Matematikciler.COM

Matematik ve Geometri adına aradığınız herşey.

Share |

KADINLAR MATEMATİKTEN ANLAMAZMI

Kategori:: Duyurular

Araştırmalar erkek alanı olarak bilinen matematiğe ilgide cinsiyet farkının azaldığını gösteriyor. Ancak kadın matematikten anlamaz miti de sürüyor

Çoğumuz Descartes, Lagrange, Fermat, Galois ya da Poincare adlarını biliyorduk ancak Hürriyet gazetesinin değerli yazarı Ercan Kumcu’nun aylardır süren ısrarlı yazıları olmasaydı Hypatia, Maria G. Agnesi, Emmy Noether, Marie-Sophie Germain, Sonya Kovalevskaya ya da Ada Lovelace isimlerinden haberimiz olmayacaktı. Bu isimlerin ortak yanı hepsinin de matematikçi olması. Bildiklerimiz erkek matematikçilerin, bilmediklerimiz ise kadın matematikçilerin adları. Ercan Kumcu’ya binlerce teşekkür, ancak İskoçya’daki St. Andrews Üniversitesi’nin mükemmel matematik sitesine gözatan biri burada biyografisi yer alan 76 kadın matematikçiye karşılık tam 1686 erkek matematikçi ile karşılaşacaktır. Üstelik bu kadınlardan çok azı tarihe geçecek önemli buluşların sahibi. Bu eşitsiz durumun nedeni ne? Acaba bazılarının tekrarlamayı pek sevdiği gibi “kadınlar matematikten anlamaz” mı?
Aslında tarih boyunca hem Batı’da hem Doğu’da bilimsel buluşlar erkeklerin elinden çıkmış. Saatin, barutun, pusulanın ya da baskı makinasının icadında, buharlı makinanın bulunuşunda hep erkek eli var. Kadınların bilim dünyasından uzak kalmalarının (ya da uzak “tutulmalarının”) tarihi çok eski, kökleri de çok derinlerde ancak bu durum aydınlanma çağında -deyim yerindeyse- kurumsallaşmış görünüyor. Çünkü aydınlanmanın düşünme biçimi doğanın ve insanın “rasyonel” açıklaması üzerine inşa edilmişti ve bu akıl yürütmenin en önemli unsurları olan “ölçme”, “objektif olma” ve “kesinlik” meseleleri adeta sihirli sözcüklerdi. Rasyonalist görüşe göre kadınlara atfedilen “duygusallık”, “taraf olma”, “kararsız kalma” gibi “irrasyonel” özellikler bilimsel akıl yürütmeyle ve elbetteki mutlak kesinliklerin şahı olan matematikle hiç mi hiç bağdaşmazdı! Böylece ilk suçluyu buluyoruz: Rasyonalizm doğayı insandan, aklı duygudan, ruhu vücuttan ayırırken kadını da bilimin eril dünyasından sepetledi. Nitekim S. Germain ancak erkek adıyla mektupla öğrenim görebildi. E. Noether, Göttingen Üniversitesi’nde ders vermeye kalktığında erkeklerin büyük muhalefeti ile karşılaştı. S. Kovalevskaya ise binbir güçlükle doktora derecesi almasına karşın üniversitede ders verme hakkını bir türlü edinemedi. Aralarında Lord Byron’un kızı A. Lovelace’ın da bulunduğu pek çok kadın matematikçi ise evlerinde özel ders almakla yetindi. (Ama bu hanımlar yine de çok şanslılar çünkü Hypatia İskenderiye halkı tarafından taşlanarak öldürüldü.) Acaba günümüzde durum nasıl? Bu sistematik dışlamanın etkileri hâlâ devam ediyor mu?
Bu konuda yapılan sayısız araştırmaya bakılırsa, kızlarla erkeklerin en azından teorik olarak eşit eğitim fırsatına sahip oldukları gelişmiş ülkelerde erkek ve kız çocuklar 10-11 yaşına kadar matematiğe aynı ilgiyi gösterirken, kızlar yaş ilerledikçe matematik konusunda daha çekingen olmakta, 17 yaşından itibaren ise erkekler kızları geçmekte. Bu yaştaki “parlak” erkekler, “parlak” kızlardan 24 kere daha fazla “en yüksek” matematik puanlarını alıyorlar. Bu durum üniversite yıllarında daha da belirginleşiyor ve kadınlar, matematiğin yoğun olarak kullanıldığı alanlar yerine sözel alanlara yönelerek matematikten iyice kopuyorlar. Örneğin ABD’de matematik zekası açısından ilk yüzde 1′lik gruba girin kızların sadece yüzde 1 matematik alanında doktoraya yönelirken bu oran erkeklerde yüzde 86′ya çıkıyor. Kadınların neden bu alanlara girmek için çok hevesli olmadıkları konusunda bir ipucu olabilir mi bilmiyoruz ama, 1997 yılında İsveç Medikal Araştırmalar Merkezi Konseyi’nin biyomedikal alanda 62 erkek, 52 kadın adayın başvurularını nasıl değerlendirdiğini araştıranlar, kadınların jüriden aynı bilim puanını almak için erkeklerin 2,6 katı bilimsel makale sunmaları gerektiğini tespit etmişler. İsveç’de bile durum böyleyse varın siz Türkiye’yi düşünün. Buna karşılık Çad, Mali Moritanya gibi gelişmemiş Afrika ülkelerinde kızlar en az erkekler kadar yüksek bilim puanı alıyorlar. Hatta Nijerya’da bilgisayar mühendisliği geleneksel kız mesleklerinden biri. Bu ülkelerde “kızlar matematiktan anlamaz” şeklinde bir önyargı da yok. (Belki de işin sırrı burada!) Gerçi 38 ülkede 8. sınıfta okuyan yarım milyon öğrenciyi kapsayan ‘The Third International Mathematics and Science Study (TIMSS)’nin 1999 sonuçlarına bakılırsa İsrail, İran, Çek Cumhuriyeti ve Tunus dışındaki ülkelerde bu fark anlamlı bir oranda değil. Sevindirici biçimde Kore Cumhuriyeti’nde 1995′e göre cinsiyet farklılığında önemli bir düşüş gözlenirken, hiç bir ülkede anlamlı bir artış görülmemiş. Ama fark hâlâ sürüyor. (Bu araştırmada
Singapur 604 puanla birinci olurken Türkiye 429 puanla sondan 8. gelebilmiş. Türkiye’de de erkekler kızlardan yüksek matematik puanı almışlar. Ancak Türkiye’deki durumu asıl 2003 yılında tamamlanacak olan PISA araştırmasından sonra göreceğiz.) Kızların matematik problemlerini çözmekte erkekler gibi ısrarlı olmadıklarını, matematiksel grafikleri okumaktan korktuklarını, sınavlarda erkeklerden daha çok heyecanlandıklarını, dahası matematiğin yararına erkekler kadar inanmadıklarını gösteren araştırmalar da var. Örneğin ABD’de 2000 yılında yapılan bir araştırmada birgün bilim adamı olarak çalıştıklarını hayal etmeleri istendiğinde kızların yüzde 53′ü böyle bir şeyden hiç hoşlanmadığını belirtmiş. Bilim adamı olarak çalışmayı hayal edebilen kızların neredeyse tamamı ise bunu tercih etmeyeceklerini söylemişler. Bu araştırmanın en ilginç yanı bu soruların erkek çocuklara sorulmamış olması! Sorulsaydı belki onların büyük bir kısmı futbolcu ya da pop şarkıcısı olmak istediklerini söyleyeceklerdi ama maalesef bunu öğrenemiyoruz.
Bugüne dek kadınların erkeklere göre matematik alanına daha az ilgi göstermesine neden olan tam 58 adet sosyal, biyolojik, eğitimsel, ailesel, vb. etken sayılmış. Örneğin toplumun matematiği “münzevi” erkeklere has bir alan olarak görmesi, kadın matematikçileri de “evde kalmış çirkin kızlar” olarak imgeleştirmesi kız öğrencilerin matematikte kariyer yapmalarının önünde bir engel olabiliyor. Bazılarına göre kadınların sözel yeteneklerinin erkeklerden daha gelişkin. Bunun bedeli de matematik alanında erkeklerden daha az yetenekli olmak! Biyolojik farklılığa inananlar erkeklerin testosteron hormonu sayesinde mekan ve uzayı kavramayı sağlayan spatial zekasının daha gelişkin olduğunu, bunun da matematiksel zekalarını etkilediğini ileri sürüyorlar. Kızlarla erkekler arasında farkın giderek kapanmasını da testestoren’in çevre kirliliği vs. gibi nedenlerle azalmasına bağlıyorlar! Nitekim 1940 sonrasında doğan 39 ünlü matematikçiden 11′i, yani yüzde 28′i kadın ki bu oran doktoraya yönelen parlak kızların yüzde 1 olduğu bir dünyada gerçekleşmiş. Yaşasın çevre kirliliği mi demeliyiz acaba? Tekrarlanan uyaranların beyinde belli nörolojik yollar açtığını, uyaran ne kadar sık olursa öğrenmenin o kadar kalıcı hale geldiğini ileri sürenler, anne-babaların karne hediyesi olarak kızlarına Barbie bebek, erkek çocuklarına ise bilgisayar almalarının bu alandaki cinsiyet farklarını körüklediğini düşünüyorlar. Yine ABD’de yapılan araştırmalara bakılırsa matematik öğretmenleri erkek öğrencilerle kızlara göre daha fazla göz kontağı kuruyorlar, yanlış cevap veren erkek öğrencileri kızlara göre daha çok teşvik ediyorlarmış. Yani öğretmenlerin tutumu da önemli. Bazıları ise kızların yarışmayı öne çıkaran çalışma biçimlerini sevmediklerini, bu yüzden de geleneksel olarak erkeklerin üstün olduğuna inandıkları matematik alanında fazla çaba göstermediklerini düşünüyorlar. Nitekim 1991 yılında Almanya’da yapılan bir araştırmada, kız okulunda okuyan kızların, karma okullarda okuyan kızlara göre doğa bilimleri ve matematik alanlarında 10 kat daha başarılı oldukları ortaya çıkmış. Yarış olmayınca kızlar açılıyor anlaşılan. Üstelik bu kızlar matematik başarılarını araları bozulmasın diye erkek arkadaşlarından saklıyorlarmış! Yani durum sanıldığından da karmaşık. Galiba hem kızlar çeşitli biçimlerde engelleniyor hem de yeterince istekli değiller. Böylece “kadınlar matematikten anlamaz” şeklindeki mit kendi kendini üretmeye devam ediyor..
radikal



Yorum yapmaya kapali.

DIGER YAZILAR

  • Edebiyatımızda İlkler
  • Matematik binom açilimi konusu soru çözümleri
  • Fiil Çatısı
  • Meb bursu 2009-2010
  • Geometri doğruda açilar
  • Dik prizmalar
  • MATEMATİK NEDİR
  • Psikoloji
  • 9.sinif matematik fonksiyonlar testi
  • Roma'da Bir Ayin
  • matematik proje ödev konuları 7.sınıf
  • YÜZDE PROBLEMLERİ 2
  • GeoGebra (GeoCebir) yazılımı ve kullanımı
  • Satranç Turnuvası
  • Fizik basinç videolu konu anlatimi
  • Zehirli Şişeyi Bulun
  • Dünyanın çevresi ve tavşan
  • Çiftçi ve Hantal Fil
  • histogram nasıl hesaplanır
  • Ah şu matematikçiler
  • ÖSS Test - Eşitsizlikler
  • ÇOKGENLER
  • matematiğin günlük hayatta kullanımı
  • Kardeşini Öldürme Sebebi Ne Olabilir?
  • Yeryüzünde henüz cevabını kimsenin bilmediği sorular!
  • Çalışkan Vatandaş
  • Ingilizce structures videolu konu anlatimi
  • Pi Sayısının Tarihsel Gelişimi
  • Kromozom ve eşeysiz üreme
  • Fizik dairesel hareket sorulari testi
  • Tarih kurtuluş savaşi cepheleri ve siyasi görüşmeler
  • Isparta'da Nerelerden Burs Bulabilirim?
  • Matematik Korkusundan Nasıl Kurtulabilirsiniz?
  • ölsün
  • Rasyonel sayıları sıralayalım
  • HARFLİ İFADELER
  • Prizmalar
  • ÖSS Sınav Sonuçları ve Ülkemizin Bilimsel Geleceği
  • Teorik,Deneysel Ve Öznel Olasılık
  • aöf açiköğretim fakültesi sayilar kümeler konusu
  • Geometrik Yer
  • sokoban oyna
  • Araştırmalar için ilk adım
  • TÜREV ALMA
  • Bilim adamları toplantısı
  • Geometri koni soru çözümleri testi
  • Thomas Edison (1847-1931)
  • KIRGIZLAR
  • Nüfus Sayımı
  • Matematik taban aritmetiği sorulari testi
  • Matematik özel tanimli fonksiyonlar testleri
  • Asal sayıları yerleştirme
  • Timsah
  • Rasyonel Sayılar
  • EULER FORMÜLÜ
  • 8.sinif matematik 1.dönem 3.yazili sorulari
  • MYO’larda isim değişikliği yanıltmasın
  • Astronot
  • Üslü Sayılar 1
  • Fiyat Etiketi
  • 6.sinif matematik tam sayilar testi sorulari
  • atom bombası ve etkileri
  • TUBİTAK Olimpiyat Soruları arşivi
  • Kpss eğitim bilimleri öğrenme psikoloji konusu anlatimi
  • Almanca ev ile ilgili kelimeler videolu konu anlatimi
  • SEL
  • Tarih Öncesi Çağlarda Geometri
  • Köpekbalığı
  • öteleme süsleme dönme
  • Matematikle şiir
  • SERİLER, SERİ ÇEŞİTLERİ, SERİLERİN ÖZELLİKLERİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIMLAR (MATEMATİK DERSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIMLAR)
  • Kara Çoban
  • Kumeler 1
  • Ahmet Davutoğlu ( 1959)
  • 2009 oss puan hesaplama puanmatik
  • KOLAY ÜÇGENLER
  • Yapamadığımız sorulara nasıl yaklaşmalıyız
  • Akıllı Hırsız
  • Ebabil Kuşu
  • HALİFELİĞİN KALDIRILMASI
  •  

    Ilan Gir - Okulluyuz - Online Sınav -Online Çeviri - ÖSS Hazırlık - Ödev Deposu - İlan Ver