|
Matematiğin
Kısa
Tarihi
|
Matematik, bir yönüyle
resim ve müzik gibi bir sanat, bir yönüyle bir dil ve başka bir yönüyle de
tabiatı anlamaya yönelik yöntemler manzumesidir. Matematiğin yazılı
belgelere dayalı 4500 yıllık bir tarihi vardır. Bu zaman dilimi içinde,
matematiğin gelişimi 5 döneme ayrılır.
Birinci dönem, başlangıçtan M.Ö. 6. yüzyıla kadar, Mısır ve Mezopotamya'da
yapılan matematiği kapsar. Mısır'da bilinen matematik, tam ve kesirli
sayıların 4 işlemi, bazı geometrik şekillerin alan ve hacim hesaplarıdır.
Bugün okullarımızda öğretilen matematiğin ortaokul 2. sınıfa kadarki kısmı
olarak değerlendirebiliriz. Aynı dönemde Mezopotamya'da matematik biraz
daha ileridir; onların bildikleri matematiğin düzeyi de lise 2. sınıf
matematiği düzeyidir. Matematik, günlük hayatın ihtiyaçlarına (takvim
belirlemek, muhasebe ve mimari hesaplar gibi) yönelik, henüz sanat
düzeyine ulaşmamış, zanaat düzeyinde bir uğraşıdır. Formel ifadeler,
formüller ve akıl yürütmeye dayalı ispatlar yoktur. Bulgular ampirik ve
işlemler sayısaldır.
İkinci dönem, M. Ö. 6. yy'dan M. S. 6. yy'a kadar uzanan Yunan matematiği
dönemidir. Matematiğin nitelik değiştirdiği, zanaat düzeyinden sanat
düzeyine geçtiği dönemdir. Yunan matematiğinin başlangıcında Mısır ve
Mezopotamya varsa da Yunan döneminde, matematiğin günümüze kadar yönü
belirlenmiş, bir sıçrama yapılmıştır. Matematiğe en önemli katkılar
Platon'un akademisinde ve iskenderiye'deki Museum'da yetişen bilim
adamlanndan gelmiştir. Yunan matematiği esasta 'sanat için sanat'
anlayışıyla yapılan ve günümüz manasında modern bir matematiktir.
Üçüncü dönem, M.S. 6. yy'dan 17. yy'ın sonlanna kadar olan dönemdir. Bu
dönemde, matematiğin yaşadığı dünya islam dünyası ve Hindistan'dır.
Müslümanların matematiğe katkısı büyük bir tartışma konusudur. Kimilerine
göre, Müslümanların matematiğe, Yunan matematiğini yaşatmak ve Batı'ya
transfer etmekten öte, bir katkıları olmamıştır. Kimilerine göre ise,
Müslümanların matematiğe özgün kalkılan olmuştur. (Bu katkılar Avrupalı
matematikçiler tarafından tekrar bulunmuş ya da göz ardı edilmiştir.)
Müslümanların matematiğe katkısı yeterince
araştırılmamıştır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, matematiğin en
önemli buluşu olan türevin, Avrupalılardan 500 yıl önce Azerbaycanlı
Şerafettin Al-Tusi tarafından bulunmuş olduğunu ortaya çıkarmıştır. Tarihi
olaylar- Haçlı seferleri, Moğol istilası ve dahili olaylar-, islam
dünyasının nakli bilimlere geçmesine ve sonuç olarak bilimin yerini
safsatanın almasına neden olmuştur. 16. yy' da matematikte tek söz sahibi
Avrupalılardır.
Dördüncü dönem, 1700-1900 yıllan arasını kapsar ve 'Klasik Matematik
Dönemi' olarak bilinir. Matematiğin 'Altın Çağları' olarak da anılır.
Büyük hipotez ve teorilerin ortaya çıktığı, matematiğin kullanım alanının
bütün bilim dallarını kapsayacak şekilde genişlediği bir dönemdir.
Matematik, bütün pozitif bilimlerin temelim oluşturacak bir konuma
gelmiştir. Bugün üniversitelerde okutulan matematiğin büyük bir kısmı bu
dönemin ürünüdür.
Beşinci dönem, 1900'lü yılların başından günümüze uzanan, 'Modern
Matematik Dönemi' olarak adlandırılan dönemdir. Modern matematik, klasik
matematiğin anayasal bir tabana oturtulmuş şeklidir.
1900'lü yılların başına gelindiğinde, matematik büyük bir kompleksiteye
ulaşmıştı. Böylesi karmaşık bir sistemde alışılageldiği şekilde matematik
yapmak, 'bir ispat niçin geçerlidir; ispatın da ispatı gerekli midir?'
gibi matematiğin temellerini sorgulayan sorunları ortaya çıkarmıştır.
Matematik deneysel bir bilim olmadığı için, nihai yargıyı deneye bırakmak
olanağı yoktur.
Bu sorunların, 'meşru' bir zeminde çözüme ulaştırılacağını anlayan
matematikçiler, matematiği tutarlı yasalara dayalı bir temele oturtma
çabasına giriştiler. Modern matematik bu uğraşının ürünüdür. Modern
matematiğin en önemli özellikleri, önceki dönemlere kıyasla, çok daha
soyut, göreceli ve kuramsal oluşudur.
Matematik çok hızlı gelişen, çok yüksek bir teknik düzeye erişmiş, elde
edilen bilgilerin üst üste yığıldığı, bir bilginin diğeri tarafından
kullanımdan kaldırılmadığı, bu nedenle de gittikçe zorlaşan ama bir o
kadar da çekici, ancak tutku ile yapılabilen bir bilimdir.
Matematiğin Kısa Bir Tarihi
Prof. Dr. Ali Ülger
*TÜBA Bülteni GÜNCE’den alınmıştır.02/2002 |