|
Onluk
sistemin bir üstünlüğü, sıfır rakamı için ayrı bir işaretin (sembolün)
bulunmasıdır. Sıfır işaretinin, gerektiğinde basamaklara (hanelere)
yazılması gerekmektedir. Aksi halde, boş bırakılan basamak (hane) birçok
yanlış anlaşılmalara sebep olur. Örneğin : Bugün, rakamla 407 şeklinde
yazdığımız, dört yüz yedi sayısını, sıfır işareti kullanmadan, 4.7 veya 4
7 (4 ve 7 nin arası biraz boş bırakılarak) şeklinde göstermek mümkünse de,
anlam bakımından birçok karşılıklara sebep olabilir.
Sıfır kavramını (fikrini) ilk olarak, hangi medeniyet içerisinde
ve kim tarafından ortaya konulmuş (kullanılmış) olduğunda, kaynaklar
hemfikir değildi. Bununla beraber, Eski Hintliler'de, milattan sonra 632
yılından itibaren sıfır için özel bir işaretin kullanılmış olduğunu,
zamanımıza kadar intikal eden belgeler göstermektedir.
Eski Hintlilerden kalma kitabelerde (yazıtlarda) görülen, rakam
ve işaretler, günümüzde "Hint-Arap sistemi" olarak adlandırılan sisteme
göre benzerlik olduğunu, ve nümerik (terkiym) sistemin, o devirde
kullanıldığını göstermektedir. Daha sonraki yıllara ait kitabeler,
sayılarda, rakamın kendi zat'i değeriyle vaz'i (konum) değeri, (yani sayı
içindeki anlam değeri) arasındaki bağıntının bilindiğini, sıfır anlamını
veren, "0" gibi bir işaret kullanıldığını da göstermektedir.
Sıfır için, ayrı bir özel işaretin bulunuşu ve basamak fikrinin
ustaca kullanılışı, onluk sistemi (decimal), sadece matematiğin değil,
ilim dünyasının, en elverişli sistemlerinden biri yapmıştır. Onluk
sistemin bu hali için, Fransız matematikçi Pierre Siman Laplace
(1749-1827), bu konuda "Dünyanın en faydalı sistemlerinden biridir."
demektedir. |