayanarak ispat edilir. Bunların ispatsız kabul edilmelerinin sebebi budur.
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN →